Breaking
AUUK Police Arrest Several Men at RAF Fairford After Explosives ScareRU'Major incident' occurs near RAF Fairford in the UKAUWallabies vs Springboks Test in Perth Live CoverageITWar in Ukraine: new Russian attacks, Zaporizhzhia and Kiev hit. Cardinal Zuppi on mission to MoscowITMurder in Turin: teacher and three arrested for the death and dismemberment of ColapietroTRSecurity Alert and Detentions Near RAF Fairford Air Base in EnglandINTLOrange Order permitted to march down Garvaghy Road for first time since 1997FRVisit of Pope Leo XIV to Lourdes: giant mass and highly anticipated meeting with victimsESYoung people begin an indefinite camping trip in Puerta del Sol after the demonstration for housingTRAvalanche in Nepal: 10 people missingAUUK Police Arrest Several Men at RAF Fairford After Explosives ScareRU'Major incident' occurs near RAF Fairford in the UKAUWallabies vs Springboks Test in Perth Live CoverageITWar in Ukraine: new Russian attacks, Zaporizhzhia and Kiev hit. Cardinal Zuppi on mission to MoscowITMurder in Turin: teacher and three arrested for the death and dismemberment of ColapietroTRSecurity Alert and Detentions Near RAF Fairford Air Base in EnglandINTLOrange Order permitted to march down Garvaghy Road for first time since 1997FRVisit of Pope Leo XIV to Lourdes: giant mass and highly anticipated meeting with victimsESYoung people begin an indefinite camping trip in Puerta del Sol after the demonstration for housingTRAvalanche in Nepal: 10 people missing
NewsgatherNewsgather
All StoriesWorldSportsFinanceTechScience
Sign In
All StoriesWorldSportsFinanceTechScienceHealthCultureClimatePoliticsSpace
NewsgatherNewsgather

Real-time global news intelligence. Curated by humans, powered by data.

Sections

All StoriesWorldSportsFinanceTechScience

More

HealthCultureClimatePoliticsSpace

Company

AboutEditorial StandardsAdvertisingCareersPressContact

©️ 2026 Newsgather. A product by All Software 24. All rights reserved.

Privacy PolicyCookie PolicyImprintTerms of UseContent and Editorial PolicyRemoval RequestDelete Your AccountAdvertising PolicyContact
Back|Komedyen Deniz Göktaş’ın Yargı Süreci ve Mizahın Toplumsal İşlevi
Komedyen Deniz Göktaş’ın Yargı Süreci ve Mizahın Toplumsal İşlevi
Developing
Cumhuriyet·1 hour ago·Opinion·5 min read·🇹🇷Türkiye·

Komedyen Deniz Göktaş’ın Yargı Süreci ve Mizahın Toplumsal İşlevi

Deniz Göktaş'ın yarın başlayacak yargılaması vesilesiyle, klasik İslam edebiyatından bugüne mizahın ve hicvin eleştirel gücü.

Quick Look

Komedyen Deniz Göktaş'ın 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve benzeri suçlamalarla yargılanması başlarken, klasik edebiyat üzerinden mizahın ve hicvin toplumsal eleştiri aracı olarak rolü inceleniyor.

AI-generated summary

Why It Matters

Komedyen Deniz Göktaş, çeşitli suçlamalarla 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanmak üzere hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Font size

Komedyen Deniz Göktaş’ın yarın 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Dini değerleri aşağılama”, “Suçu ve suçluyu övme” iddiası ile 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanması başlıyor.

Kendisi belli ki komik olmamak için “komedyen” sıfatını pek sevmiyor. Yaptığı aslında has Türkçe bir iş. Bu işe, öğretmekten öğretmen, yönetmekten yönetmen, güldürmekten de “güldürmen” demek en doğrusu.

“Türkçe Sözlük” nedense bu güzelim sözcüğe yer vermemiş. Vardır ince bir nedeni, diyelim geçelim.

Sayın okurların belki malumudur, bendeniz biraz da komik duruma düşmemek için devlet ve yüksek yargı katında bile iplenmeyen yasa ve anayasa maddelerinden söz ederek yazı yazma yanlısı değilim.

2026 yılı 174 küsur milyarlık bütçesi ile 8 bakanlığı geride bırakan, Cumhurbaşkanlığına bağlı Diyanet İşleri’nin tüm yayınları gibi TDV İslam Ansiklopedisi’ne güveniyorum. Vebal ve günah varsa yönetenlerin başına.

Diyanet İslam Ansiklopedisi’nde “Mizah” için 14; “Hiciv” için 23 ve “Latife” için 6 madde yer alıyor.

Profesör Hasan Çiftçi madde yazarı olarak tanıdım. İncelemeleri de var: “Klasik İslam Edebiyatında Hiciv ve Sosyal Eleştiri (2002).

Çiftçi Hoca’nın çıkış noktası çok çarpıcı:

Hiciv ve mizah, geçmiş toplumların gerçek yüzünü anlamak bakımından methiyelerden daha değerli olabilir.

Neden mi?

Çünkü methiye, yöneticiyi ve güçlü kişiyi çoğu zaman olduğundan çok daha iyi, adil, cesur ve kusursuz gösterirken; hiciv ve mizah toplumun zaaflarını, yöneticilerin tutumlarını, sosyal ilişkileri ve ahlaki bozulmaları daha gerçekçi yansıtır.

Özellikle vurguladığı iki nokta var: Methiye: “Yönetici adildir, herkes huzur içindedir.”

Hiciv/mizah: “Yönetici ve çevresindeki düzenin nasıl işlediğini ortaya koyar”

Dolayısıyla mizah, yalnızca gülmece değil, bir tarih ve toplumu okuma aracıdır.

Çiftçi Hoca, eski Arap, Fars ve Türk edebiyatlarındaki bu kavramların sınırlarının kesin olmadığını özellikle belirtiyor. Hatta birbirlerinin yerine kullanıldıkları da oluyor. Buna rağmen aralarında işlev bakımından önemli farklar bulunduğunu söylüyor.

HİCİV

Temelinde kişisel çıkar, kızgınlık ve kin vardır. Bir kişiyi:

• yermek, • küçültmek, • ayıbını ortaya çıkarmak, • incitmek, • gülünç duruma düşürmek amacı ağır basar.

Bu nedenle hiciv çoğu zaman kişiye yöneliktir.

Çiftçi'nin çok önemli tespiti şu:

Bir kişiye yönelik hicvin etkisi, o kişinin ortadan kalkmasıyla zamanla azalabilir.

Yani hiciv çoğu zaman kişisel ve geçicidir.

HEZEL

Hezel daha çok:

şaka + saçmalık + eğlence + güldürme ekseninde gerçekleşir.

Bazen kaba veya müstehcen unsurlar da taşıyabilir.

Dolayısıyla:

Hezel = “Gülelim, eğlenelim.” diyebileceğimiz alana daha yakındır.

Fakat Çiftçi, hezelin her zaman değersiz olmadığını da özellikle vurguluyor. Mevlânâ gibi büyük isimlerde hezel kavramının zaman zaman eğitim, gerçek ve hikmet taşıyan kapalı anlatımlar için de kullanıldığını belirtiyor

Mizahın ayırıcı özelliği: Gülmenin arkasında bir toplumsal amaç bulunmasıdır. Sadece güldürmek değil, düşündürmek ve değiştirmek.

Mizah:

• toplumsal kusuru gösterir, • yanlış davranışı açığa çıkarır, • mevcut düzeni sorgular, • eleştiri yapar, • mümkünse değişim ve ıslahı hedefler.

Dolayısıyla:

Hezel → güldürür.

Hiciv → yerer.

Mizah güldürürken toplumsal bir probleme saldırır.

Mizahın güldürmesi amacın kendisi değildir.

Gülme, bir çeşit araçtır.

Asıl amaç: yanlışı göstermek → düşündürmek → eleştirmek → düzeltmek.

Bu nedenle mizahın yüzeyinde kahkaha, altında ise ciddiyet vardır. Mizah, öfkeyi doğrudan saldırıya dönüştürmeden eleştiriye çevirebiliyor.

Soru ve sorun şudur:

Neden mizah özellikle güçlü yöneticilerin olduğu dönemlerde önem kazanıyor?

Güçlü bir yöneticiye açıkça:

“Sen yanlış yapıyorsun.” demek tehlikeli olabilir.

Bu nedenle eleştirmen bazen:

• şaka yapar, • kinaye kullanır, • çift anlamlı konuşur, • kendisini aptal veya deli gibi gösterir, • görünüşte saçma bir şey söyler, • fakat aslında çok ciddi bir eleştiri yapar.

Prof.Çiftçi bu durumun özellikle siyasi ve toplumsal baskının yoğun olduğu dönemlerde önemli olduğunu açıklıyor. Bu noktada mizahın çok ilginç bir işlevine işaret ediyor:

* Mizah, hakikati söylemenin “dolaylı yolu” olabilir.

Çiftçi, bazı mizahçıların kendilerini deli göstermelerinin veya eserlerinde müstehcen/saçma unsurlar kullanmalarının nedenlerinden birinin, güçlü iktidarlara karşı eleştiriyi daha güvenli hale getirmek olabileceğini söylüyor.

Bu açıdan: “Deli” görünen kişi aslında en açık gerçeği söyleyen kişi olabilir.

Bu, klasik edebiyattaki meczup, divane, deli, soytarı, nüktedan tiplerinin neden bazen olağanüstü özgür bir konuşma alanına sahip olduğunu anlamak için de çok değerli.

Hiciv ve mizah ise gerçeğin rahatsız edici tarafını gösterir.

Bu nedenle mizah metni yalnızca edebî söylem değildir. “Toplumda nelerin yanlış gidiyor?” sorusunun yanıtını da verebilir.

Prof. Çiftçi'nin makalesini sadece “klasik İslâm edebiyatında mizah” üzerine bir çalışma olarak okumak biraz eksik kalır. Aslında şu soruyu soruyor:

“İnsan, gücü elinde bulunduranlara karşı gerçeği nasıl söyleyebilir?”

Ve mizahın yanıtı şu oluyor: “Doğrudan söyleyemiyorsan, düşündürerek söyle!”

Burada mizah, hakikatin düşmanı değil; bazen hakikate ulaşmanın yöntemi haline geliyor.

Bu noktayı bir adım daha ileri götürürsek: Methiye gerçeği örtebilir.

Hiciv gerçeği açabilir. Mizah ise gerçeği açarken insanı düşündürebilir.

***

– “Klasik İslâm Edebiyatında Hiciv ve Mizah” yalnızca edebî bir eğlence biçimi değildir. İnsan karakterini, toplumdaki kusurları, ahlâkî bozulmaları, sosyal ilişkileri, yöneticiler ile yönetilenler arasındaki ilişkileri yansıtma gücünü de ortaya koyma etkinliğidir.

Bu nedenle hiciv ve mizah yalnızca “güldüren metinler- sunumlar” değil, dönemin insanını ve toplumunu anlamaya yarayan belgeler diye de okunabilir.

Özellikle şu ayrımı akılda tutmak yararlı:

Her mizah hiciv değildir; fakat mizahın içinde hiciv bulunabilir.

Aynı şekilde:

Her güldüren şey mizahın derin anlamına ulaşmaz.

Yani “komik” olmak ile “mizahî bir eleştiri üretmek” aynı şey değildir.

Burada önemli olan yalnızca “kim kime laf sokmuş?” değildir. Asıl soru:

O laf neden söylenmiş ve bize dönemin toplumu hakkında ne anlatıyor?

Tarihi açısından değerli olan taraf budur.

Mizah, yöneticiler üzerinden toplumun kendisine ayna tutma yöntemlerinden biri haline gelebilir.

Bir toplumda:

• rüşvet, • ikiyüzlülük, • makam düşkünlüğü, • adaletsizlik, • bilgisizlik, • gösteriş, • ahlâkî çöküntü

gibi sorunlar varsa, bunların doğrudan anlatılması bazen didaktik ve kuru olabilir.

Mizahın işlevi bu noktada öne çıkar: Sorunu gösterir → abartır → gülünçleştirir → seyircinin/okurun fark etmesini sağlar.

Dolayısıyla mizahın eleştirel gücü, yalnızca “bir şeyi komik göstermesinde” değil, normal kabul edilen şeyi anormal hâle getirerek görünür kılmasında yatar.

Bu çok güçlü bir mekanizmadır. Bu noktada mizahın iktidar karşısındaki işlevi öne çıkar:

İktidar karşısında doğrudan eleştiri ise her zaman kolay değildir.

Mizah, eleştiriyi: şaka → nükte → ironi → alay

Biçiminde dolaylı bir ifadedir. Böylece söylenen sözün iki yüzü olur:

Görünen:

“Şaka yapıyorum.”

Asıl:

“Size ciddi bir şey söylüyorum.”

Mizahın siyasî/toplumsal gücü burada ortaya çıkar.

Fakat bunun ters tarafı da vardır:

Mizah yalnızca güçlüyü eleştirmek için kullanılmaz; güçsüzü aşağılamak için de kullanılabilir.

Dolayısıyla mizahın kendisi otomatik olarak “iyi” değildir.

Mizahın ahlâkî değeri, kime yöneldiği ve neyi amaçladığıyla ilgilidir.

Bugünkü siyasi mizahın önemli bir bölümü hâlâ aynı yöntemi kullanıyor.

Örneğin bir politikacının söylediği söz ile yaptığı şey arasındaki çelişkiyi abartılı biçimde göstermek, klasik mizahın mantığından çok da farklı değildir.

Çünkü mizah, insanın savunmasını düşürerek de düşündürebilir.

Doğrudan eleştiri karşısında insanın zihni hemen savunmaya geçebilir:

“Bana saldırıyor.”

Ama aynı eleştiri mizah aracılığıyla geldiğinde:

“Bir dakika... Bu gerçekten komik.” der.

Sonra ikinci aşama gelir: “Ama neden komik?”

Üçüncü aşama: “Çünkü burada gerçekten bir çelişki var.”

Ve nihayet: “Demek ki sorun bende/toplumda/sistemde.”

İşte mizahın asıl gücü burada.

Kahkaha, düşüncenin kapısını açan anahtar olabilir.

Mizahın “ayna” işlevi

Bu nedenle mizahı şöyle bir zincir halinde düşünebiliriz:

Gülme → fark etme → sorgulama → eleştirme → düşünme

Bazen bunun son halkası: değişme olabilir.

Fakat değişme zorunlu değildir. Zira burada önemli bir sınır var:

Mizah eleştiri yapabilir; fakat eleştirinin gerçekleşmesi, değişimin gerçekleşeceği anlamına gelmez.

Bir toplum kendi kusuruna gülebilir ve ertesi gün aynı kusuru aynen sürdürebilir.

Bu nedenle mizahın gücü çözüm üretmesinden önce, sorunu görünür kılmasındadır.

***

Mizah, gerçeği hafifleterek önemsizleştirmek zorunda değildir; bazen gerçeği taşınabilir hâle getirerek daha görünür kılar.

Klasik İslâm edebiyatında mizah yalnızca bir “gülme güldürme etkinliği” değildir. İnsanı, toplumu, ahlâkı ve iktidarı sorgulayan bir ifade biçimidir.

Mizahın gücü yalnızca güldürmesinde değildir.

İnsanın gülerek fark etmesini, fark ederek düşünmesini ve bazen de düşünerek itiraz etmesini sağlayabilmesindedir.

***

Dileyelim “Gülmeye Hasret” cennet vatanımızda “Terörsüz Türkiye” yolunda uğraş verenlerin emekleri ve nükteleri boşa gitmesin ve Sayın Deniz Göktaş’ın muhakemesinden hayırlara vesile barışçıl bir karar çıksın.

What to Watch

AI outlook — possibilities, not facts

  • Deniz Göktaş'ın mahkemesi görülecek

    Very likely · Within days

Open Questions

  • ?Mahkemeden nasıl bir karar çıkacak?
  • ?Suçlamalara konu olan ifadeler tam olarak nelerdir?

Related Topics

People
Organizations
Places
Topics
This article was originally published by Cumhuriyet.

Quick Look

Komedyen Deniz Göktaş'ın 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve benzeri suçlamalarla yargılanması başlarken, klasik edebiyat üzerinden mizahın ve hicvin toplumsal eleştiri aracı olarak rolü inceleniyor.

AI-generated summary

Story signals

News tone
Neutral
Emotional intensity
Medium
News value
Moderate
Global impact
National
Urgency
Developing
Follow-up likelihood
Likely
Relevance window
Weeks

Source & Reliability

Source
Cumhuriyet
Story type
Opinion
Source quality
Full
Published
1 hour ago
View translation
deniz göktaş
mizah
hiciv
deniz göktaş
Deniz Göktaş
Hasan Çiftçi
14. Asliye Ceza Mahkemesi
Diyanet İşleri Başkanlığı
TDV İslam Ansiklopedisi
Türkiye
mizah
hiciv
mahkeme
diyanet işleri başkanlığı
klasik islam edebiyatı
ifade özgürlüğü

Related Stories

More on this topicdeniz göktaş
Ordinariness: Social and Political Effects from Individual Freedom
Opinion·4 days ago

Ordinariness: Social and Political Effects from Individual Freedom

The concept of banalization is associated with the loss of individual freedom and originality; It is analyzed through authoritarian regimes, fascist tendencies, economic domination and cultural uniformity; The author emphasizes the effects of the lack of resource wealth and the decrease in intellectual vitality on social and individual development.

Cumhuriyet
2 min read
Anthony Bourdain's Legacy on Gastronomy and Travel: Humanity at the Table
Opinion·9/20/2026

Anthony Bourdain's Legacy on Gastronomy and Travel: Humanity at the Table

Anthony Bourdain redefined gastronomy and travel by focusing on people and cultural contexts rather than food. By bringing up the culinary hierarchy, immigrant labor and social classes, he adopted the idea of ​​presenting food as a story and context, not just a taste. His legacy is that he made gastronomy a means of uniting people rather than a means of consumption.

Cumhuriyet
3 min read
Şükran Soner and 68 Moods: The Story of a Journalist's Labor Struggle
Opinion·9/14/2026

Şükran Soner and 68 Moods: The Story of a Journalist's Labor Struggle

The death of Şükran Soner on September 1 is commemorated in the context of Turkey's 68 generation and the labor struggle. He was a journalist who lived the values ​​of 68, defined as the 'state of mind', took an active role in the Cumhuriyet newspaper and the working class struggle, and lived selflessly without putting himself forward. The article emphasizes that his story has not changed over time and has left an unfillable void in society.

Cumhuriyet
2 min read
You need to look at the child's face
Opinion·9/13/2026

You need to look at the child's face

The importance of families making eye contact with their children and noticing the change in children's facial expressions is discussed through a child abuse incident in a neighborhood. The article also discusses the misconceptions of secure attachment and the role of mothers.

Cumhuriyet
3 min read
Morality, Virtue and Justice: An Evaluation from Ancient Greece to the Present Day
Opinion·9/12/2026

Morality, Virtue and Justice: An Evaluation from Ancient Greece to the Present Day

From ancient Greek philosophers to the present day, it has been emphasized that the concepts of morality, virtue and justice are interconnected; It is stated that being a good person requires being virtuous and that justice is a basic virtue. Criticisms are being made that lawyers in Türkiye and around the world lack a moral foundation and that the laws are isolated and used for personal gain. It is argued that the republic is a virtue based on popular sovereignty and that monarchical, feudal and theocratic orders cannot be fair. The AKP government's pressure and arrest practices on elected mayors and politicians are criticized for being an example of lawlessness and immorality. It is emphasized that Socrates opposes the notion of 'strong is right' and that being virtuous and just requires being strong; It is concluded that immoral managers should not be managers.

Cumhuriyet
3 min read
Üsküdar elections and horses in the Islands: An analysis on social disintegration
Developing·9/11/2026

Üsküdar elections and horses in the Islands: An analysis on social disintegration

Through the reversal of the Üsküdar election results two years later and the relocation of horses in the Islands, the concept of 'social disintegration' is analyzed as a process of melting social norms, weakening of trust in the law and deterioration of social ties, beyond democratic regression.

Cumhuriyet
4 min read
More on this topicdeniz göktaş