
Güney Afrika, yerel medyadaki hükümet karşıtı mülakatları ve diplomatik teamüllere uymayan tutumu nedeniyle ABD Büyükelçisi Leo Brent Bozell III'ü Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Güney Afrika, ABD Büyükelçisi Leo Brent Bozell III'ü hükümet hedef alan mülakatları ve diplomatik teamüllere uymayan tutumu nedeniyle 9 ayda üçüncü kez Dışişleri Bakanlığına çağırarak resmi girişimde bulundu.
AI-generated summary
İki ülke arasındaki diplomatik gerilim, Donald Trump'ın yeniden başkanlığa gelmesi ve toprak reformları ile vize kısıtlamaları nedeniyle derinleşti.
Güney Afrika Cumhuriyeti, ABD'nin Pretoria Büyükelçisi Leo Brent Bozell III'ü görevdeki dokuzuncu ayında üçüncü kez Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığından (DIRCO) üst düzey bir yetkili, AFP ve Reuters haber ajanslarına yaptığı açıklamada, dün gerçekleştirilen bu resmi girişimin (demarche) Bozell'in diplomatik teamüllere uymayan tutumunu açıklığa kavuşturması amacıyla yapıldığını belirtti.
Aynı yetkili, göreve şubat ayında başlayan bir büyükelçinin dokuz ay içinde üç defa bakanlığa çağrılmasının bir rekor niteliği taşıdığını dile getirdi.
Bozell ilk olarak göreve başlamasından üç hafta sonra, Mart ayında Güney Afrika yargısını ve ülkenin tarihsel bağlamını zedelediği belirtilen açıklamaları nedeniyle bakanlığa çağrılmıştı.
ABD elçisinin son olarak bakanlığa çağrılmasına, yerel medyaya verdiği ve hükümeti hedef alan bir dizi mülakat gerekçe gösterildi.
Bozell bu röportajlarda Pretoria yönetiminin Washington'ın kaygılarını yeterince gidermediğini savunmuş, sabırsız bir ton kullanarak Güney Afrika üzerindeki baskının artabileceğini ifade etmişti.
İki ülke arasındaki diplomatik gerilim, Donald Trump'ın ABD başkanlığı koltuğuna oturmasıyla derinleşti.
Beyaz azınlık iktidarının sona ermesinden 30 yıl sonra siyah nüfusun maruz kaldığı derin eşitsizlikleri gidermeye dönük Güney Afrika politikaları, iki başkent arasında temel tartışma başlıklarından birini oluşturuyor.
Özellikle iş dünyasında siyahların güçlendirilmesini öngören yasal düzenlemeler ve mülkiyeti ağırlıklı olarak beyazların elinde kalan toprakların kullanımına yönelik reformlar Washington'ın itirazlarına yol açıyor.
Washington yönetimi, 16 Eylül'de ırka dayalı ayrımcılığı teşvik eden, şiddeti kışkırtan veya Güney Afrika'da tazminatsız toprak kamulaştırılmasına zemin hazırlayan kişilere vize kısıtlaması getirildiğini duyurmuştu.
Güney Afrika'nın ABD müttefiki İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanında açtığı soykırım davası da taraflar arasındaki mesafeyi açan bir diğer dış politika başlığı oldu.
Donald Trump, Güney Afrika'daki beyaz Afrikanerlerin sistematik zulme uğradığı yönündeki iddiaları gündemde tutuyor.
İstatistiklere göre beyaz Güney Afrikalılar siyah yurttaşlara kıyasla ortalama olarak daha yüksek gelire sahip ve istihdam oranları da daha yüksek seviyede seyrediyor.
Trump göreve geldikten sonra Güney Afrika'ya sağlanan yardımları kesmiş, Güney Afrika'nın Washington Büyükelçisini sınır dışı etmiş ve Oval Ofis'te görüştüğü Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa'ya tepki göstermişti.
Washington, ülkedeki beyaz Afrikanerleri kabul etmek üzere geçen yıl özel bir mülteci kabul programı da başlattı.
Güney Afrika Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, iki ülke arasındaki ayrışmaların süregiden görüşmeler kapsamında ele alındığını belirterek tarafların mevcut meseleleri çözme konusunda kararlılık taşıdığını ifade etti.
Pretoria yönetimi diyaloğu sürdürme iradesine sahip olduğunu vurgularken ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini ve tarihsel adaletsizliklerin giderilmesi gibi iç önceliklerden taviz verilmeyeceğini yineliyor.

The distribution of shops in the bazaar built after the earthquake in Malatya's Akçadağ district caused reaction from the tradesmen. Stating that they are aggrieved due to differences in location and frontage, tradesmen expect a review of the entitlement processes and a fair solution.
The Israeli army has increased its preparations against the threat of external attack before the general elections to be held on October 27. While Prime Minister Netanyahu claimed that he was preparing for an attack against his country, the opposition described this statement as a political maneuver.

After Çiğli Mayor Onur Emrah Yıldız resigned from CHP and joined AKP, 5 more CHP members resigned from Çiğli Municipal Council. While 4 of those who resigned joined the NEW Party, 1 member remained independent.
Norwegian Prime Minister Jonas Gahr Store responded to the allegations in the Ministry of Foreign Affairs and the connections of Norwegian officials with Jeffrey Epstein at the hearing held in the parliament. While defending the corporate culture, Store emphasized the responsibility of former diplomat Terje Rod-Larsen.

The name of Fatma Betül Sayan Kaya, who resigned from her duties in the AKP after the fund scandal and allegations, was deleted from the party's official website and it was claimed that she was removed from the MKYK WhatsApp group.
New Party Chairman Özgür Özel criticized the government, stating that the funding investigation cost the economy 90 billion dollars. Özel argued that those responsible for the incident were among the AK Party staff and that President Erdoğan was aware of the situation.