Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Ayazağa'daki projeye yönelik iddialarına yanıt verdi.
Bakan Murat Kurum, CHP lideri Özgür Özel'in Ayazağa'daki bir projeye yönelik iddialarını reddederek, projenin İBB ve Sarıyer Belediyesi onayıyla yapıldığını ve İBB'nin projeye doğrudan ortak olduğunu belirtti.
AI-generated summary
Ayazağa'daki bir imar projesi üzerinden Bakan Murat Kurum ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında tartışma yaşanmaktadır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul Ayazağa'daki projeye ilişkin açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Özel'in iddialarını reddeden Kurum, projenin Sarıyer Belediyesi'nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) onayıyla hayata geçirildiğini ifade etti.
"İBB PROJEYE DOĞRUDAN ORTAKTIR"
Bakan Kurum, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Özgür Bey, Ayazağa'daki acılar üzerinden siyaset yapıyorsun ama söylediğin her şey yalan! Hem İBB'nin projeye ortak olduğundan haberin yok hem de belediyelerinizin sorumluluklarından.
Ayazağa'da 'dereye imar izni verildi' dediğiniz proje, Sarıyer Belediyesi'nin teklifiyle, 2022'de İBB'nin onayıyla hayata geçmiştir. Bu projede İBB'nin 1,1 milyar TL satış bedeli ve 4.004 m² inşaat alanı payı vardır. Yani İBB projeye doğrudan ortaktır."
"950 HAK SAHİBİNİN SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİ İÇİN"
Bakanlığın projeye dahil olma gerekçesini de açıklayan Kurum, paylaşımını şöyle sürdürdü:
"Bakanlığımızın sürece dahil olmasının tek nedeni de Sarıyer Belediyesi'nin inşaat ruhsat sürecini uzatması nedeniyle mağdur olan 950 hak sahibinin sorununun çözülmesi içindir.
Ayrıca bölgedeki derenin ıslahı, dere üzerindeki yapıların yıkılması tamamen belediyelerin sorumluluğundadır."
"BU YALANLARINIZLA ÖRTEMEYECEKSİNİZ"
Özgür Özel'e yönelik eleştirilerini sürdüren Bakan Kurum, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Tavsiyem, bir şeyi açıklamadan önce ilgililerine sorun, sonra böyle komik duruma düşüyorsunuz. Ha sordunuz da yine de algı için bu iftiraları atıyorsanız; açık açık söyleyelim, boşuna uğraşmayın! Belediyelerinizdeki iş bilmezliklerini, yolsuzluklarını bu yalanlarınızla örtemeyeceksiniz."

AKP Gaziantep Deputy İrfan Çelikaslan's pose with child workers during his visit to tradesmen was harshly criticized by BİRTEK-SEN Chairman Mehmet Türkmen on the grounds that it legitimized child labor.

Minister Murat Kurum stated that Istanbul Metropolitan Municipality became a partner in the project after the flood disaster in Ayazağa and that stream rehabilitation was the responsibility of the municipality, and denied the claims of CHP Chairman Özgür Özel.

Imprisoned presidential candidate and Istanbul Metropolitan Municipality President Ekrem İmamoğlu shared his defense book titled 'The Nation is My Witness', which was confiscated during its printing, in the digital environment. İmamoğlu stated that the book was blocked by illegal interventions.
Following the looting and violence in France on October 17, the government changed its security strategy and announced that military units would support the police. As protests spread to Italy and Albania, economic uncertainty and political tension are escalating in France.

Mustafa Sarıgül claimed that he was blackmailed with fake documents and described the arrest of journalist Murat Ağırel, who did not report these documents, as a great injustice.

CHP Group Deputy Chairman Murat Emir stated that the Mecca Joint Defense Agreement will drag Türkiye into a hot conflict with Iran and the Houthis, and argued that the agreement disables the Turkish Grand National Assembly and imposes heavy obligations.