
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, Niğde'de düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin bölgesel istikrar, savunma sanayii ve terörle mücadele hedeflerini değerlendirdi.
AI-generated summary
AK Parti, 25 yıllık iktidar süreci ve Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Ülke genelinde terörle mücadele ve savunma sanayii projeleri öncelikli gündem maddeleridir.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında AK Parti Niğde İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, "Kardeşlikle Kenetlenen, İstikrarla Güçlenen Türkiye" diyerek yola çıktıklarını söyledi.
AK Parti'nin çeyrek asrı geride bıraktığını anımsatan Acar, 25 yılın, ulaştırmadan sağlığa, eğitimden sanayiye, savunmadan enerjiye eser üretme yılları olduğunu belirtti. Faruk Acar, parti olarak ulaştıkları noktayla yetinmediklerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, "Türkiye Yüzyılı"nın kapısını aralamaya devam ettiklerini vurguladı.
Dünyanın çalkantılı bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Acar, şunları kaydetti: "Karadeniz'in kuzeyinde savaş sürüyor. Orta Doğu'da kan durmuyor. Böyle bir coğrafyada Türkiye, hem kendi evini sağlamlaştırıyor hem de bölgesine istikrar taşıyor. Türkiye, Gazze'de ateşkes, Ukrayna'da barış, Suriye'de toprak bütünlüğü için canhıraş çabalıyor. Nitekim Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bu iradeyi bir kez daha ortaya koydu, mazlumun sesi oldu. Aynı kürsüde soykırımcı Netanyahu ise ülkemizi ve Cumhurbaşkanımızı hedef aldı ama hakikat, Netanyahu rahatsız oluyor, korkuyor diye değişmeyecek. Gazze'nin ve tüm mazlumların sesi olmaya devam edeceğiz. Şunu açıkça söyleyelim, Türkiye'nin sesi bu kadar gür çıkıyorsa, arkasında güçlü bir irade ve güçlü bir savunma sanayisi olduğu içindir. Çelik Kubbe'den KAAN'a, KIZILELMA'dan TCG Anadolu'ya kadar her projemiz, milletimizin kendi imkanlarıyla ayakta durabileceğinin ispatıdır."
"Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Acar, Türkiye'nin yarım asır boyunca terörün acısını yaşadığını dile getirdi. Milletin büyük bedeller ödediğine değinen Acar, "Bugün inşallah 'Terörsüz Türkiye' hedefine yürüyoruz. Bu yürüyüş, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve devletimizin kurumlarının gözetiminde ilerliyor. Silahlar bırakılacak, örgüt sona erecek. Bunu güvenlik kurumlarımız tespit edecek, Milli Güvenlik Kurulumuz onaylayacak. Şehidimizin, gazimizin, şehit yakınlarımızın hakkı asla göz ardı edilmeyecek." diye konuştu.
Acar, büyük hedefe odaklandıkları süreçte siyasi tablonun da ortada olduğunu belirterek, muhalefetin bölünmeler ve iç tartışmalar yaşadığını ifade etti.
"BİZ YANLIŞ YAPANI SAVUNMAYIZ"
Muhalefetin yönettiği şehirlerde vatandaşa hizmet yerine reklam ve algı ürettiğini savunan Acar, şöyle devam etti: "Milletimiz bunların hepsini görüyor, hiçbirini gözden kaçırmıyor. Bizim, sermaye piyasalarında oluşan tabloyla ilgili de tavrımız net. Gerek belediyelerdeki yolsuzluklarla, gerek borsa oyunlarıyla kim milletin hakkına, hukukuna el uzatırsa karşısında devleti bulur. Biz yanlış yapanı savunmayız, masumiyet karinesini gözetir, hükmü yargıya bırakırız. Esas garip olan, kendi çevresindeki ağır suçlamalara sessiz kalanların, bize kendilerince ahlak dersi vermeye kalkması. Daha önce de söyledik kendi kirini örtmek için devlet kurumlarına saldıranların, şimdi bu kadar heyecanlanmasına gerek yok. Hukuk işliyor, devlet üzerine düşeni yapıyor. Partimiz de gerekli adımları attı, atıyor."
Siyasetin böyle dönemlerde sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Acar, "Toplumsal kaygıyı büyütmek, yatırımcıyı tedirgin etmek kimseye fayda sağlamaz. Türkiye'nin güçlü finansal yapısı ve üretim kapasitesi, geçici dalgalanmaların çok ötesinde bir zemine oturuyor. Ekonomide istikrarı, üretimi ve vatandaşımızın alım gücünü korumayı önceliğimiz olarak görüyoruz." açıklamasında bulundu.
Faruk Acar, toplantının ardından şehit Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu beldesindeki kabrini ve babaevini ziyaret etti.
Minister of Commerce Bolat announced on his social media account that they represented Türkiye by attending the G20 Trade and Investment Ministers Meeting held in Milwaukee, USA. At the meeting, the future of the global trading system, geopolitical tensions and the problem of excess capacity in the steel industry were put on the agenda. Bolat emphasized that the Joint Comprehensive Framework for Action and the Ministerial Declaration were adopted at the GFSEC meeting and that Türkiye will continue its efforts to defend its interests on international platforms.

Re-Welfare Party Istanbul Deputy Doğan Bekin announced that he resigned from his party due to the statements about Erbakan and Demirel in Suat Kılıç's book 'The Last Isparta'. Bekin stated that his resignation petition was still not processed and emphasized that he resigned at the request of Fatih Erbakan.

NEW Party Konya Provincial Chairman Nejat Türktaş was detained at his home in Ereğli district of Konya during the Ankara-based drug investigation on Saturday, September 26. Türktaş, who was taken to Ankara, was arrested on September 29 after the completion of his procedures and sent to Sincan Prison, and he resigned after his arrest. In his resignation statement, he stated that he was arrested as a result of slander and said that he resigned from his post for the healthy progress of the NEW Party's congress processes.

Re-Welfare Party Istanbul Deputy Doğan Bekin brought up the tensions within the party at the press conference he held in the Turkish Grand National Assembly. Bekin criticized the statements about Erbakan and Demirel in Suat Kılıç's book 'The Last Isparta' and stated that these statements were despicable and hypocritical. He also announced that he resigned from his position as Deputy Chairman and Central Executive Board member in line with Fatih Erbakan's request, but that the petition had not yet been processed and that he would not act alone regarding the resignation, citing the moral responsibility of the voters and the party organization.
French President Emmanuel Macron held a joint press conference with Spanish Prime Minister Pedro Sanchez in Madrid and said 'Welcome back' in response to British Prime Minister Andy Burnham's statement about re-joining the EU. Macron proposed that the British return to the EU, acknowledged the climate and geopolitical concerns of France's young people and stressed that he could not justify violence. He also found anti-Semitic writings attributed to National Rally Party leader Jordan Bardella serious and unacceptable.

DEM Party Spokesperson Ayşegül Doğan and the party management criticized the decision to block access to the T24 news site and social media accounts. Doğan stated that the decision was an intervention in press freedom and called for an end to censorship practices.