
Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği saldırının davasında, saldırganın annesinin tahliye edilmesine aileler ve avukatlar sert tepki gösterdi.
Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin öldüğü Ayser Çalık Ortaokulu saldırısı davasında, saldırganın annesi P.P.M.'nin oy çokluğuyla tahliye edilmesi ailelerin ve avukatların tepkisine yol açtı.
AI-generated summary
Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen ve 9 öğrenci ile bir öğretmenin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin dava yaklaşık 16 saat sürdü.
Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin davanın duruşması yaklaşık 16 saat sürdü. Duruşmada saldırgan İsa Aras Mersinli'nin annesi P.P.M.'nin oy çokluğuyla tahliye edilmesine aileler tepki gösterdi.
"TAHLİYE KARARI İTİRAZ EDECEĞİZ"
Adliye önünde açıklama yapan ailelerin avukatı Özcan Kara ile hayatını kaybedenlerin yakınları, tahliye kararına itiraz edeceklerini belirtti.
Ailelerin avukatı Özcan Kara, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunarak, "Adil yargılanma hakkını burada ihlal etmiş ve caninin annesi P.P.M'nin oy çokluğuyla tahliyesine karar vermiştir. Bu karar derhal Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bizim talebimizle itiraz edilecektir. Ve üye hakimlerin muhalif üye hakim dışında diğerleri için de reddi hakim talebinde bulunacağız. Tarafsızlıklarını kaybettiğini düşünüyoruz. Bu kadar ihmaller zincirine sebep olmuş birinin bu aşamada tahliyesi hukuk skandalıdır. Bir ay önce tensip zaptında aynı başkan tutukluluğun devamı görüşü vermişken bir ay sonra ne değişmiştir? Hatta bu yargılamada ihmaller zinciri daha fazlasıyla ortaya çıkmıştır. Annenin de ihmali ortaya çıkmıştır. Bu ihmaller zincirinde bu tahliye kararı bir hukuk skandalıdır. Biz buna Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ederek bu karara itiraz edeceğiz, tahliye kararına ve Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden tekrar P.P.M'nin tutuklanmasını talep edeceğiz. Ayrıca muhalif üye hakim dışındaki hakimler hakkında da reddi hakim talebinde bulunacağız" ifadelerini kullandı.
AİLELERDEN ADALET ÇAĞRISI
Okul saldırısında hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil'in babası Abdullah Cevdet Yeşil ise, adalet çağrısında bulunarak, şunları söyledi:
"Maalesef adaletimize çok güveniyorduk. Bütün aileler olarak buraya bu saate kadar 15 saatlik, 16 saatlik bir duruşma cereyan etti. 16 saatlik burada evlatlarımız için ve bir daha böyle bir ülkemizde olay yaşanmaması için mücadele verdik. Ama görüyoruz ki maalesef ülkemizde biz ne kadar bazı şeyleri düzeltmek istesek de içimize sızan vicdansızlar, yüreksizler, cesaretsizler, merhametsiz insanlara adalet teslim edilmiş bu ülkede. Bu yüzden bir an önce bu yanlıştan dönülmesine yüce Türk adaletinden temenni ediyorum. Cumhurbaşkanımıza ve Devlet Bahçeli'ye buradan sesleniyorum. 10 yaşında, 11 yaşındaki evladının eline toprağı veren bir baba olarak devletimizin büyüklerine sesleniyorum. Bütün ailelerin temennisidir. Herkese iyi geceler diliyorum. Sağ olun, var olun. Hak, hukuk, adalet."
Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Hayva Şişik de saldırganın annesinin tahliye kararına tepki göstererek, "Bizi 15-16 saattir burada beklettiler, savunmalarını aldılar. Birçok delillerin toplanması gerekirken, rehberlik servisine kaç defa intikal eden adli vakalar bulunurken, annenin ihmalleri yüzde yüz ve bunlar göz önünde bulundurulurken maalesef annenin sadece ‘Benim iki kızım var, evde yalnızlar' lafıyla mı serbest bırakıldı? Bir tanesini terörist yetiştirmiş. Yani bu devlet meselesidir ya. Biz öğretmenimizi, çocuklarımızı toprağa verdik. On can, on can toprağa verildi. Kendi iki kızının yanına geçebilmek için sadece bu talebi mi kabul edildi. Yani bir caniyi yetiştirmiş, iki kızının yanına da gidip Türkiye'ye de hakimin başına bela olacak. Gitsin iki kızının yanına, onlara biraz daha mı destek olacak? Yazıklar olsun" dedi.
Furkan Sancak Balal'ın annesi Tuğba Belli de tahliye kararına tepki göstererek, "Ben tek başıma öyle bir çocuk yetiştirdim ki ibretialem oldu. Onlar iki kişi güya eğitimli çocuk yetiştirmiş, katil yetiştirmiş. Onlar dışarıda. İsterlerse ben içeri girebilirim. Bunu mu istiyorlar? Buna göre mi karar verdiler? Acaba beni mi suçluyorlar? Ben vatana millete hayırlı bir evlat yetiştirdiğim için ben mi suçluyum acaba? Biz mi girelim? Onlar dışarıda olsun, biz mi içeride olacağız. Biz suçlu olacaktık. Bizi içeri atacaklar. Evet. Evet. Bu mu emsal kararlar? Lanet olsun" diyerek tepkisini sürdürdü.
Kerem Erdem Güngör'ün babası Mustafa Güngör ise, "Şimdi saygıdeğer Türk milletine sesleniyorum. Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza, Devlet Bahçeli Bey'e sesleniyorum. Burada on tane has Türk evladı katledildi. On has Türk evladı katledildi. Adam içeride kahkaha attı, güldü, karşımızda dalga geçti. Ben o adama tepki gösterdiğim için hakim bey bana dedi ki: ‘Bağıramazsın.' Ben o adama, sen o caniyi nasıl güldürüyorsun mahkemede? Ben bu çocuğumun hakkını ararken beni niye susturmaya çalışıyorsunuz?" dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na tahliye kararına itiraz edilecek.
Very likely · Within days

In the investigation into the death of Arif Ahmet Denizolgun in 2016, witness doctor Nurettin Demirkol, who found a contradiction between his statements and HTS data, was arrested for the crime of 'false testimony'.

In the case of former nurse Lindsay Clancy, who was accused of killing her three children in the USA, the jury could not reach consensus and the court declared the trial invalid.

The preliminary expert report on the Tuğberk İmamoğlu ship, which sank in the Sea of Marmara with its crew of 10, revealed that human errors and electronic equipment deficiencies caused the accident.

The Istanbul Chief Public Prosecutor's Office requested a prison sentence of 2 years, 2 months to 9 years, 8 months for Göktaş, on allegations of insulting the president, inciting and humiliating the public to hatred and hostility, and praising the crime and the criminal. Göktaş was arrested on July 3, 2026, for allegedly insulting the president and publicly insulting the religious values adopted by a segment of the public.

The General Secretariat of the Presidency notified YÖK that the income earned by civil servants from website content production and platforms such as YouTube is within the scope of the trade ban article of the Civil Servants Law No. 657. DMS President Tuncay Cengiz said that a complete ban on off-duty digital production is incompatible with the realities of the age and called for the law to be reorganized according to the digital age.

The 'ecocide' law, which defines serious, widespread and long-term damage to the environment, has come into force in Belgium. The regulation, adopted in 2024, foresees imprisonment of up to 20 years and fines of up to 1.6 million euros for intentional environmental crimes.