Breaking
ITEcofin, political agreement reached on market supervision. Giorgetti: "A success"SEErik Esbjörnsson: The award a mark in support of international justiceSENavi Pillay this year's Nobel Peace Prize laureateCN(Direct attack) Akita Yasuda appeared in Kaohsiung "a lifetime of precious memories" and praised the sea breeze in Hong Kong: This is our first issueBRMan dies after exchange of gunfire during police operation in Benedito Bentes, in MaceióPLNew news for drivers before the weekend. The minister announced fuel pricesRURazin's wife linked his suspension to the dissatisfaction of one playerRUENTSOG: The EU risks not filling gas storage facilities even by next autumnRUThe second Yandex data center in two days came under attack from the Ukrainian Armed Forces. Part of the infrastructure is out of orderITRicina case in Pietracatella, search of the Di Vita sisters' school orderedITEcofin, political agreement reached on market supervision. Giorgetti: "A success"SEErik Esbjörnsson: The award a mark in support of international justiceSENavi Pillay this year's Nobel Peace Prize laureateCN(Direct attack) Akita Yasuda appeared in Kaohsiung "a lifetime of precious memories" and praised the sea breeze in Hong Kong: This is our first issueBRMan dies after exchange of gunfire during police operation in Benedito Bentes, in MaceióPLNew news for drivers before the weekend. The minister announced fuel pricesRURazin's wife linked his suspension to the dissatisfaction of one playerRUENTSOG: The EU risks not filling gas storage facilities even by next autumnRUThe second Yandex data center in two days came under attack from the Ukrainian Armed Forces. Part of the infrastructure is out of orderITRicina case in Pietracatella, search of the Di Vita sisters' school ordered
BackSon dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hukuk dışına çıkanlar hiçbir yerde huzurlu olmamalı
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hukuk dışına çıkanlar hiçbir yerde huzurlu olmamalı
BREAKING
Milliyet Son Dakika1 hour agoPolitics5 min readTürkiyeView translation

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hukuk dışına çıkanlar hiçbir yerde huzurlu olmamalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nde mevcut küresel sistemin hakkaniyetli olmadığını belirtti.

Quick Look

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'daki Uluslararası Adalet Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, BM başta olmak üzere küresel sistemin adalet ve meşruiyet krizi yaşadığını vurgulayarak Gazze'deki duruma ve uluslararası hukukun askıya alınmasına tepki gösterdi.

AI-generated summary

Why It Matters

Uluslararası Adalet Zirvesi İstanbul 2026 programında gerçekleştirilen konuşma, küresel adalet ve güvenlik mimarisini ele almaktadır.

Font size

İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları: Uluslararası Adalet Zirvesi İstanbul 2026 programında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kıtaları ve gönülleri birbirine bağlayan aziz İstanbul'umuza ve Türkiye'ye hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sizlerin vasıtasıyla ülkelerinizde yaşayan dost ve kardeşlerimizin tamamına şahsım ve milletim adına en içten selamlarımı gönderiyorum. Uluslararası Adalet Zirvesi'nin ülkelerimiz, halklarımız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirve kapsamında yapılan panel ve istişarelerin somut ve uygulanabilir neticelere vesile olmasını yürekten temenni ediyorum.

"BU OTURUMLARI ÇOK KIYMETLİ BULDUĞUMU ÖZELLİKLE İFADE EDİYORUM"

Uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada uluslararası adalet, göç ve sorumluluk paylaşımı gibi hem güncel hem de kapsamlı meseleleri ihtiva eden bu oturumları çok kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Bu anlamda iki gün boyunca fikir ve görüşlerini ifade eden, değerlendirmeleriyle zirveye katkı veren tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum. Adaletin geleceği, insanlık için ortak sorumluluk temasıyla tertiplenen bu zirvenin adalet, hukuk devleti ve uluslararası iş birliği alanlarında ortak bir zemin oluşturmasını, farklı hukuk sistemleri arasındaki diyalog ve etkileşimi güçlendirmesini, hukuk diplomasisi faaliyetlerine yeni bir ivme kazandırmasını canıgönülden temenni ediyorum. Zirvenin başarıyla ev sahipliğini yapan Adalet Bakanlığımızı, Sayın Bakan ve ekibini gönülden tebrik ediyor, organizasyona emeği geçen tüm kardeşlerime ayrıca tebriklerimi ve takdirlerimi iletiyorum.

"ADALET, İNSANLIĞIN ORTAK HEDEFİ, ORTAK İDEALİDİR"

Kıymetli misafirler, sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmek isterim. Bakınız, şu anda farklı ülkelerden, farklı bölgelerden gelen konuklarımızla bu tarihî salonda bir aradayız. Vatandaşı olduğumuz devletlerin, mensubu olduğumuz milletlerin birbirinden farklı anayasaları, hukuk sistemleri, yasal ve idari mevzuatları var. Aynı şekilde burada temsil edilen her devletin, her milletin kendine has bir hukuk geleneği, kurallar manzumesi ve birbirinden farklı teamülleri var. Fakat yasama süreçlerimiz, yargılama usullerimiz, hukuku tatbik etme biçimlerimiz ne kadar farklı olursa olsun, adalet dediğimizde hepimizin zihninde beliren düşünce zannediyorum aynıdır. Adalet, haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet, güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet, mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet, devletin üzerine bina edildiği temeldir. Bu yönüyle adalet, insanlığın ortak hedefi, ortak ideali, ortak mefkûresidir. Şu gerçeklerin hepimiz çok net farkındayız. Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Kanun önünde eşitliğin göz ardı edildiği bir hukuk sisteminde adalet olmaz. Aynı şekilde, mükâfat ve mücazat dengesinin iyi kurulmadığı, hak ve özgürlüklerin giderek aşındığı bir ortamda adalet kendisine yer bulamaz.

"MEVCUT SİSTEMİN HAKKANİYETLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMADIĞINI ARTIK HERKES BİLİYOR"

Değerli dostlar, bu hususların her biri tüm aktörleriyle ve kurumlarıyla uluslararası sistem içinde geçerlidir. Devletin en temel sorumluluğu nasıl ki adaleti tevzi etmekse, kural ve ilke temelli olduğu iddia edilen uluslararası sistemin de asli misyonu küresel barış ve güvenliği tesis etmektir. Nitekim 81 yıl önce San Francisco'da imzalanan ve bugünkü sistemin hukuki zeminini oluşturan Birleşmiş Milletler Şartı'nın birinci maddesi, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkindir. Uluslararası barış ve güvenlik ise hepimiz biliyoruz ki adalet olmadan sağlanamaz. Bugün ne yazık ki hem temsil hem işlev hem de meşruiyet açısından ağır yara almış, güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız. Birleşmiş Milletler çatısı altındaki 190'dan fazla ülkenin iradesinin, veto imtiyazına sahip sadece beş üyenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve sağlıklı olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Birileri odadaki fili görmemekte ısrar etse de mevcut sistemin hakkaniyetli ve sürdürülebilir olmadığını artık herkes biliyor. Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Uluslararası anlaşmalar, deyim yerindeyse, hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. İlkeler, normlar, sistemin merkezinde yer alan kurallar, bunların tamamı ayaklar altına alınmış durumda.

Kıymetli dostlar, bunları hamaset olsun, polemik olsun veya ajitasyon için söylemiyorum. Tam tersine, bunlar yüzleşmemiz gereken acı gerçeklerdir. Kabul edelim ki neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var. Ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz. Eğitim ve teknolojiye erişimden iklim kriziyle mücadeleye, gıda güvenliğinden gelir adaletsizliğine kadar pek çok alanda ülkeler arasındaki makas giderek açılıyor. Dünyanın bir bölümü son derece kısıtlı şartlar altında, yokluk ve yoksulluk içinde hayata tutunmaya çalışırken lüks ve şatafat içinde yaşayan diğer bir kesim sistemin tüm nimetlerinden faydalanıyor. Soruyorum, dünya genelinde sayısı 60.000'i ancak bulan bir avuç elitin 4 milyar insandan üç kat daha fazla servete, gelire ve imkâna sahip olması adil midir? Hakkaniyetli midir? Çevreyi hoyratça kirleterek zenginleşen gelişmiş ülkelerin, iklim değişikliğinde hemen hiçbir etkisi olmayan ülkeleri yalnız bırakması adil ve hakkaniyetli midir? Krizlerin çatışmaları tetiklediği, çatışmaları savaşların takip ettiği, savaşların ise istikrarsızlıkla neticelendiği bir tabloda sistemde bir sorun yok diyebilir miyiz? Sistemdeki yapısal sorunları enerji güvenliğinden ticaret yollarına, lojistik ve ulaştırma koridorlarından teknolojik ve sivil altyapıya kadar her alanda hepimiz yaşamıyor muyuz?

"HÜRMÜZ'DEKİ TIKANIKLIK, ONCA ÇABAYA RAĞMEN AYLARDIR BİR TÜRLÜ GİDERİLEMEDİ"

Bakınız, şurası çok önemlidir. Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık, onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi. Rusya ve Ukrayna arasında dört buçuk yılı geride bırakan savaş, her ay binlerce can kaybıyla hâlen devam ediyor. Lübnan'da, Yemen'de, Somali'de, Sudan'da, bölgemizin ve dünyanın daha pek çok yerinde neler yaşandığını hepimiz görüyoruz. Hepsinden önemlisi, Gazze'de tam üç yıldır tüm dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor. Siviller acımasızca şehit ediliyor. Çoğu çocuk ve kadın, 74.000'den fazla Gazzeli katledildi. Savaşta bile dokunulmaması gereken okullar yerle yeksan edildi. Üniversiteler, hastaneler, ibadethaneler vuruldu. Binlerce çocuk elini, ayağını, vücudunun bir azasını kaybetti. Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü.

"TÜRKİYE TAVRINI ÇOK NET BİÇİMDE ORTAYA KOYMUŞTUR"

Open Questions

  • Küresel sistemde yapılması talep edilen reformlar nasıl hayata geçirilecek?
  • Gazze'deki krizin durdurulması için somut hangi adımlar atılacak?

Related Topics

This article was originally published by Milliyet Son Dakika.

Related Stories

More on this topicrecep tayyip erdoğan