AI-generated summary
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklandı ve yolsuzluk davasında yargılanıyor. 11 Kasım 2025'te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı ve savcılık, 828 yıl 2 ay ile 2 bin 352 yıl arasında hapis cezası talep ediyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davanın 101'inci duruşmasında İmamoğlu savunma yaparak hakkındaki suçlamaları reddetti. Savunmaların ve taleplerin ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, İmamoğlu'nun tutukluluk halinin devamına, 7 tutuklu sanığın ise tahliyesine karar verdi. Duruşma 2 Kasım'a ertelendi.
İMAMOĞLU HAKKINDA 2 BİN 352 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, 11 Kasım 2025'te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.
İddianamede "örgüt lideri" olduğu öne sürülen İmamoğlu'na, aralarında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme gibi suçlamalar yöneltildi.
Savcılık, İmamoğlu'nun 142 ayrı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
"TÜRKİYE KENDİ İÇİNDE KAVGA ETMEKTEN YORULDU"
Duruşmada savunma yapan Ekrem İmamoğlu, Türkiye'de toplumsal huzur ve güvenin önemine dikkat çekti.
İmamoğlu, "Huzur, devletine güvenen insanlardan oluşan toplumdur. Bunun kadar önemli olan bir başka güven daha vardır. Birbirimize güvenmek. Türkiye kendi içinde kavga etmekten yoruldu" ifadelerini kullandı.
Toplumun ayrıştırıcı söylemlerden uzaklaşması gerektiğini savunan İmamoğlu, insanların güven, samimiyet ve umut istediğini belirtti.
İmamoğlu, "Kimliklerimizi birbirimize karşı silah haline getirmekten yoruldu. Mahallelerimizi birbirinden ayırmaktan, yaşam tarzlarımızı yarıştırmaktan, farklılıklarımızı sürekli bir korku sebebi haline getirmekten yoruldu. Biz bunu değiştireceğiz. Biz bunu İstanbul'da yaptık" dedi.
"BU DOSYADA MİLYONLAR YARGILANIYOR"
Hakkındaki iddiaları reddeden İmamoğlu, davanın siyasi nitelik taşıdığını öne sürdü.
İmamoğlu, "Bu dosyanın kapağında benim adım yazıyor; 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü.' Bu dosyada yargılanmak istenen ben değilim. Bu dosyada 31 Mart'ta sandığa giden milyonlar yargılanıyor" ifadelerini kullandı.
Dosyada somut delil bulunmadığını savunan İmamoğlu, "560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar. Rakamı 160 milyara indirdiler. 'Örgüt' dediler, şemaya koydukları adam 'Ben örgüt yöneticisi değilim' dedi" şeklinde konuştu.
İmamoğlu, savunmasında noter kayıtları, tapular, banka dekontları ve resmi kurum belgelerinin bulunduğunu belirterek hakkındaki suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
HAKİMİN SORULARINI YANITLADI
Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na dava dosyasında yer alan tanık ve sanık ifadeleriyle ilgili sorular yöneltti.
Ertan Yıldız'ın İBB içerisinde farklı yapılanmalar bulunduğu yönündeki anlatımları sorulan İmamoğlu, bu iddiaları reddederek bazı kişilerin özgürlüklerine kavuşmak amacıyla gerçeği yansıtmayan ifadeler verdiğini savundu.
Yakup Öner'in 100 bin doların elden alındığı yönündeki iddiası hakkında da konuşan İmamoğlu, "Öyle bir şey yok. O iddiasını tabii ki kabul etmiyorum" yanıtını verdi.
Mahkeme başkanının, Adem Soytekin'in operasyon öncesinde para ve belgelerin başka kişilere emanet edilmesi yönünde uyarılar yapıldığına ilişkin ifadesini hatırlatması üzerine İmamoğlu, iddiaların tutarsız olduğunu savundu.
İmamoğlu, "Herkese tedbir al demişim de kendim tedbir almamışım yani. Hesaplarımda para duruyor, babamın hesabında para duruyor, para hareketleri belli. Ben 1 lira bile hesabımdan çekmemişim" dedi.
VİLLA DEVİRLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
Duruşmada İmamoğlu'na, dava dosyasında yer alan villa devirleriyle ilgili iddialar da soruldu.
İmamoğlu, söz konusu işlemin doğrudan villa devri değil, iki konuta sahip bir şirketin devri olduğunu belirtti. İşlemlerin ticari anlaşmalar çerçevesinde gerçekleştirildiğini savunan İmamoğlu, iki villa karşılığında üç villa ve 500 bin dolar verildiğini anlattı.
İmamoğlu, yapılan işlemlerin taraflar arasında varılan anlaşmalar doğrultusunda gerçekleştiğini ifade ederek suçlamaları reddetti.
"BEN BÖYLE BİR TALİMAT VERMEM"
Savcı, İmamoğlu'na sanık Gülibrahimoğlu ile telefonlarının 2020-2025 yılları arasında aynı veya yakın baz istasyonlarından sinyal vermesine ilişkin soru yöneltti.
İmamoğlu, teknik konulara hakim olmadığını belirterek bu durumun ilgili kurumlardan sorulması gerektiğini söyledi.
Le Meridien Otel'deki bir toplantı sırasında güvenlik kameralarının bantlanması ve sinyal kesici ciz kullanıldığı iddiaları da duruşmada gündeme geldi.
İmamoğlu, bu yönde herhangi bir talimat vermediğini belirterek, "Ben böyle bir talimat vermem" dedi.
SAVCILIK 2 SANIĞIN TAHLİYESİNİ İSTEDİ
Duruşmada savcı, ara mütalaasını açıkladı. Savcılık, Ağaç AŞ eski Satın Alma Müdürü Ümit Polat ile İBB Kentsel Ekolojik Sistemler Şube Müdürü Nilgün Cendek'in tahliyesini talep etti.
Mahkeme heyeti, savcılığın mütalaası ve sanıkların tutukluk durumlarına ilişkin taleplerin ardından ara kararını açıkladı.
7 SANIK TAHLİYE EDİLDİ, İMAMOĞLU'NUN TUTUKLULUĞU SÜRECEK
Mahkeme heyeti, Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluk halinin devamına karar verdi. Davada tutuklu yargılanan 7 sanığın ise tahliyesine hükmedildi.
Tahliye kararı verilen isimler şöyle:
Mahkeme, Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların tutukluk durumlarını değerlendirerek yargılamanın devamına hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 2 Kasım'a ertelendi.
AI outlook — possibilities, not facts
Davanın bir sonraki duruşmasında daha fazla tanık dinlenebilecek ve savunma tarafı ekstra deliller sunabilir.
Likely · Within days
İmamoğlu'nun tutukluluğunun devamı, siyasi parti içindeki dinamikleri etkileyebilir ve destek tabanında değişiklikler yaşanabilir.
Possible · Within weeks

On October 17, 2026, Istanbul Bar Association member lawyer Ö. Ş. was threatened with a gun and a knife and physically attacked by İ.O and his father, C.O, during the delivery of the child. Istanbul Bar Association condemned the attack and demanded that the investigation be carried out meticulously and the necessary measures be taken to arrest the suspects.

The opinion of the case on corruption allegations against the Istanbul Metropolitan Municipality was announced and the prosecutor's office requested the release of Ümit Polat and Nilgün Cendek. A release order was issued for the other defendants, and the signature and house arrest of the defendants who were not detained were abolished. There were 46 detained defendants in the case, and Ekrem İmamoğlu completed his 4-day defense and rejected the allegations.

Istanbul Metropolitan Municipality Mayor Ekrem İmamoğlu was cross-examined at the hearing held in the hall opposite the Marmara Closed Penitentiary Institution. İmamoğlu answered questions regarding municipal activities, donation processes and alleged irregularities.

At the 101st hearing of the corruption case filed against Istanbul Metropolitan Municipality, Ekrem İmamoğlu, who has been detained since March 23, 2025, completed his defense. İmamoğlu stated that he compiled his defense into a book and requested that the file be added as evidence.

Businesses must have special coverage in their policies to cover flood and flood damages. It is important that the damage notification be made within 5 business days and that the damaged materials are not thrown away before the expert inspection.

Ekrem İmamoğlu made his defense at the ongoing hearing at the Istanbul 33rd High Criminal Court. İmamoğlu stated that he was not guilty and presented the book containing his defense as evidence to the court, and it was announced that the case would continue with cross-examination.