Breaking
INTLArsenal forward Gabriel Martinelli joins Saudi Pro League side Al-Hilal in £60m transferARWarnings of cyber attacks powered by artificial intelligence threatening critical infrastructure in the United StatesPLAccident on the A1 motorway near Stobiecko Szlachecki - one person diedTRFenerbahçe-Beşiktaş derby will be managed by Halil Umut MelerKRSeoul to close roads for fireworks festival and marathon this weekendBRWeather forecast for Osasco (SP) indicates sun and lots of clouds this Friday (4)INTwo workers rescued alive from Nepal hydropower tunnel after nine daysBRProject 'Eternos' with Ralf and Paraná opens shows at the 62nd edition of Camaru in UberlândiaCRYPTO-FRCrypto arbitrage: profit strategy without direction, but increasingly difficult for individualsPLBrazil expresses concern about the EU's decision to suspend imports of poultry and beefINTLArsenal forward Gabriel Martinelli joins Saudi Pro League side Al-Hilal in £60m transferARWarnings of cyber attacks powered by artificial intelligence threatening critical infrastructure in the United StatesPLAccident on the A1 motorway near Stobiecko Szlachecki - one person diedTRFenerbahçe-Beşiktaş derby will be managed by Halil Umut MelerKRSeoul to close roads for fireworks festival and marathon this weekendBRWeather forecast for Osasco (SP) indicates sun and lots of clouds this Friday (4)INTwo workers rescued alive from Nepal hydropower tunnel after nine daysBRProject 'Eternos' with Ralf and Paraná opens shows at the 62nd edition of Camaru in UberlândiaCRYPTO-FRCrypto arbitrage: profit strategy without direction, but increasingly difficult for individualsPLBrazil expresses concern about the EU's decision to suspend imports of poultry and beef
BackŞükran Soner Anısına Bir Mektup
Şükran Soner Anısına Bir Mektup
NEWS
CumhuriyetyesterdayOpinion2 min readTürkiyeView translation

Şükran Soner Anısına Bir Mektup

Quick Look

  • Cumhuriyet gazetesi yazarı Şükran Soner'in ölümüne dair bir mektup, onun yaşamı, emeği, demokratik mücadele, kadın dayanışması ve gazetecilikteki rolü anlatılıyor.
  • 1968'den 2001'e kadar ortak deneyimler, Pınar Selek'in çağrısına yanıt verip Diyarbakır ve Batman yolculuğu ve onun yazısındaki özeleştiri vurgulanıyor.

AI-generated summary

Why It Matters

Şükran Soner, Cumhuriyet gazetesi yazarıydı. 1968'den itibaren gençlik hareketleri, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri dönemlerinde aktif oldu. 2001'de Pınar Selek'in çağrısıyla kadın gazetecilerle birlikte Diyarbakır ve Batman'ya giderek barış için kadın dayanışması oluşturma çabası gösterdi.

Font size

Canım Şükran,

Dün sabah, önce Cumhuriyet gazetesinin bahçesinde, sonra Şişli Camisi’nin avlusunda tüm Cumhuriyet âşıklarının, emek tutkunlarının, örgütlü mücadeleye inananların, seninle ve senin aracılığınla birbirimizle kucaklaşmalarını görmeliydin. Şimdiden seni ne çok özledik, bilemezsin. Ya da bilirsin ve biraz sonra bizlere telefon edip “Sakın üzülmeyin” diye bizleri teselli edeceksin. Çünkü öyle bir yapın vardı. “Şükran ablalığın” bu yapıdan geliyordu, asla yaşından değil.

Dün söz alan herkes senin tüm özelliklerini sıraladı: Ahlakın, dürüstlüğün, etik duruşun, çalışkanlığın, emeğin ve işçi sınıfının sesi olman, örgütlenmeye olan inancın, insan hakları savunuculuğun, sendikal mücadelede öncülüğün, gazetemizin belleği olman, gençlere yol göstericiliğin, alçakgönüllülüğün... Hepsi hepsi gerçeğin ta kendisi. Oğlun Devrim’in o müthiş iki tümcesi hepimiz için bir çağrıydı!

“Üzüldüğüm bir şey var” dedi. “Annem demokratik bir ülkede ölemedi. Ama bu ülkede, daha özgür, daha demokratik bir ülkede yaşamayı becerirsek annem ve onun gibi insanların emekleri de anlam kazanacak.”

İşte canım Şükran, bu tümceler, seninle dün kucaklaşan tüm insanlara, senin savunduğun ilkeler doğrultusunda mücadeleye devam etmemiz çağrısıydı.

***

Geriye birbirinden çarpıcı anılar, anekdotlar, fotoğraflar kaldı. İşte birkaçı:

Yıl 1968. Sonbahar. Üniversiteler ayakta. Dünyadaki 68 gençlik ateşi Beyazıt Meydanı’na da sıçramıştı. 12 Mart darbesinin taşları döşenmekte. Öğrenci olaylarını izlerken tanışıyorum Şükran Soner’le. O Cumhuriyet’te, ben Milliyet’te muhabiriz. İlk andan kaynaşıveriyoruz. 22 yaşındayız.

12 Eylül 80 faşist darbe silindir gibi geçmiş ülkenin üzerinden. Birçok arkadaşımız, sanatçı, yazar hapiste. Barış Derneği davasının duruşmalarında basına ayrılmış en ön sırayı kapmak için Şükran’la birbirimizi kolluyoruz. 30’lu yaşlardayız.

Yıl 2001-Pınar Selek’in çağrısıyla, bir grup kadın gazeteci Diyarbakır ve Batman yolcusuyuz. “Barış için kadın dayanışması” yaratmanın peşindeyiz. Barış konusunun erkeklere bırakılmayacak denli önemli olduğunun bilincindeyiz. 50’li yaşlardayız.

Pınar Selek’in çağrısına yanıt verip katılanlar şöyle: Şükran Soner, Duygu Asena, Zeynep Atikkan, Zeynep Avcı, Nilgün Cerrahoğlu, Yaşar Seyman ve Saynur Varışlı... Gittik, kucaklaştık, tartıştık, birbirimizi dinledik. Dönüşte hepimiz izlenimlerimizi yazacağız.

Yalnız bu arada bir şey oldu içimizden üçü, Milliyet’ten kovuldu: Duygu, Nilgün ve ben. Biz şaşkın şaşkın dolanırken Şükran derhal araya girdi. “Kızlar siz sakın üzülmeyin. Ben Cumhuriyet’le konuştum, sizler de izleninizi Cumhuriyet’e yazın, hepinizinki basılacak” dedi. Elbet çok sevindik. Öyle de oldu. 20 Mart 2001 tarihli Cumhuriyet’in ortasında karşılıklı 8 ve 9. sayfalarına yerleştik.

2001 yılından sonra Şükran’la aynı gazetede, Cumhuriyet’te çalışma onuruma, bir de dostluğumuzu pekiştirmenin sevinci eklendi.

Dün törenden sonra arşive inip o sayfalara yeniden baktım, okudum. En muhteşemi elbet Şükran’ın yazısıydı. Ve bir özeleştiri vardı: “Alt tarafı bir avuç kadın gazeteci-yazar, Diyarbakır’a gitmiş, olağanüstü sevgi, karanfiller, zılgıtlarla karşılanmıştık. Bu hak edilmemiş sevgi gösterileri insanın canını yakıyor. Eziyor, utandırıyor” diyordu. Yazısını neredeyse meydan okuyan bir soruyla bitiriyordu: “Kadınların bu birlikteliği için geç kalınmamış mıydı?”

***

Canım Şükran, daha yüzlerce anı, fotoğraf, öykü var anılar dünyamızda. Belki bir gün hepsini bir araya getiren birileri çıkar. Bugün ben sana kadın sorunlarına ve barış mücadelesine verdiğin katkılar için de ayrıca teşekmek istiyorum.

Bir de... Bir de... Sadece olduğun insan için.

Open Questions

  • Şükran Sonerin ölü nedeni nedir?
  • Meptubu kim tarafından yazıldı ve ne zaman yayımlanmıştır?

Related Topics

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories

An Analysis of War, Humanity and Peace
Developing·

An Analysis of War, Humanity and Peace

The article deals with the historical and symbolic transformation of the Second World War, which started on September 1, 1939, into World Peace Day. He emphasizes that wars enrich only a small minority, and the majority are victims. Mustafa Kemal Atatürk's 'War is a murder unless the life of the nation is in danger!' It starts with the words "and explains the damage done to humanity by imperialism, arms trade and dirty politics with historical examples (Iran-Iraq War, Gulf Wars, Syria and Gaza conflicts). In the end, he argues that peace can only be achieved through education, science, technology and economic power and that internal peace is a priority for Türkiye.

Cumhuriyet
2 min read
Participation rate in cultural and artistic events in Istanbul decreased by 45.8%; satirical observations on social pressure and judicial interventions
Developing·

Participation rate in cultural and artistic events in Istanbul decreased by 45.8%; satirical observations on social pressure and judicial interventions

The text deals with the difficulties of daily life, where 45.8% cannot participate in cultural and artistic events due to the cost of living in Istanbul, the judiciary has been turned into a tool of oppression, discourses about ideas and being poor, tensions within the party, artists and comedians face legal problems, and various satirical notes on social sensitivity.

Cumhuriyet
2 min read
August 30 Victory and Groups That Cannot Be Celebrated
Opinion·

August 30 Victory and Groups That Cannot Be Celebrated

While the August 30 Victory is remembered as the turning point of the Turkish nation's struggle for independence, some groups do not celebrate this victory. These groups include FETO members, supporters of the Kurdish political movement, anti-military tutelage liberals, politicians without ideology, those who pose as religious abusers and historians and make imperialist propaganda. The article explains the reasons why these groups rejected the victory in a historical and ideological context.

Cumhuriyet
2 min read
More on this topicşükran soner