AI-generated summary
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York'ta BM Genel Sekreteri António Guterres ile güven yaratıcı önlemler (GYÖ) kapsamında görüştü. Görüşmede 7 GYÖ maddesi ele alındı ve bunların altısının KKTC tarafından kabul edildiği belirtildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres ile yaptığı görüşmenin ardından BRT’ye açıklamalarda bulundu. Görüşmede ağırlıklı olarak Güven Yaratıcı Önlemler’in (GYÖ) ele alındığını belirten Erhürman, Kıbrıs Rum tarafının tutumuna ilişkin değerlendirmelerini de Guterres’e aktardığını kaydetti.
Guterres’in de güven yaratıcı önlemlere odaklandığını belirten Erhürman, söz konusu başlıkları şöyle sıraladı:
“Guterres adayı ziyaret ettiğinde kendisinin gündeme getirdiği 7 GYÖ vardı. Bunların arasında geçiş noktaları, mayınlardan arınma, afetlere müdahale için ortak mekanizma, düzensiz göçle ortak mücadele, sivil toplumla ilgili koordinasyon kurulu, bizim çok önemsediğimiz spor faaliyetleri ve karma evliliklerden doğan çocuklarının AB vatandaşlık hakları 7 GYÖ arasındaydı.”
Bu önlemlerden altısını Guterres’in Kıbrıs ziyareti sırasında kabul ettiklerini, üçlü görüşmede de bu tutumlarını yinelediklerini söyleyen Erhürman, geçiş noktalarına ilişkin önerileri ise üzerinde çalışılmaya değer bulduklarını aktardı.
Kıbrıs Rum tarafının geçiş noktaları dışındaki altı önlem konusunda bugüne kadar herhangi bir açıklama yapmadığını savunan Erhürman, son toplantıda 19 maddelik bir öneri sunulduğu iddiasına ilişkin şunları söyledi:
“Kıbrıs Rum tarafının getirdiği yeni birtakım öneriler vardı ama bizim pozisyonumuz Genel Sekreter'in adayı ziyaretinde ortaya koyduğu 7 tane güven yaratıcı önlem var. Bunların zaten altısı tarafımızdan kabul edildi. Genel Sekreter'in görev süresinin sona ermesine kısa bir süre kaldı. Süre kısıtlı. Konuyu daha da genişleterek odağı kaydırmanın ve çözüme ulaşma konusunda daha da zorlaştırmanın bir manası yok.”
Yedi maddeye odaklanılarak çözüm üretilmesi gerektiğini belirten Erhürman, “Açıkçası yeni öneriler getirmek bu noktadan sonra var olanları çözmeyi de zorlaştıran ve sonuç almayı daha da uzaklaştıran bir yaklaşım olarak tarafımızdan değerlendiriliyor. Bu görüşü bugünkü toplantıda Genel Sekreterle paylaştık” dedi.
“GÜVENİ DAHA FAZLA AŞINDIRAN BİRTAKIM YAKLAŞIMLARLA KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ”
Güven yaratıcı önlemler üzerinde çalışılırken güveni zedeleyen uygulamalarla da karşılaştıklarını ifade eden Erhürman, bunları Guterres’e ilettiğini söyledi.
Erhürman; festivallerin ve Barcelona kulübünün etkinliğinin iptalini, mülkiyet konusunda yakalama uygulamalarını, Taşınmaz Mal Komisyonu'nun hukuki kabulünün engellenmesine yönelik girişimleri ve Kıbrıs Rum liderliğinin girişimleriyle Avrupa Parlamentosu'nda alınan kararları bu kapsamda sıraladı.
Kıbrıs Rum tarafının başta İsrail olmak üzere çeşitli ülkelerle imzaladığı anlaşmaları da gündeme getirdiğini belirten Erhürman, söz konusu girişimlerin Kıbrıslı Türkler açısından da risk doğurabileceğini ifade etti. Erhürman, bir yandan güven yaratıcı önlemleri hayata geçirmeye çalışılırken diğer yandan güveni aşındıran adımlar atılmasının çelişki yarattığını vurguladı.
“BASIN ÜZERİNDEN TARTIŞMAYI TERCİH ETMEDİK”
New York’ta üç gün boyunca basına sınırlı açıklama yaptıklarını belirten Erhürman, bunun nedenini şöyle anlattı:
“Göreve geldiğimizden beri basın üzerinden müzakere veya görüşme yürütüyormuşuz gibi bir yaklaşımı ciddiyetle bağdaşan, iyi niyetle bağdaşan bir yaklaşım olarak hiçbir zaman değerlendirmedik. Bu konuda çok sabırlı davrandık.”
Bu süreçte bir foruma Kıbrıslı Türklerin katılımıyla ilgili Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’nın unvanı üzerinden tartışma yaşandığını hatırlatan Erhürman, “New York’tayız, belki bir sonuç ortaya çıkar, bu nedenle basın üzerinden tartışmayı tercih etmedik, açıklama yapmaktan kaçındık” dedi.
Kıbrıs Rum tarafının ise art arda açıklamalar yaptığını ve 2+1 toplantısını kendilerinin reddettiği yönünde algı oluşturduğunu savunan Erhürman, New York’taki temaslarının engellenmesi amacıyla BM nezdinde girişimlerde bulunulduğunu öne sürdü.
İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletler Teşkilatı genel sekreterleriyle görüştüğünü, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın da çeşitli temaslarda bulunduğunu belirten Erhürman, şöyle konuştu:
“Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs ile ilgili gelişmeleri ve yaşananları uluslararası topluma sadece kendileri anlatmayı tercih ediyor. Bizim anlatmamızın önüne engeller konsun diye ortaya yaklaşım koyuyor. Bunları da Sayın Genel Sekretere anlatma fırsatı buldum.”
2+1 TOPLANTISINI VETO ETTİĞİ İDDİASINA YANIT
Guterres’in daha önce, yapılacak çok iş bulunduğu için New York’ta böyle bir toplantının mümkün olmadığını söylediğini aktaran Erhürman, geçmişteki hataların tekrarlanmaması gerektiği görüşüne katıldıklarını belirtti.
Heyetler arasında Holguin’in de katıldığı uzun bir toplantı yapıldığını, güven yaratıcı önlemler konusunda uzlaşı sağlanıp sağlanamayacağının değerlendirildiğini kaydeden Erhürman, görüşmenin sonunda ortak bir noktaya ulaşılamaması nedeniyle 2+1 toplantısının gerçekleşmediğini söyledi.
Erhürman, toplantıyı veto ettiği yönündeki haberlere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kıbrıs Rum basınında 2+1 toplantısını veto ettiğim ile ilgili haberler çıktı, takdir edersiniz ki diplomasiyi bilenler bilir, Genel Sekreter 2+1 toplantı istese ve ben reddetsem, Genel Sekreter bugün benimle görüşmesini bir daha değerlendirirdi.”
Guterres’in Kıbrıs sorunuyla aynı istekle ilgilenmeyi sürdüreceğini belirten Erhürman, “Bu bizim için sevindiricidir. Genel Sekreterin çabalarına destek vermeye devam ediyoruz” dedi.
Erhürman, izlenecek sürece ilişkin de “Sekreterin çizdiği çerçevede sırasıyla GYÖ’ler, metodoloji ve öze ilişkin konular var. 7 GYÖ var ve 6 tanesini kabul ettik. Guterres GYÖ’lerde ilerlemeler bekliyor. Açık bir şekilde toplantının başında ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
AI outlook — possibilities, not facts
BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs sorunu üzerindeki çabalarını sürdürecek ve güven yaratıcı önlemler üzerinden ilerlemeyi bekleyecek.
Likely · Within months
KKTC, 7 GYÖ maddesinin uygulanması için BM ile görüşmeleri sürdürecek ve yeni önerilere karşı tavırını koruyacak.
Likely · Within months

Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu claimed that opposition leaders intend to form a government by uniting with Arab parties and claimed that the group photo of opposition leaders was edited with artificial intelligence. Opposition parties had decided to act jointly before the October 27 elections.

Retired police officer Ali Şekeroğlu shot himself in front of the Constitutional Court due to life difficulties. In the same week, five police officers and retired police officers lost their lives. While the article criticizes the economic policies of the AKP government, it also brings up the media's concealment of the events.

Cem Özdemir, Germany's first state prime minister of Turkish origin, credits Berlin's Left Party candidate Elif Eralp with anti-Semitism and tells her that he cannot form a coalition without the approval of the Jewish community. Foreign observers state that this criticism was instrumentalized due to Eralp's attitude towards Israeli policies and that Germany's 'Never again' promise only covers Jews.

It is argued that during the period when the AKP came to power 24 years ago with the promise of ending poverty, corruption and prohibitions, these problems deepened, penetrated the social structure and led to the loss of power.
In response to the decision of 5 party leaders, including Yashar Party Chairman Gadi Eisenkot and opposition leader Yair Lapid, to act jointly in the elections, Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu claimed that the opposition parties would form a government with the support of Arab parties and claimed that the group photo was edited by artificial intelligence.

In the member-based primaries of the NEW Party held in Muğla districts, district heads were determined in Bodrum, Menteşe, Milas, Köyceğiz, Datça and Ula. Tuna Işın, Batuhan Kıloğlu, Yiğitnur Alkaya Özdemir, Tanju Satulmuş, Ege Curacı and Gürkan Aktaş were selected. A total of 21 thousand 547 members will vote in 13 districts.