
AI-generated summary
Artvin'in Ardanuç ilçesindeki Bereket köyünde yaşayan görme engelli Kemal Köse ve kardeşi Süheyla Köse, kardeşlerinin desteğiyle birlikte yaşam sürdürüyor. Süheyla Köse, 36 yaşında yetişkin eğitimle öğrenmeye başlayıp 50 yaşında üniversite mezunu oldu.
Artvin'in Ardanuç ilçesine bağlı Bereket köyünde yaşayan doğuştan görme engelli Kemal Köse (74) ile kız kardeşi Süheyla Köse (56), yarım asrı aşkın süredir hayatı birlikte omuzluyor. Köy yaşamının günlük işlerini paylaşan iki kardeşin en büyük destekçileri ise kardeşleri Muhammet ve Oktay Köse oluyor.
Kemal Köse, hayvanların bakımıyla ilgileniyor, odun kırıyor, soba yakıyor ve bahçede çalışıyor. Yaşadığı köyü ve kullandığı yolları ezbere bilen Köse, 17 kilometre uzaklıktaki ilçe merkezine yürüyerek gidebiliyor. Süheyla Köse ise yemek ve ekmek yapıyor, evi çekip çeviriyor, bahçeden ürün topluyor ve süt sağıyor. Oda abisi gibi köyü ve evin etrafını ezbere biliyor.
Köy hayatını kardeşiyle paylaşan Süheyla Köse'nin çocukluğundan beri en büyük hayali okumaktı. Bu hayali için ilk adımı 36 yaşında attı. Ankara'da katıldığı yetişkin eğitiminde kabartma yazı, bilgisayar ve bağımsız hareket eğitimi alan Köse, ardından ortaokul ve liseyi tamamladı. Üniversite sınavını da kazanarak Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümüne yerleşti.
BABASININ İSTEĞİNİ DİPLOMASIYLA GERÇEKLEŞTİRDİ
Süheyla Köse'nin eğitim yolculuğunda babası Latif Köse'nin desteği önemli yer tuttu. Latif Köse, ortaokul yıllarında ders kitaplarını kızına okudu. Üniversite öğrenimi sırasında ise aile üyeleri ve arkadaşları kitapları seslendirerek ona yardımcı oldu.
Kızını üniversite diplomasıyla görmeyi isteyen Latif Köse, Süheyla'nın mezuniyetinden önce hayatını kaybetti. Eğitimini tamamlayıp 50 yaşında diplomasını alan Süheyla Köse, onu babasının kabrine götürdü. Süheyla'nın yaşam öyküsü, kardeşi Oktay Köse tarafından "Süsü" adlı çocuk kitabına da dönüştürüldü.
"KALEMİN, SİLGİNİN VE KİTABIN KOKUSU BENİ ÇOK ETKİLEMİŞTİ"
Okuma isteğinin çocukluk yıllarında başladığını anlatan Süheyla Köse, "Altı yaşındayken abilerim beni aşı için okula götürmüşlerdi. Çocuklar oyun oynarken ‘Keşke ben de okula gelebilseydim' diye düşünmüştüm. Kalemin, silginin ve kitabın kokusu beni çok etkilemişti. Ortaokul kitaplarımı babam okudu. Bazen elektrikler kesildiğinde gaz lambasıyla okumaya çalıştığını hatırlıyorum" şeklinde konuştu.
Ailelere engelli çocuklarının eğitimine destek olmaları çağrısında bulunan Süheyla Köse, "Çocuklarına özgüven aşılasınlar. Onlara bir şeyler yapabilmeleri için yardımcı olsunlar. Hiçbir anne baba sonsuza kadar yaşamıyor. Çocukları en azından kendilerine bir tas çorba koyabilecek, bir bardak su alabilecek kadar özgüven kazansın. Eğitim de çok önemli. Engelli arkadaşlarım da hayata küsmesinler. Hayat o kadar da kötü değil, mücadeleye değer. Bir çiçeğin kokusu, bir kediyi kucaklamak, bir hayvana dokunmak bile hayata bağlanmak için bir sebep" dedi.
"ALLAH'A ŞÜKÜR KİMSEYE MUHTAÇ DEĞİLİZ"
Köydeki yaşamlarını kendi imkânlarıyla sürdürdüklerini söyleyen Kemal Köse, "Allah'a şükür kimseye muhtaç değiliz. Kendimiz idare ediyoruz" dedi. Kız kardeşinin başarısından gurur duyduğunu belirten Köse, "Onu tebrik ediyorum. İyi işler yaptı, başardı. Bizim zamanımızda böyle imkânlar yoktu" diye konuştu.
Süheyla ve Kemal ile birlikte büyümenin hayata bakışını değiştirdiğini söyleyen Oktay Köse, "Sağlıklı insanların bir olaya bakışıyla engelli bir insanın bakışını harmanlayınca ortaya farklı bir şey çıkıyor. Vicdani ve insani olarak farklı yetişiyorsunuz. Çevrenizdeki olaylara farklı gözle bakabiliyor, empati yeteneğiniz çok fazla gelişiyor" dedi.
Süheyla'nın yaşam öyküsünü "Süsü" adlı çocuk kitabına dönüştürdüğünü belirten Köse, "Bir engelli insanın da önü açılırsa neler başarabileceğini çocuklara örnek olsun diye yazdım" ifadelerini kullandı.

Kader Güzel, who returned to Erzurum Oltu after working as a welder for 30 years in Ankara, opened a business with Ahmet Mercan to continue his profession in his father's house and stated that he wanted to be an example for women to acquire a profession with the support of Oltu Mayor Adem Çelebi.

A British woman found 41 Krugerrand and 21 British sovereign gold coins in a biscuit tin, hidden for 50 years; The coins have a modern value of over £113,000 and were sold by Lay's Auctioneers in Penzance.
100-year-old Ali Gül, who lives in Yozgat's Yerköy district, attributes his health to his eating habits, regular work and good will. He stated that he never missed yoghurt, distributed the grapes he produced from his terrace to his neighbors, and went to the hospital only once in his life.

Fisherman Adem Yılmaz in Eskikaraağaç village of Bursa's Karacabey district waited for the 15th anniversary of Yaren, the stork who migrated to Africa. Yaren visited the village for the 15th time on February 24 and met his wife Nazlı at her home on March 10. The stork couple, who were fed by Adam's boat on Lake Uluabat throughout the summer, raised their young, and then started their long journey to Africa as autumn approached. Nature photographer Alper Tüydeş shared Adam's words, "They are gone now, next year if I'm lucky" and stated that the storks sleep on the branches, watching the city lights as they flutter their wings towards the south, and that they will reach Africa first, overcoming difficulties over rivers and lakes, and return in February.

Büşra İşleker, who lost her father and brother at the age of 17, got her driver's license, started driving a tractor, and started production with the 70 decare land she inherited. After paying the debts, he increased his land to 300 decares and now he is farming a total of 600 decares with the 300 decares of land he rented. İşleker, who produces sunflowers, sugar beets, corn and wheat, defines agriculture not as a profession, but as a life of loving plants.

12-year-old F.S. fell into the Botan Stream in Siirt. lost his life. His father, Ö.S., jumped into the water to save him. He was swept away by the current and disappeared. Search efforts were suspended as the weather got dark and will restart in the morning.