
Diyarbakır'daki bir etkinliğe ait görüntülerin Azerbaycan'daki bir protesto gibi sunulması tepki çekti.
Azerbaycan Medya ve Yayın Konseyi, İran merkezli Sahar Azeri kanalının Diyarbakır'daki dini bir etkinliğe ait görüntüleri Azerbaycan'daki bir protesto gibi yayımlayarak kamuoyunu manipüle ettiğini açıkladı ve kanalı kara listeye aldı.
AI-generated summary
Sahar Azeri kanalı, daha önce de Azerbaycan ile ilgili haberlerde taraflı yayın yapmakla eleştirilmişti.
Azerbaycan Medya ve Yayın Konseyi, İran'ın Sahar Azeri televizyon kanalının Türkiye'de kaydedilen görüntüleri gerçeğinden farklı şekilde yayımladığını açıkladı.
Azerbaycan basınında yer alan haberlere göre konsey, yaptığı açıklamada, Diyarbakır'da gerçekleştirilen bir etkinliğe ait görüntülerin Azerbaycan'da başörtülü kadınlara destek amacıyla düzenlenen bir gösteri olarak sunulduğunu bildirdi.
Konsey, görüntülerin çekildiği yerin ve etkinliğin amacının farklı gösterilmesini kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir girişim olarak nitelendirdi.
DİYARBAKIR'DAKİ GÖRÜNTÜLER TARTIŞMA YARATTI
Azerbaycan basınındaki haberlere göre, tartışmaya neden olan görüntüler 11 Ekim'de Diyarbakır'ın Sur ilçesinde düzenlenen dini bir etkinlikte kaydedildi.
"Niyet Ettim Tesettüre, Emrin Başım Üstüne" adıyla gerçekleştirilen etkinliğin, ilk kez başörtüsü takan kız çocukları ve gençler için düzenlendiği belirtildi.
Etkinlik kapsamında katılımcıların yürüyüş yaptığı ve dini sloganlar attığı aktarıldı.
Sahar Azeri'nin ise görüntüleri Azerbaycan'daki başörtülü kadınlara destek amacıyla düzenlenen bir protesto gösterisiyle ilişkilendirerek yayımladığı bildirildi.
"KAMUOYUNU MANİPÜLE ETME GİRİŞİMİ"
Azerbaycan Medya ve Yayın Konseyi, Sahar Azeri'nin yayınını sert sözlerle eleştirdi.
Açıklamada, görüntülerin farklı bir ülkede düzenlenen gösteriye aitmiş gibi sunulmasının gerçeklerin çarpıtılması anlamına geldiği savunuldu.
Konsey, söz konusu yayını "Gerçeklerin ağır biçimde tahrif edilmesi, kamuoyunun kasıtlı olarak manipüle edilmesi ve izleyicilerin yanlış bilgilendirilmesine yönelik açık bir dezenformasyon örneği" olarak değerlendirdi.
Konsey, Sahar Azeri'nin Azerbaycan'a ilişkin haberlerinde sistematik biçimde taraflı yayın yaptığını ileri sürdü.
Açıklamada, "Bu televizyon kanalının faaliyetleri, Azerbaycan'a karşı taraflı ve gerçeğe aykırı bilgilerin yayılması, kışkırtıcı içeriklerle kamuoyunun yanıltılmasıyla karakterize edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
Kanalın daha önce de Azerbaycan'la ilgili gelişmeleri çarpıttığı iddia edilen açıklamada, olumsuz bir ülke algısı oluşturulmasının yayın politikasının temel unsurlarından biri haline geldiği savunuldu.
Konsey, Sahar Azeri'nin bu gerekçelerle kara listeye alındığını bildirdi.
MEDYA KURULUŞLARINA DOĞRULUK ÇAĞRISI
Azerbaycan Medya ve Yayın Konseyi, açıklamasında medya kuruluşlarına haberlerin doğruluğunu ve tarafsızlığını gözetme çağrısında bulundu.
Haberlerde olayların bağlamını değiştirecek ve kamuoyunu yanıltacak sunumlardan kaçınılması gerektiği vurgulandı.
Konsey ayrıca yurttaşlara sosyal medya ve diğer iletişim kanallarında karşılaştıkları bilgileri eleştirel biçimde değerlendirme, iddiaları güvenilir kaynaklardan doğrulama ve yanlış bilgilerin yayılmasına katkıda bulunmama çağrısı yaptı.

Broadcasting was stopped on Halk TV, where the Savings Deposit Insurance Fund (TMSF) was appointed as trustee. Editor-in-Chief Suat Toktaş reacted by stating that the main remote control was seized in a midnight operation.

RTÜK stated that some broadcasting organizations were called and asked for money under the name of donations, using the names of the Supreme Council and the President, and that these people should not be respected.

A police raid was carried out on Halk TV's building in Istanbul, a trustee was appointed and the live broadcast was stopped. It was noteworthy that the operation took place on the day Ekrem İmamoğlu was to make his defense.

Dilek Kaya İmamoğlu, wife of detained Istanbul Metropolitan Municipality President Ekrem İmamoğlu, reacted to the appointment of a trustee to Halk TV and the police raid. He stated that it was significant that this intervention coincided with the day his wife's defense was about to begin.

The police raid on the Halk TV building and the appointment of a trustee were condemned by left-wing parties, unions and rights organizations as a blow to press freedom and a call for solidarity was made.

On the morning of October 14, the police entered Halk TV's Istanbul headquarters, stopped the broadcasts, and a trustee was appointed to its management. The identity of İbrahim Paşalı, who was appointed as the head of the trustee board, and his previous duties in institutions such as Flash News and TELE1 are being investigated.