
Anayasa hukukçusu Şule Boyunsuz, YSK’nın 2023 kararı ışığında Erdoğan’ın adaylık ihtimallerini ve TBMM’nin seçim yenileme yetkisini değerlendirdi.
AI-generated summary
Anayasa'nın 101. maddesi bir kişinin en fazla iki kez cumhurbaşkanı seçilebileceğini hükme bağlamıştır. YSK, 2023 seçimlerinde Erdoğan'ın ilk döneminin 2018'de başladığını kabul ederek adaylığının önünü açmıştır.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olup olamayacağı tartışması yeniden gündemde. Anayasa’nın “bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” hükmüne karşın, 2023 seçimlerinde Yüksek Seçim Kurulu’nun verdiği karar Erdoğan’ın adaylığının önünü açtı.
Cumhuriyet’e konuşan Anayasa Hukukçusu Şule Boyunsuz, Erdoğan’ın seçim geçmişi üzerinden hukuki tabloyu değerlendirdi.
Boyunsuz’a göre ise Erdoğan’ın önünde hâlâ bir seçenek bulunuyor. O da TBMM’nin seçimleri yenileme kararı alması. Ancak bu seçeneğin de kritik bir zaman sınırı var.
YSK’DEN TARTIŞMALI KARAR
Hukukçu Boyunsuz, ‘Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde adaylığının önündeki hukuki engel, YSK’nın kararıyla aşılmış oldu.’ dedi.
YSK’nın 30 Mart 2023 tarihli 2023/316 sayılı kararında, 2018 seçimlerinin Cumhurbaşkanı ve TBMM seçimlerinin birlikte yapıldığı ilk seçim olduğu gerekçesiyle Erdoğan’ın birinci görev döneminin 24 Haziran 2018’de başladığı kabul edildiğini aktaran Boyunsuz; ‘Bu gerekçeyle Erdoğan’ın adaylığına yönelik itirazlar reddedildi. Bu karar tartışmalı. YSK’nın 2023 kararıyla Erdoğan açısından seçilme döneminin 2018’den başlatıldı. Bu yaklaşım sonucunda 2023 seçimi, Erdoğan açısından ikinci dönem olarak kabul edildi.’ dedi.
ERDOĞAN BİR KEZ DAHA ADAY OLABİLİR Mİ?
Anayasa’nın 116. maddesi ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 3. maddesi, Cumhurbaşkanının ikinci döneminde TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde bir defa daha aday olabilmesine olanak tanıyor. 6271 sayılı Kanun’da açıkça, “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hâlinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” hükmü bulunuyor.
Dolayısıyla tartışmanın düğüm noktası burada.
Boyunsuz’a göre; YSK’nin 2023’teki yaklaşımı esas alındığında Erdoğan’ın önünde hâlâ bir adaylık yolu bulunuyor:
“Bu karara göre Erdoğan iki seçim hakkını da bitirmiş olsa da Anayasa’nın 116. maddesinde de düzenlenen TBMM’nin 3/5 ile seçimleri yenileme kararı alması halinde son defa seçilme hakkını kullanmış kabul edilmediğinden, bu seçenek hâlâ durmaktadır.”
ASIL KRİTİK EŞİK: 60 GÜN
Tartışmanın bir başka kritik boyutunu ise seçim takvimi oluşturuyor.
6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 3. maddesine göre, görev süresinin dolmasından önceki son pazar günü oy verme günü olarak belirleniyor ve oy verme gününden geriye doğru hesaplanan 60 günlük sürenin ilk günü seçim başlangıç tarihi kabul ediliyor. Aynı kanunun 2. maddesi ise YSK’ya seçim sürecine ilişkin süreleri gerektiğinde kısaltarak belirleme yetkisi veriyor.
Bu nedenle tartışma yalnızca “Meclis seçimleri yenileyebilir mi?” sorusundan ibaret değil.
KARARIN NE ZAMAN ALINACAĞI DA KRİTİK
Hukukçu Boyunsuz, seçim başlangıç tarihinden sonra seçimlerin yenilenmesine ilişkin yetkinin niteliğinin değişeceğine dikkat çekerek, sürecin 60 günlük seçim takvimi başlamadan önce işletilmesi gerektiğini belirtiyor.
Başka bir ifadeyle, seçim tarihi yaklaşırken başlayan 60 günlük süreç hukuki açıdan kritik bir eşik oluşturuyor.
“YSK DÖRT SEÇİM HAKKI VERMİŞ OLDU”
Boyunsuz, YSK’nın 2023 tarihli kararının ortaya çıkardığı hukuki tabloyu çarpıcı bir ifadeyle şöyle özetledi:
“Kısaca YSK, 2023 tarihli kararı ile Erdoğan’a dört seçilme hakkı vermiş oldu. YSK’nın kararı pek çok yönden hukuki tartışmaya açık olsa da, karar aynı zamanda Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde aday olabilmesini hukuken mümkün hale getirdi. Bugün yeniden adaylık tartışmasının önündeki temel soru da bu nedenle Anayasa’nın 101. maddesindeki iki dönem sınırından ziyade, 116. madde kapsamında TBMM’nin seçimleri yenileme yetkisinin kullanılıp kullanılmayacağı ve bunun hangi aşamada yapılacağı noktasında düğümleniyor."
Syrian President Ahmed Shara, in his speech at the UN General Assembly, emphasized the rule of law and stated that they would take back the Golan Heights occupied by Israel, using the phrase 'Syria is back'.

All Pensioners' Union organized a sit-in protest in the 35th week to express their economic demands. Buca Branch President Semra Süren stated that pensions are melting against inflation and called for an organized struggle against election promises.

Burhan Özfatura, who served as the chairman of Izmir Metropolitan Municipality between 1984-1989 and 1994-1999, died in the hospital where he was treated at the age of 83. Özfatura was buried after the ceremony held at Balçova Niyazi Uğur Mosque.

AK Party Tokat Deputy Yusuf Beyazıt condemned the armed attack in Turgutlu district of Manisa, in which 11 students were injured, and drew attention to the negative effects of digital environments on children and the responsibilities of families in this regard.

Following the resignation of Ankara Metropolitan Municipality Mayor Mansur Yavaş from CHP, the mayors of Kalecik, Güdül, Polatlı, Ayaş, Şereflikoçhisar, Beypazarı and Elmadağ also resigned from their parties and announced that they would continue their duties as independent mayors.

NATO Secretary General Mark Rutte stated that the security of the United States is inseparable from the security of Europe and the Atlantic. Emphasizing that the allies increased their defense expenditures, Rutte stated that efforts are continuing to accelerate the production of the defense industry.