
AI-generated summary
İbrahim Melih Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak uzun süren siyasi kariyeri boyunca多次 soruşturma konusu olmuştur. Başsavcılık, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para transferi iddialarına dayalı soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın ve yayın organlarında İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde yer alan iddialar üzerine 29 Ağustos'ta resen soruşturma başlatmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İbrahim Melih Gökçek Ankara Adliyesi'nde ifade verdi.
Soruşturma kapsamında gazeteci Murat Ağırel, 31 Ağustos’ta tanık sıfatıyla Ankara Adliyesi'nde ifade vermiş ve Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ile eşi Hülya Gökçek'in Almanya’nın Düsseldorf kentinde kurduğu HAMAG isimli şirkete ilişkin yaptığı araştırmalar kapsamında elde ettiği bilgi ve belgeleri savcılığa sunduğunu söylemişti.
İFADE SONRASI İLK AÇIKLAMA
Gökçek basın mensuplarına şunları söyledi:
"Ne söylediniz, ne dediniz, ne sordular gibi sualler soracaksınız. Peşinen şunu söyleyeyim. Ben savcılığa ifade verdim. Soruşturmanın gizliliği var. Dolayısıyla şunu söyledim, bunu söyledim tarzında bir şey benden beklemeyin. Allah kısmet ederse savcılığın yaptığı araştırma bitecek. Netiteyi alacağız. Televizyonlarda bol bol konuşacağız. Melih Gökçek konuşmayan, çekinen adam değildir. Ben ısrarla rakiplerimi ekrana davet ederim ama getiremem.
Ben size bir bilgi vereceğim. Ben hayatımda ilk defa savcılığa gelmiyorum. İlk defa savcılığa gelmiyorum. İlk defa soruşturma geçirmiyorum.
Bunu 3 bölüm halinde anlatacağım. 1994'te belediye başkanlığına seçildim. 9 yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım. Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim. Bunların hepsinde ifade verdim. SHP, DSP, ANAP iktidarı bana her şeyi sordu. Sormadıkları şey kalmadı. Hani bir laf vardır. Çekirge bir zıplar, iki zıplar, üçüncüsünde yakalanır. Ben 500 defa sıçradım. Hepsinden takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar. Beni 98'de gözaltına bile aldılar. Bu birinci dönem.
İkinci dönem hangi dönem? Refah Parti ve AK Parti dönemi. Rakamı net veremiyorum ama minimum 100 tane soruşturma geçirdim. Verdiğim ifadeler savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığında durur. O dönemde de bir şey çıkmadı.
Üçüncü dönem, Mansur Yavaş dönemi. 'Melih Gökçek hakkında 100 tane soruşturma açıldı' diyorlar. Bu yalan. Bunu söyleyenler yalan söylüyorlar. Medyada yer verenler yalana iltifat ediyor. İltifat etmeyin. Ben 25 tane soruşturma geçirdim. 21 tanesi bitti. 4 tanesinin neticesi bana gelmedi. Biten soruşturmaların bir kısmı İçişleri Bakanlığında, bir kısmı da savcılıklarda oldu. Bu soruşturmalar yapılırken bilirkişi raporları alındı, hepsinden benim ifadem alındı. Mansur Yavaş, 'İfadeye bile gitmedi' diyerek yalan söyledi. 100 defa ekrana çağırdım, gelmedi.
En büyük hakem vatandaştır. Ekrana çıkmaktan kim korkar? Haklı olmayan insan korkar. Biten soruşturmalara Mansur Yavaş itiraz etti. 21 tane soruşturma Danıştay ve üst mahkemede benim lehime sonuçlandı. Mansur Yavaş, '109 soruşturma geçirdim, 101 tanesinden takipsizlik aldım' diyor. Bu senin için adalet oluyor. Ama ne diyor? Melih Gökçek yargılanmadı. Benim buralardan takipsizlik almam yasal olmuyor. Kendisi alınca oluyor, ben alınca olmuyor.
Önümüzdeki günlerde buradan karar çıkacak. Benim endişem yok. Çünkü ben doğruları söyleyen bir insanım. Karar çıkınca televizyonlarınıza çıkacağım."
MELİH GÖKÇEK'İN OĞLU VE GELİNİ DE İFADEYE ÇAĞRILDI
Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek şüpheli sıfatıyla pazartesi günü ifadeye çağrıldı.
AI outlook — possibilities, not facts
Soruşturma sonuçları kısa sürede açıklanacak ve yasal süreçler devam edecek.
Likely · Within weeks

Minister of Justice Akın Gürlek announced that as a result of the work carried out under the coordination of the Unsolved Crimes Investigation Department, the murder of Zeynep Yıldırım, who has been missing since September 12, 2022, as well as two other murders of Fethi Dağlı in the past, were brought to light. Dağlı and his brother Yaşar D. were arrested, and a total of 22 suspects were detained in the 2012 Mardin and 2016 Manisa murders.

A.S., who was sentenced to 31 years, 4 months and 15 days in prison for various crimes such as drug dealing and theft in Kocaeli Izmit, was caught in a house during a police operation and arrested by the court.

Search and rescue efforts continue for the Tuğberk İmamoğlu ship, which sank after colliding with the commercial ship Alsu off the coast of Silivri in the Sea of Marmara. Also, the first and third captains of the ship claim that the other ship is responsible for the accident and state that the AIS system was turned off.

In the operations carried out in Antalya and Kayseri, 46 suspects of 4 new generation criminal organizations were targeted and 42 suspects were detained. During the operations, drugs, weapons, ammunition, checks and bills, and digital materials were seized. Minister of Internal Affairs Ali Yerlikaya stated that structures that try to entrap young people into the networks of criminal organizations will not be allowed.

The trial in which Büyükçekmece Mayor Hasan Akgün and 30 other defendants were tried continued for the second day. After the prosecutor requested the continuation of all detentions, the court made the same decision and the next hearing was set for 16 November. The defendants' lawyers stated that there was no concrete evidence in the file and that the case was political.

Ankara Chief Public Prosecutor's Office launched an ex officio investigation against former Ankara Metropolitan Municipality Mayor Melih Gökçek over allegations of unregistered money transfers to companies abroad. After his statement, Gökçek claimed that he had undergone more than 500 investigations and that he had received non-prosecution from all of them. The allegation that 3.8 million euros of assets were associated with a shopping center worth 8.7 million euros through the 'HAMAG' company he founded with his son Ahmet Gökçek and his wife Hülya Gökçek in Düsseldorf, Germany, was stated by the witness Murat Ağırel. Osman Gökçek explained that his father used chewing gum and chewable tablets during the testimony due to his diabetes.