
8 Kasım 2025'te meydana gelen ve 7 işçinin yaşamını yitirdiği yangının birinci yılında aileler, sorumluların cezalandırılmasını talep etti.
Dilovası'ndaki Ravive Kozmetik yangınında hayatını kaybeden 7 işçinin aileleri, olayın birinci yılında bir araya gelerek ihmallerin açığa çıkarılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep etti.
AI-generated summary
8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası'ndaki Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan yangında 7 işçi hayatını kaybetmiştir. Olayla ilgili hukuki süreç devam etmektedir.
Dilovası’nda bulunan Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te çıkan yangında 3’ü çocuk, 6’sı kadın 7 işçi hayatını kaybetti.
Katliamın 1. yılında hayatını kaybedenlerin aileleri, yakınlarını kaybettikleri binanın önünde bir araya gelerek adalet talebinde bulundu.
Dilovası ilçe meydanından yangının çıktığı ve daha sonra yıkılan binanın bulunduğu alana yürüyen ailelere yurttaşlar, sendika temsilcileri ve gazeteciler de destek verdi.
Yürüyüşte “Kaza fıtrat değil, bu bir cinayet”, “Adalet istiyoruz”, “İşçiler ölüyor, hükümet izliyor” sloganları atılırken, “Herkes gördü, kimse dokunmadı” yazılı pankart taşındı.
Yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleştirildi.
“ÇOCUĞUMUN KEMİKLERİNİ TOPLADIM”
Yangında hayatını kaybeden Cansu Esatoğlu’nun annesi Filiz Esatoğlu, yaşadıkları acının bir yıldır dinmediğini belirterek, “İçimiz her gün yanıyor. Bir sene oldu, içimiz bir türlü sönmüyor. Buraya geldim, çocuğumun kemiklerini topladım. Kömür olmuştu, geldik torbaya koyduk, götürdük. Benim çocuğum ne olacak? Bu böyle mi olacak? Biz devletten, milletten adalet istiyoruz. Ne olur kimse sessiz kalmasın” diye konuştu.
Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir de yangındaki ihmallerin bütün yönleriyle açığa çıkarılmasını istedi.
Belediye ve İŞKUR gibi kurumların sorumluluklarının da araştırılması gerektiğini belirten Taşdemir, “Biz ayrıcalık istemiyoruz, bizim istediğimiz adalet. Evlatlarımız geri gelmeyecek ama onların başına gelenler unutulmasın, başka aileler aynı acıları yaşamasın istiyoruz. Kaybettiğimiz 7 canın hesabı sorulsun, ihmaller ortaya çıksın, sorumlular hukuk önünde hesap versin. Evlatlarımızı unutmadık, unutmayacağız. Adalet yerini bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
“YEDİ EVLADIMIZ BAĞIRA BAĞIRA CAN VERDİ”
Yangında hayatını kaybeden Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut ise kamu görevlilerine ve sorumlulara tepki gösterdi.
Ailelerin yaşadığı acıya rağmen mücadeleyi sürdürdüğünü belirten Bulut, “Dilovası Belediyesi nerede? Dışarıdan gelen kamu görevlilerine, gazetecilerimize, sendika temsilcilerimize teşekkür ediyorum. Ben diyorum ki suçumuz yok diyorlar. Hiç kimsenin suçu yok değil, hepsi suçlu” ifadelerini kullandı.
Çalışma ve Adalet bakanlıklarının sessiz kaldığını savunan Bulut, “Biz adaletin sağlanmasını istiyoruz. Yedi tane evladımız bağıra bağıra can verdi. Onlar şu anda evlerinde keyif yapıyorlar. Bunun hesabını verecekler. Ben yaşadığım sürece, gözlerimi yummadığım sürece bunun peşindeyim. Hepsinden hesap soracağız. Artık ağlamak, üzülmek istemiyoruz” diye konuştu.
“KIZIM 15 YAŞINA GİRECEKTİ”
Yangında hayatını kaybeden Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir de kızının ölümünün üzerinden bir yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığını söyledi.
Kızının yangın sırasında yardım istediğini anlatan anne Taşdemir, “Bugün kızlarımızın birinci ölüm yıl dönümü. Biz adalet istiyoruz. Nerede bu adalet? Kızım 15 yaşına girecekti. Çocuklarımızı yaktılar. Yan tarafta kızımın sesi geliyor, ‘Biz buradayız, bizi kurtarın’ diyor. Sesimizi duyun. Bağıra bağıra yorulduk, sesimizi duyan yok” dedi.
Tahliye kararlarına da tepki gösteren Taşdemir, sorumluların tutuklanmasını ve en ağır cezayı almasını istedi. Cezaevinin uzak olması nedeniyle ziyaretlerde de güçlük yaşadıklarını belirten anne Taşdemir, yakınlarının Gebze Cezaevi’ne nakledilmesini talep etti.
“BİR YIL DEĞİL, BİN YIL GEÇSE AYNI ACI DEVAM EDECEK”
Nisanur Taşdemir’in babası da bir yıl geçmesine rağmen acılarının ilk günkü gibi sürdüğünü belirterek, “Biz burada 7 can kaybettik. Bu 7 canı kaybederken onları kömür olmuş halde yerden topladık. Bugün yine aynı yerdeyiz. Aynı acı, aynı duygu, aynı his hâlâ devam ediyor. Bir yıl değil, bin yıl geçse aynı acı devam edecek. Her gün fotoğraflarını gördüğümüzde gözlerimizden yaşlar akıyor” dedi.
Adaletin sağlanması için cezaevine ve duruşmalara gidip geldiklerini anlatan Taşdemir, tahliye kararlarına tepki göstererek sorumluların hesap vermesini istedi. Meclis’te verilen soru önergelerinin reddedilmesini de eleştiren Taşdemir, “Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? Bu ülkede askerlik yaptık, vergi verdik. Biz de canız. Ben evladımı kaybettim, toprağa verdim. Devletten adalet istiyorum. Ya evladımı geri versinler ya da adaleti sağlasınlar” ifadelerini kullandı.
AİLELERDEN SORUMLULARIN HESAP VERMESİ ÇAĞRISI
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri tarafından yapılan basın açıklamasında ise yangının yaşandığı işyerindeki sigortasız çalışma, yangın merdiveninin bulunmaması, binaya ilişkin yıllar önce alınan yıkım kararının uygulanmaması ve ruhsat işlemleri hatırlatıldı.
Aileler, işyerinin bütün bu koşullara rağmen nasıl faaliyet göstermeye devam ettiğinin ve buna kimlerin izin verdiğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
3 Kasım’da görülen davanın 5’inci duruşmasına da değinilen açıklamada, ruhsatın hangi belgelerle ve kimlerin onayıyla verildiği sorularının yanıtlanması gerektiği belirtildi. Ali Osman Akat’ın tahliye edilmesinin adalet beklentilerini derinden yaraladığı ifade edildi.
Aileler, işyeri sahiplerinden denetim ve engelleme yükümlülüğü bulunan kamu görevlilerine kadar bütün sorumluların yargı önünde hesap vermesini ve duruşmaların Gebze’de yapılmasını talep etti.
AI outlook — possibilities, not facts
Dava sürecinde sorumluların yargılanmasına devam edilecek.
Very likely · Within months

Kasım Kırcı, whose car was stolen at gunpoint by the suspect Arif Sefa Özdemir, who killed 8 people in Afyonkarahisar, talked about the moment of the incident and the shock he felt when he learned what happened afterwards. Kırcı stated that the attacker did not use violence against them.

9 people lost their lives and 6 people were injured as a result of the collision between a minibus and a truck with Iranian plates on the Özalp-Saray highway in Van. The bodies were sent to Khoy, Iran.

Kasım Kırcı, whose car was stolen at gunpoint by suspect Arif Sefa Özdemir, who killed 8 people in Afyonkarahisar, while escaping, talked about the moments of horror he experienced and the shock he felt when he learned that the attacker had killed 8 people before.

9 people lost their lives and 6 people were injured as a result of the collision between a minibus and a truck with Iranian plates on Van's Özalp-Saray highway. After the procedures, the bodies were sent to Hoy, Iran, and the truck driver was detained.
In the minutes of the school attack in Kahramanmaraş, in which 10 people lost their lives, images showed that two children, who were not school students, entered the garden before the attack and were taken away by a teacher.

Video footage of the school attack in Kahramanmaraş, in which 10 people died, has been announced. The attacker's route and the movements of the two children who entered the schoolyard before the attack were examined. Families question the bond between the children and the attacker.