
AI-generated summary
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat 2026’da görevine başladı ve siyasi iktidarın karşıtlarını hedef alan yargı işlemlerinde aktif rol oynadığı iddialarıyla gündeme geldi. Sosyal medya üzerinden trol ağlarıyla ilgili iddialar ve fon soygunu soruşturmasıyla ilgili açıklamalar yaparak imaj yenileme çabası içinde olduğu belirtiliyor.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkındaki iddiaları sıralayarak, 9 soru yöneltti.
Şık şunları yazdı:
"Selahattin Demirtaş’tan Ekrem İmamoğlu’na dek siyasi iktidarın “düşmanlarının” yargı sopasıyla saf dışı edilmeye çalışmasında büyük emek harcayan Akın Gürlek, Şubat 2026’da Adalet Bakanı koltuğuna oturtuldu. Gürlek, savcılık döneminde siyasi davalardaki üstlendiği rol ve görev nedeniyle ortaya çıkan imajını düzeltmek için bir dizi hamle yaptı. Adalet Bakanlığı’na getirilmesi siyasi/toplumsal bir polarizasyona neden olan Gürlek, özellikle mal varlığına ilişkin tapu kayıtlarının tartışma konusu olmasından (Gürlek bu konuda delilsiz karalama, mal beyanlarının mevzuata uygun verildiği, yasal süreç başlatılacağı ve yargı görevi nedeniyle hedef alındığına dönük klasik savunmalar yaptı) sonra kurumsal siyasi meşruiyet inşası üzerinden imaj yenileme işlerini hızlandırdı.
En görünür imaj yatırımı çoğunluğu siyasi olmayan faili meçhul cinayetler oldu. Bakanlık bünyesinde birim kurduran Gürlek, yüzlerce eski dosyanın taranıp onlarca olayın aydınlatıldığını düzenli olarak açıklıyor. Bunlar içinde en önemli dosya Gülistan Doku soruşturmasıydı. Ancak Doku soruşturmasının geldiği aşamanın sahibi de Gürlek değil Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’ydu. Doku’nun ölümünün aydınlatılmasına dönük Başsavcı Ebru Cansu’nun emeğinden rant elde etti desek abartı olmaz. Uyuşturucu ve organize suç, bahis, sosyal medyada lüks yaşam–kara para mizansenleri, dijital suç ve dezenformasyon gibi konularla ilgili başlatılan soruşturma/kovuşturma süreçleri hep Gürlek tarafından duyuruldu.
Gürlek’in ne kadar “çalışkan” ve “hakkaniyetli” bir Adalet Bakanı olduğu imajı geleneksel medya ve sosyal medya araçlarından gözümüze sokuluyor. Böylece Gürlek kendi tabanına görünürlük üretirken yeni bir kitleyi de kazanmaya çalıştı/çalışıyor. Türkiye gündemini kilitleyen fon soygunuyla ilgili hakkında çeşitli iddialar da dile getirilen Akın Gürlek, süregiden soruşturmayla ilgili açıklamaları yapan kişi olarak sahne aldı. Hakkındaki iddialara rağmen fon soygunu soruşturmasını kararlılıkla sürdüren bir adalet bakanı görüntüsüyle Gürlek üzerindeki düşen gölgeyi yumuşatmaya çalışıyor. Bu çalışma için hem iktidar yanlısı geleneksel medya hem de sosyal medyanın trol hesapları kullanılıyor.
Sosyal medyadaki trol mekanizması, Fahrettin Altun’un yönettiği dönemde İletişim Başkanlığı tarafından kurulan bir ağla daha organize bir hale getirilmişti. Altun döneminde İletişim Başkanlığı kadrosunda olan Furkan Torlak orada edindiği tecrübeyi Adalet bakanlığına taşıyarak Akın Gürlek’in vazgeçilmezi oldu. Torlak muhalif toplumsal tabanın en çok ses çıkardığı yer olan en kalabalık sosyal medya uygulaması X’in “ünlü”, “çok takipçili” trol hesaplarının yanı sıra çeşitli medya organlarının bilinen iktidar yanlısı olmayan kimi isimlerinin de dahil ettiği bir sistem kurdu. Bir telefon hattı üzerinden whatsapp uygulamasıyla kurulan iletişimle kurulan ağla Akın Gürlek’in açıklamaları vs iletiliyor ki bunda sorun yok. Ama kamuoyunun bildiği isimlerin ya da dikkatlerin yoğunlaştığı kimi soruşturmalarla ilgili şüpheli haklarını ihlal eden bilge, belge, fotoğraf ve görüntüler ile doğrulanmamış dedikodu mahiyetindeki haberler de bu sistemle servis ediliyor. Aşağıdaki görsellerde bazı örnekler bulunuyor.
Sistem ilkin, Özgür Özel’in genel başkanlığı sırasında CHP’li belediyeleri ve kimi isimleri hedef alan Tamar Tanrıyar üzerinden işletilmeye başlamıştı. Ancak Tanrıyar’la ilgili açılan soruşturmayla yöntem değiştirildi ve bu yeni sistem devreye sokuldu.
Bu uzun girişten sonra Adalet bakanı Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:
1-) Adalet Bakanlığı kadrosunda Mehmet Kap siminde bir kişi çalışmakta mıdır?
2-) Mehmet Kap ismi gerçek midir yoksa sahte bir kimlik mi yaratılmıştır.
3-) Kurulan sisteme dahil edilen trol hesap sahipleri ile medya mensupları ile +905070317XXX nolu telefon hattı ile whatsapp üzerinden Mehmet Kap adıyla kamuoyu yönlendirilmesi için iletişim kuran kişi Furkan Torlak mıdır?
4-) +905070317XXX nolu telefon hattı Suriye uyruklu bir kişi adına mı kayıtlıdır?
5-) +905070317XXX nolu telefon hattı ile Furkan Torlak’ın kullanımında olan şahsi telefonlarının sinyal baz kayıtları aynı sürekli aynı konumlarla örtüşmekte midir?
6-) Söz konusu telefonların nereden sinyal verdiği, hangi baz istasyonlarına bağlandığı ve bu kayıtların Furkan Torlak’ın hareketleriyle örtüşüp örtüşmediğine dair bir teknik inceleme yaptırılacak mıdır?
7-) İletişimde olunan trol ve medya ağına dahil kişilere yürütülen soruşturmalara dair şüpheli haklarını ihlal eden biçimde bilgi, belge, fotoğraf, görüntüler ile Akın Gürlek’i koruma ve reklamı amacıyla hazırlandığı iddia edilen toplu şablon paylaşımlar, ağın yaydığı dezenformasyon faaliyetlerine ilişkin çekirdek veriler servis edilmekte midir?
8-) Telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, hesap giriş kayıtları, IP bilgileri, baz istasyonu verileri ve sosyal medya hareketlerine dair bir inceleme başlatarak Mehmet Kap kimliğinin arkasındaki yapının ortaya çıkarılması için bir girişiminiz olacak mı?
9-) Şüpheli haklarını ihlal eden bu yasadışı fillerden Adalet Bakanı olan sizin bilginiz var mıdır?"
Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve 7 kişi hakkında “nitelikli cinsel saldırı” ve “suç örgütü kurma” suçlamalarıyla düzenlenen yeni iddianame, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiş ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, reddedilen ilk iddianameden farklı olarak, Adalet Bakanlığı Basın Müşaviri Furkan Torlak ve eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in şüpheli ve tanık ifadelerinde geçen, ancak suç isnadı içermeyen adları çıkarılmıştı.
Öte yandan, YENİ Parti lideri Özgür Özel, uyuşturucu operasyonlarında da adı geçen Furkan Torlak'a işaret ederek Adalet Bakanlığı yakınında resmi olmayan bir yapı oluşturulduğunu öne sürmüştü. Özel, ismini vermeden Torlak hakkında şunları söylemişti:
"Bu kadrolarda, bu kadrolara biri daha peyda oldu arkadaşlar. Akın Gürlek'in kendi yürüttüğü İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında adı geçen biri. Her ifadede adı geçen biri. Paldır göndür içeri konulan biri. Sonra efendim birden iddialar konuşulmuş, yazılmış. Bu iddiaların yüzde 1'i bile gerçek olsa tutuklanacakken tutuklanmayan biri. İletişim Başkanlığı'nda güya dezenformasyondan sorumlu bir işin, yapının başında biri. İletişim Başkanlığı'ndan 'uyuşturucu operasyonu var' diye eli ayağı kesildi, apar topar atıldı.
Ne olmuş biliyor musunuz? Adalet Bakanlığı'nın yanında yetkisiz, güya gayrı resmi bir oda açmışlar, gidenler anlatıyor. Oraya bunu oturtmuşlar. Oradan Adalet Bakanlığı adına haysiyet cellatlığı yapıyor. Ne yapıyor biliyor musunuz? Bir metin yazmış, 'çıkarıp okuyacağım' dedim, danışman arkadaş 'yapmayın efendim olmaz' dedi. 'Bu mecliste tutanağa sokmayın bunları' dedi. Filanca kişinin... bakın kişi başka bir şeyle suçlanıyor. O kişinin cep telefonu alınmış. Cep telefonu içinden, bakın yalan olduğuna da yüzde 1 milyon eminiz ama... filanca kadına bu ayıp mesajlar atılmış bilginiz olsun diye basına servis ediliyor. Devlete emanet bir telefon var. Kişinin suçu yok ama olsa bile o telefon devlete emanet. O telefon birinin eline geçiyor. Adalet Bakanı'nın yan odasından haysiyet cellatlığı için bunlar yayılıyor ki o kişinin direnci kırılsın, eşiyle arası bozulsun... Söz konusu kişi ismini bile gizlemeden... Ha, basının ne kadarı bunu yapıyor? Vallahi burada oturanların çoğu yapmıyor, Allah razı olsun. Ama Akit var mesela, Akit gazetesi. O, onu aldığı gibi alıp yapıştırıyor. Aldığı gibi yapıştırıyor. Ya da kendileri çeşitli rezil kayıtlarda Amerika'da isimleri ortaya dökülenlerin televizyonu var, gazetesi var. Onlar mesela onun hemen hemen dörtte birine, yüzde kırkına tenezzül ediyor, hepsini yazamıyor da. Ya böyle birisi Adalet Bakanı'yla birlikte gelmiş, o da vermiş ona 'otur oradan yaz' diyor."
Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un uyuşturucu dosyasında itirafçı beyanlarında adı geçen Furkan Torlak, Akın Gürlek'in basın müşaviri olarak atanmıştı. Torlak soruşturmada adı geçince İletişim Başkanlığı'ndaki görevinden istifa ettirilmişti.
AI outlook — possibilities, not facts
Adalet Bakanlığı, Mehmet Kap kimliği ve +905070317XXX nolu telefon hattıyla ilgili açıklama yapacak
Possible · Within weeks
Furkan Torlak’ın Adalet Bakanlığı Basın Müşaviri görevinden ayrılma ihtimali artabilir
Possible · Within months
In partial Senate elections in France, 178 out of 348 senators were renewed; The center-right Republicans (LR) became the largest party with 125 seats, the Socialist Group is second with 63 seats, the far-right National Rally (RN) will form a Senate group for the first time with its allies, reaching more than 10 seats, with 4 seats still uncertain.
US President Donald Trump circled the Strait of Hormuz region on the map he shared on social media and called it 'Trump Strait' and claimed that the region was under US control.

Stating that seven of its members lost their lives in the last five days, the Police Force Union announced that there would be a work stoppage across Türkiye on Monday afternoon, September 28. In its statement on its social media account, the General Directorate of Security stated that this work stoppage did not include police officers and only civilian personnel participated.

US President Donald Trump stated in a phone interview with Axios that he was not satisfied with the talks with Iran and said that the amount of oil through the Strait of Hormuz last weekend was more than 20 million barrels.
Green Party candidate and Hannover Metropolitan Mayor Belit Onay won 61.5% of the votes in the second round of the mayoral election, defeating SPD candidate Axel von der Ohe (38.5%). Onay, who came first in the first round with 45.6% of the votes, will serve in the second term for eight years as the first metropolitan mayor of Turkish origin to serve in Hannover since 2019.

Serbian President Aleksandar Vucic announced that he resigned from his post and stated that he wanted to participate in the early general elections to be held on October 25 as an ordinary citizen. Vucic said that he signed the decision to resign and that National Assembly Speaker Ana Brnabic will act as president.