BackKaşif Kozinoğlu'nun ölümünde 'Esmer melek' e-postaları yeniden gündemde
Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde 'Esmer melek' e-postaları yeniden gündemde
NEWS
Cumhuriyet3 hours agoLaw1 min readTürkiye

Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde 'Esmer melek' e-postaları yeniden gündemde

Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 2012 yılında avukata gönderilen ihbar e-postaları ortaya çıktı.

Quick Look

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin 2012'de ailesinin avukatına gönderilen 'Esmer melek' rumuzlu ihbar e-postaları soruşturma dosyasında yeniden gündeme geldi.

AI-generated summary

Why It Matters

Kaşif Kozinoğlu, Silivri Cezaevi'nde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmişti. 2012 yılında avukatlara iletilen e-postalar soruşturma dosyasına girdi.

Font size

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada, 2012 yılında Kozinoğlu ailesinin avukatına gönderilen e-postalar yeniden gündeme geldi.

Kendini cezaevinden yeni tahliye olmuş bir tutuklu olarak tanıtan ve “Esmer melek” rumuzunu kullanan ihbarcının, Kozinoğlu'nun yemekle zehirlendiğini öne sürdüğü belirtildi.

İktidara yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesinden Atakan Irmak'ın haberine göre, MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir ihbar detayı ortaya çıktı.

2012 yılında Kozinoğlu ailesinin avukatına gönderilen e-postalarda kendisini cezaevinden yeni tahliye olmuş bir tutuklu olarak tanıtan kişi, Kozinoğlu'nun kalp krizi sonucu değil, zehirlenerek öldürüldüğünü iddia etti.

Dosyaya giren bilgilere göre ilk e-posta, 27 Nisan 2012'de “Melek melek” adı ve “[email protected]” adresinden, o dönem Kozinoğlu ailesinin avukatlığını yapan Tuğçe Duygu Köksal'a gönderildi.

"KAŞİF BEY'İ YEMEKLE ZEHİRLEDİLER" İDDİASI

İhbarcı, Silivri 1 No'lu Cezaevi'nden yeni tahliye olduğunu belirterek Kozinoğlu'nun ölümünün kalp krizi olmadığını, elindeki delil ve incelemelerle gerçeğin ortaya çıkarılabileceğini savundu. E-postada ayrıca “Kaşif Bey'i yemekle zehirlediler” iddiası yer aldı.

Avukat Köksal, 3 Mayıs 2012'de gönderdiği yanıtta, ihbarcının kimliğini açıklamadığını ve somut delilleri varsa bunları paylaşması halinde görüşebileceklerini belirtti.

Bunun üzerine aynı gün yanıt veren ihbarcı, Kaşif Kozinoğlu ile aynı koğuşta kalmadığını ancak “işçi koğuşu”nda bulunduğunu ve cezaevindeki koğuşlara yemek, ekmek, kantin ve erzak dağıtımı yaptığını öne sürdü. İhbarcı, kimliğini açıklamaktan çekindiğini belirterek Kozinoğlu'nun ölümünün “asla ve asla kalp krizi” olmadığını savundu.

İhbarcının avukatlarla cezaevi dışında görüşme ısrarının kabul edilmemesinin ardından Kozinoğlu ailesinin avukatları Taner Serim ve Tuğçe Duygu Köksal, 11 Mayıs 2012'de Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak soruşturmanın genişletilmesini talep etti.

Dosyada yer alan telefon görüşmesi dökümlerinde ise Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşlarının, cezaevinde verilen yemekleri yemek istemediği ve zehirlenme korkusu nedeniyle konserve tüketmeye başladığı yönündeki beyanlarının bulunduğu aktarıldı.

Open Questions

  • İhbarcının kimliği tespit edildi mi?
  • Yemek dağıtımı yapan kişinin iddiaları doğrulandı mı?

Related Topics

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories

More on this topickaşif kozinoğlu