
Artvin Cankurtaran'da orman savunucusu Reşit Kibar'ın öldürülmesine ilişkin davanın 2 Ekim'deki duruşması öncesinde Halkevleri rapor yayımladı.
Halkevleri, Artvin Cankurtaran'da orman savunucusu Reşit Kibar'ın öldürülmesine ilişkin davanın 2 Ekim'deki duruşması öncesinde bir rapor yayımlayarak, sadece tetiği çekenlerin değil, sermaye ve bürokratik sorumluların da yargılanması çağrısında bulundu.
AI-generated summary
Reşit Kibar, 3 Eylül 2024 tarihinde Artvin Cankurtaran'da orman ve yaşam alanlarını korumaya çalışırken öldürülmüştür.
Halkevleri tarafından, Artvin Cankurtaran’da orman ve yaşam alanlarını savunurken hayatını kaybeden Reşit Kibar’ın davasının 2 Ekim’de görülecek duruşması öncesinde yapılan açıklamada, "Tüm sorumlular yargılanana doğamız, emeğimiz özgür kalana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 2 Ekim’de Artvin’de Reşit Kibar davasında yaşam savunmasını büyüteceğiz" ifadeleri kullanıldı.
Halkevleri Genel Merkezi'nde yapılan açıklamada, Reşit Kibar’ın davasının 6'ncı duruşmasının 2 Ekim'de Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceği belirtildi.
Açıklamada, Kibar’ın öldürülmesinin bölgede yıllardır devam eden taş ocağı, mesire alanı ve turizm projeleriyle bağlantılı olduğu öne sürüldü.
Cankurtaran köylülerinin ormanların, su kaynaklarının ve geçim alanlarının şirket faaliyetlerine açılmasına karşı uzun süredir mücadele yürüttüğü ifade edildi.
"ÖRTÜLMEK İSTENEN GERÇEĞİN PEŞİNE DÜŞMEK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU"
Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
"Reşit Kibar cinayeti, sermayenin ekolojik talanının büyük tekellerden işbirlikçi tetikçilere kadar yukarıdan aşağıya bir yağma ve şiddet örgütü olarak nasıl da saçaklanarak örgütlendiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle Reşit Kibar cinayetinde sadece tetiği çeken piyonların değil, arkasındaki sermaye odaklarının ve onlara bu talan olanaklarını veren bürokratik, politik faillerin; cinayete azmettirenlerin ve göz yumanların da yargılanması gerekmektedir. Yine bu nedenle köylülere yönelik yargısal taciz, zamana yayma, çok yönlü bir kuşatma ve etkisiz bir cinayet yargılaması karşısında tüm faillerin izini sürmek, örtülmek istenen gerçeğin peşine düşmek hepimizin sorumluluğudur.
Bu amaçla hazırladığımız rapor, Reşit Kibar’ın 3 Eylül 2024 tarihinde Artvin Cankurtaran’da öldürülmesine ilişkin ceza davasını saldırının gerçekleştiği olaya sıkıştırmadan; saldırı öncesindeki şirket faaliyeti, Cankurtaran köylülerinin yaşam alanını savunma mücadelesi, kamu kurumlarının sahip olduğu bilgiler, şirket temsilcileriyle kamu görevlilerinin temasları ve saldırı sonrasında yürütülen soruşturma ve kovuşturma üzerinden değerlendirmektedir. Tüm sorumlular yargılanana doğamız, emeğimiz özgür kalana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 2 Ekim’de Artvin’de Reşit Kibar davasında yaşam savunmasını büyüteceğiz."
RAPOR HAZIRLANDI
Halkevleri, hazırladığı raporda dava sürecini 15 başlıkta ele aldı. Raporda, Cankurtaran’daki maden ve turizm projelerine karşı köylülerin yürüttüğü mücadele, Reşit Kibar’ın öldürüldüğü 3 Eylül 2024’teki saldırının gelişimi, sanıklar arasındaki şirket ve akrabalık ilişkileri, saldırı öncesinde kamu kurumlarının bilgilendirilmesi, jandarmanın olay öncesindeki faaliyetleri, Orman Bölge Müdürlüğü ile şirket arasındaki temaslar ve saldırı sonrasındaki telefon trafiği değerlendirildi.
Raporda ayrıca, köylülerin proje karşıtı tutumlarının önceden bilinmesine rağmen yeterli güvenlik önlemi alınmadığı, saldırının ardından bazı köylülerin de sanık haline getirildiği, soruşturma ve yargılama sürecinde delillerin yeterince toplanmadığı ve davanın toplumsal boyutunun göz ardı edildiği öne sürüldü.
Raporun son bölümünde ise kamu görevlileri, şirket yetkilileri ve siyasetçiler arasındaki ilişkilerin araştırılması; saldırının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması ve olayda sorumluluğu bulunduğu öne sürülen tüm kişilerin yargılanması çağrısında bulundu.
AI outlook — possibilities, not facts
Reşit Kibar davasının 6. duruşması 2 Ekim'de Artvin Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Very likely · Within days

Ankara 23rd Administrative Court annulled the Ankara Governorship's decision banning the feeding of stray dogs in public areas. The court emphasized that feeding activities should be disciplined and controlled rather than a direct ban.

The 89th hearing of the corruption case against Istanbul Metropolitan Municipality was held. While 436 defendants, including the suspended Ekrem İmamoğlu, were on trial, the defense of the detained defendant Remzi Baka and the prosecutor's interrogation left their mark on the hearing.
In the 1008-page indictment prepared by the Izmir Chief Public Prosecutor's Office regarding the irregularities of İZBETON AŞ, a prison sentence of 4.5 to 14 years was requested for former Izmir Metropolitan Municipality Mayor Tunç Soyer.

A new indictment has been prepared against educator Seda Pırıl C., who is on trial for allegedly beating K.Y., who has autism, at the rehabilitation center in Mersin. The prosecutor requested that the action be evaluated within the scope of 'torture'.

The Constitutional Court deemed the appellate court's failure to provide sufficient justification in the application of a bank employee who was dismissed due to insufficient performance as a violation of the right to a fair trial.

In the referee investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office, the message records of the suspects, including MHK President Ferhat Gündoğdu, were examined.