Türkiye Siyasetinde Seçim Senaryoları ve Adaylık Tartışmaları
Seçim yasası değişiklikleri, olası cumhurbaşkanlığı adayları, muhalefetin iç dinamikleri ve anket verileri ışığında siyasi kulisler.
Quick Look
- Türkiye'de yaklaşan seçimler öncesinde seçim yasası, yüzde 50 artı 1 kuralı, olası ittifaklar ve cumhurbaşkanlığı adayları tartışılıyor.
- ASAL Araştırma anketine göre Erdoğan favori konumdayken, muhalefetin adaylık süreçleri ve iç gerilimleri dikkat çekiyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Seçim yasasında yapılacak olası değişiklikler ve yüzde 50 artı 1 kuralı Türkiye'deki ittifak dinamiklerini şekillendiriyor.
Seçimlerden 1 yıl önce seçim yasasında yapılan değişikliklerin seçimlerde geçerli olmuyor. Bu dikkate alınırsa 2027 için en geç ekim ayında ya da 2028 mart ayı esas alınırsa en geç şubat ayında seçim yasasında bir değişiklik yapılmazsa sandığa mevcut sistemle gideceğiz demektir. Ben seçimlere mevcut sistemle gidileceğini düşünüyorum.
SEÇİMİN KADERİ
Seçimlerin ucu gözükünce siyasetin havası değişiyor. Seçimlere doğru ittifak arayışları hızlanacak. Yüzde 50 artı 1 sistemi ve ittifaklar, Türk siyasetinin DNA’sını bozdu. Yüzde 50 alacak partileri yüzde 1’e mahkum etti. 80 öncesinin koalisyon pazarlıklarını gündeme getirdi. Bir fark var. O zaman seçimden sonra koalisyon pazarlıkları yapılıyordu şimdi seçimlerden önce.
Seçim yaklaştıkça ne pazarlıklar dönecek, hayret ederek izleyeceğiz. Siyasi mücadele sertleşecek. Seçimin kaderini CHP ile Yeni Parti arasındaki mücadele ve DEM Parti’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarıp, çıkarmaması belirleyecek.
CUMHURBAŞKANI ADAYLARI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olması konusunda bir tartışma yok. Muhalefetin adayı kim olacak sorusu ise tam anlamıyla çok bilinmeyenli denklem gibi.
Seçim sürecine girince Gezi ruhu CHP ile Yeni Parti’nin ortak aday çıkarması için kampanya başlatacak. Hain ilan ettikleri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yeni Parti’nin cumhurbaşkanlığı adayını desteklemesi için baskı yapacaklar. Kılıçdaroğlu’nun kararı seçim sonucunda etkili olacak.
Şimdilik Mansur Yavaş ve Özgür Özel favori olarak gözüküyor.
İMAMOĞLU RAHATSIZ
Bu arada Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu dışındaki adayları gündeme getirmesi Silivri’de rahatsızlığa yol açmış.
Özgür Özel, “İmamoğlu’nu aday yapamazsak aynı güçte adayı aynı yöntemle belirlemek zorundayız” demişti.
İmamoğlu’nun iki konuda rahatsız olduğu söyleniyor.
1. Kendi dışındaki cumhurbaşkanı adaylarından söz edilmesi
2. Yeni Parti Genel Merkezi’nde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi açılmaması
Özgür Özel bu seçimde parti içinde Ekrem İmamoğlu ekibiyle, parti dışında ise CHP ile mücadele edecek.
ERDOĞAN FAKTÖRÜ
Her seçim siyasetin sırat köprüsü gibidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu seçimlere favori olarak giriyor.
ASAL Araştırma şirketinin bir verisini paylaşacağım. O zaman ne dediğim daha iyi anlaşılacak.
ASAL, “Olası bir savaş durumunda Türkiye’yi kim yönetsin?” diye sormuş. Şimdi verilen cevaplara bakalım.
Ankete katılanların yüzde 48.1’i Erdoğan diyor. Özgür Özel diyenlerin oranı yüzde 12.5
Onu yüzde 6.5’le Mansur Yavaş takip ediyor. Ekrem İmamoğlu diyenler yüzde 3.9 çıkarken Devlet Bahçeli diyenlerin oranı yüzde 3.0 çıkıyor. Selahattin Demirtaş diyenler yüzde 2.5 olurken onu yüzde 1.8’le Müsavat Dervişoğlu takip ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nu tercih edenler ise 1.3’te kalıyor.
Muhalefet adaylarını toplamı yüzde 30.4 çıkıyor. Bu durumda muhalefetin toplamı bir Erdoğan etmiyor.
Kararsız olanlar, cevap vermeyenler ve diğer seçeneğini tıklayanlar ise yüzde yüzde 20.4 çıkıyor.
İKİ VERİ
Bu ankette iki veri önemli:
1. Erdoğan’ın kriz dönemlerindeki liderliği Türkiye’ye güven veriyor.
Erdoğan, sınırımızdaki İran savaşına rağmen Türkiye’nin bölgenin istikrar adası gibi önplana çıkmasını sağladı.
2. Cumhurbaşkanlığı seçimi yüzde 50 artı 1 kuralı olması nedeniyle yüzde 1’in seçimi olarak tanımlanıyor. Bu seçimde yüzde 20.4 oranında kararsızları yanına çeken bu seçimde kazanır.
MUHALEFETİN SORUNU
Muhalefetin sorunu hem krizlerde hem ekonomik sorunları çözümü konusunda topluma güven vermiyor.
Bakın GENAR’ın Ağustos ayı anketinde Türkiye’nin en önemli sorunu ne diye sorulduğunda enflasyon ve hayat pahalılığı yüzde 33’le açık ara birinci çıkıyor. Bu oran 1 ay önce yüzde 28.9’du.
Peki bu sorunu kim çözer diye sorulduğunda halkımız muhalefet çözer demiyor. Yine AK Parti çözer diyor.
Muhalefetin bu konuda şapkayı önüne koyup düşünmesi gerekiyor.
İktidarın ise en önemli sorun olarak enflasyon ve hayat pahalılığının açık ara birinci çıkmasından ders çıkarması gerekiyor.
İran savaşı Türk ekonomisinin dış şoklara dayanıklı hale geldiğini gösteriyor ama vatandaş hayat pahalılığı karşısında dayanacak güçte değil.
ERDOĞAN’IN UYARISI
AK Parti muhalefetin dağınık olmasından dolayı rehavete kapılmasın. Bu uyarıyı ben yapmıyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan yetkili kurullarında yapmıştı. Hem de Yeni Parti’nin ismi üzerinden sosyal medyada magazin yapıldığı bir sırada yapmıştı. “Muhalefetin dağınıklığı sizi rehavete sevk etmesin. Muhalefeti belli bir mesafeden ama ciddiyetle takip edin. Sahada olun. Biz ru be ru yani yüz yüze siyaset yapacağız” demişti. Bu seçimlerde AK Parti’nin rakibi ne Yeni Parti ne CHP. İktidarın rakibi, hayat pahalılığı.
Bu gerçeği dikkate alıp seçimlerden önce emeklileri, Asgari ücretlileri ve esnafı rahatlatmaları gerekiyor.
ÖZGÜR ÖZEL-KILIÇDAROĞLU İLİŞKİSİ
Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında ilginç bir ilişki var. Kılıçdaroğlu yükselirken, gücünün zirvesindeyken Özgür Özel de yükseliyor. Milletvekili, grup başkan vekili hatta grup başkanı oluyor.
Kılıçdaroğlu tasfiye olurken Özgür Özel daha da güçleniyor. Daha da yükseliyor. Kılıçdaroğlu’nu devirip CHP Genel Başkanı oluyor.
Kılıçdaroğlu mutlak butlanla CHP’nin başına dönüyor, Özgür Özel yine kazanıyor. CHP’den ayrılıp kendi partisini kuruyor. Burada bir kazan kazan ilişkisi de yok.
Fikret Kızılok’un “Süleyman hep başbakan” şiirinde olduğu gibi. Kazanan hep Özgür Özel oluyor. Hep Özgür Özel kazanıyor. Süleyman pardon Özgür Özel hep başbakan durumu.
ARŞİV YALAN SÖYLEMEZ
Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun meşhur cumhurbaşkanlığı adaylığına sözü getirip, kafasındaki adayın Ekrem İmamoğlu ya da Mansur Yavaş olduğunu söylemişti.
Ama Ekranlarda Kılıçdaroğlu’nu canhıraş bir şekilde savunmuşluğu var. Meral Akşener’in, “kazanacak aday” tarifinin tam da Kılıçdaroğlu’na uyduğunu söylemişliği var.
“En doğru adayın Genel Başkanımız olduğunu düşünüyorum” demişliği var.
Yani arşiv diye bir şey var.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Seçim yasasında değişiklik yapılmazsa mevcut sistemle gidilecek
Likely · Within months
Open Questions
- Muhalefet ortak bir aday çıkarabilecek mi?
- Ekonomik sorunlar iktidarın oy oranını nasıl etkileyecek?




