ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran'a uygulanan ekonomik baskının Tahran'ın hesaplarını değiştireceğini ve nükleer tesislerin bir daha inşa edilemeyecek şekilde etkisiz hale getirilmesinin hedeflendiğini belirtti.
ABD'li yetkili Vance, Hürmüz Boğazı ve akaryakıt fiyatları üzerinden İran'a yönelik ekonomik baskının sürdürüleceğini, nihai hedefin İran'ın nükleer tesislerini yeniden inşa edemeyecek duruma getirmek olduğunu belirtti.
AI-generated summary
ABD yönetimi, İran'ın nükleer programını engellemek ve ticaret yollarını güvence altına almak için baskı politikası izlemektedir.
Vance, konuk olduğu bir podcast programında, İran gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hürmüz Boğazı'nın İran'ın "kozu" olduğunu, ancak "ticari gemilere saldırılara rağmen" buradan yüksek miktarda petrol geçişini sağladıklarını savunan Vance, ABD'deki akaryakıt fiyatlarını büyük ölçüde düşürdüklerini iddia etti.
Vance, ABD'deki enerji fiyatlarında rahatlamayı ve İran'ı "ticari gemilere saldırıları için cezalandırmayı" başardıkları takdirde bunun İran'a "ekonomik baskı" olarak geri döneceğini ifade etti.
Böylece İran tarafının ABD ile "ne tür bir anlaşma yapmak istediği" konusunda da hesaplarının değişeceğini öne süren Vance, "Elimizdeki en etkili aracın, onlara uygulayabileceğimiz ekonomik baskı olduğu yeni bir safhaya geçtik." dedi.
Vance, ekonomik baskıyı İran'a karşı "nihai hedeflerine ulaşmanın en iyi yolu" şeklinde nitelendirerek, bunu sürdüreceklerine işaret etti.
Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğine ilişkin açıklamalarını hatırlatan Vance, "Yapmaya çalıştığımız şey, sahada yeni bir gerçeklik yaratarak (nükleer) tesislerinin sadece yok edildiğini değil, bunları asla tekrar inşa etmeye çalışmayacaklarını güvenle söyleyebilmektir." diye konuştu.
Trump da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'la ekonomik ilişkilerini sürdüren ülkelere ve kuruluşlara ağır ekonomik yaptırımlar uygulanacağını belirterek, İran'a yönelik yeni bir baskı kampanyası başlatacağını duyurmuştu.
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.