Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'de insan haklarının ve demokrasinin konsolidasyonu sürecini anlattı, bu sürecin ekonomik ve sosyal refah açısından önemli olduğunu vurguladı, Kürtçe eğitim ve yasal düzenlemeler üzerinden ilerlemeyi anlattı ve uluslararası tepkileri ile mücadele gerektiğini belirtti.
AI-generated summary
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'de insan haklarının ve demokrasinin konsolidasyonu sürecini anlattı, bu sürecin AK Parti'nin kurulundan beri gündemde olduğunu ve yasal düzenlemelerle Kürtçe eğitime izin verilmesi gibi adımların atıldığını belirtti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,Yeşilgiresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Giresun Uygulama Oteli'nde düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programının ardından yaptığı açıklamada, bu yılki ana temalarının, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" diye isimlendirilen, Türkiye'de insan haklarının ve demokrasinin konsolide edilmesi anlamındaki önemli adımı ifade eden süreç olduğunu belirtti.
Yoğun şekilde gündemlerindeki bu süreci anlattıklarını vurgulayan Tekin, "Ben de bu vesileyle konuyla ilgili birkaç hususun altını çizmek istiyorum. Çünkü bahsettiğimiz süreç hem ekonomik hem sosyal refah düzeyinin gelişmesi açısından Türkiye'nin önündeki önemli problemlerden bir tanesi. Bu problemin çözülmesi durumunda hem bu sorun için aktarılan ekonomik kaynaklar daha rasyonel bir şekilde kullanılacak farklı alanlarda hem ülkenin tamamında milli birlik ve beraberliğin tesis edilmesi sonrasında sosyal refah, insan hakları ve demokrasi açısından bambaşka bir Türkiye ile karşı karşıya olacağız. Bu konu, Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ve bizlerin gündeminde olan bir konu." ifadelerini kullandı.
Tekin, uzun yıllar üniversitelerde akademik çalışmalar yaptığını anımsatarak, "Akademik çalışmalarımız esnasında hem yurt içinde hem yurt dışında katıldığımız akademik toplantılarda cevap vermekte en çok zorlandığımız konulardan bir tanesi, Türkiye'de demokrasinin ve insan haklarının işleyişiyle ilgiliydi. Sayın Cumhurbaşkanı'mız 2001 yılında AK Parti'yi kurarken, 'Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' diye bugün dahi kullandığımız motto niteliğinde bir cümleyle yola çıkmıştı." diye konuştu.
Türkiye'de insan hakları ve demokrasi noktasında atılan adımları, yasal değişiklikleri anlatan Tekin, şöyle devam etti:
"Milli birliğin sağlanması açısından temel hak ve hürriyetler amasız, fakatsız herkes için güvence altına alındığı bir ülkede demokrasi de milli birlik de beraberlik de daha rahat şekilde sağlanacaktır. Bunu yapabilmek için aradan geçen 23-24 yıl içerisinde dönemin vesayetçi yapıları, siyasi aktörleri, sosyal iktidar odakları dahil herkesle mücadele ettik. Kürtçe insanların şarkı söyleyemediği bir Türkiye'den, devlet televizyonlarında Kürtçe kanalın olduğu, insanların kendilerini Kürtçe ifade edemedikleri bir Türkiye'den, devletin okullarında Kürtçe isteyen çocuklara Kürtçe seçmeli derslerin verildiği, Kürtçe özel kursların açılabildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığının Kürtçe bilimsel, edebi eserleri yayınlayabildiği bir Türkiye'ye geldik. Ve herkes şunu gördü, bunları yapmak ülkede milli birliğe, demokrasiye zarar vermez. Tam tersine demokrasiyi, milli birliği güçlendirir. Bu noktaya geldik."
"Bu bizim zaten siyasette bulunma sebebimiz"
Geçen yıl MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin devrim niteliğindeki cesur açıklamasıyla beraber sürecin bambaşka bir boyuta eriştiğini belirten Tekin, geçen ay da Türkiye'nin medeniyet birikimine yakışmayan problemin çözümü için yasal düzenlemenin hayata geçirildiğini anlattı.
Tekin, siyaset yapma gerekçelerini şu sözlerle dile getirdi:
"Bu bizim, ben dahil, Sayın Cumhurbaşkanı'mız dahil bizlerin siyaset yapma gereğimiz buydu zaten. İnsanların temel hak ve hürriyetlerini güvence altına alacak, insanca, insan onuruna yakışır bir biçimde yaşayabilecekleri bir Türkiye'yi inşa etmek. Bu bizim zaten siyasette bulunma sebebimiz. Çünkü biz her şeyden önce her bir insanı özel, biricik ve değerli olarak kabul ediyoruz. Ve insan olmasından kaynaklanan temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almayı, kendimiz için neyi istiyorsak onun için de aynı hakların güvence altına alınmasını temin etmek için siyaset yapıyoruz."
Türkiye'nin bu problemi çözmesinden rahatsız olabilecek uluslararası yapılar ve onların ulus içindeki maşalarının süreci engellemek için çok çaba sarf edeceğine dikkati çeken Tekin, şöyle devam etti:
"Çünkü bu problemi çözmüş bir Türkiye'nin ekonomik anlamda, milli birlik anlamında, demokrasisinin güçlenmesi ve bölgedeki diğer komşu ülkelere örnek olması açısından çok kişiyi rahatsız edecek, çok ülkenin, özellikle bundan çıkar sağlayan ülkelerin çok rahatsız olacakları kesin. O yüzden bunun örnekleri de var. Türkiye'de inançla ilgili problemlerin çözümü için adım atıldığı zaman ayaklanan ve bir anda Türkiye'de gündemi değiştirecek sabotajlar yapıldığına şahit olduk. Daha önce, AK Parti iktidarları döneminde 'çözüm süreci' diye bildiğimiz yine aynı parametrelerle hareket eden, Türkiye'de demokratikleşmeyi ve insan haklarını konsolide etmeyi amaçlayan adımlarımız o zaman FETÖ'nün koordine ettiği Habur girişimleriyle, Habur görüntüleriyle bir anda akamete uğramıştı."
Tekin, Türkiye'de kardeşliğin, bir arada yaşama kültürünün dışsal faktörlerin fitne tohumlarıyla sabote edilmeye çalışıldığını belirterek, "Şimdi yapmak istediğimiz şey, içimize sokulan bu hastalığı tedavi edecek bir tedbiri alıyoruz. Bu hastalık tedavi edildiği zaman, bu sorun çözüldüğü zaman ülke olarak, millet olarak hepimiz kazanacağız. Ve hepsinden de önemlisi Türkiye bölgesinde kendi içinde etnik, dini ya da farklı bütün ayrımcılıkları aşmış bir ülke olacak, örnek bir uygulama olacak." diye konuştu.
Bakan Tekin, sürecin bu noktasından itibaren mülki idare amirlerinin, yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin, kanaat önderlerinin, siyasetçilerin, herkesin artık teyakkuz halinde sürece sahip çıkmasını arzu ettiğini dile getirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı olarak sürece karınca kararınca destek vermeye çalıştıklarını belirten Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlarken, bu ülkede Milli Mücadele yürütülürken nasıl hiçbir ayrım gözetmeden herkes elinde avucunda ne varsa destek olduysa aynı anlayışla hareket edeceklerini anlattı.
Bakan Tekin, kendilerinin de yeniden aynı Milli Mücadele ruhuyla bu toplumsal sorunu çözecek, milli birliği ve kardeşliği yeniden egemen kılacak biçimde yol izleyeceklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Eğitim öğretimin başladığı ilk hafta tüm Türkiye genelindeki okullarımızda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler ve farkındalık çalışmaları yapılmasını öğretmenlerimizden rica ettik. Okullarımızda bu tür etkinlikler olacak. Sizler de ebeveyn olarak çocuklarınıza bu tür etkinliklere katılması konusunda, en azından niçin yapıldığının anlatılması konusunda destek olursanız mutlu oluruz. İnşallah bu süreci hep birlikte sağduyulu bir biçimde, demokrasimizi güçlendirecek şekilde, Türkiye'de insan haklarını maksimum düzeyde güvence altına alacak şekilde nihayete erdirmeyi Cenabıallah bizlere nasip etsin diyorum."
Bakan Tekin, kentteki temasları kapsamında Vali Mustafa Koç'u, ardından da esnafı ziyaret etti.
Yeniyol mevkisindeki İmam Hatip Lisesi inşaatında incelemelerde bulunan Tekin, Piraziz Belediye Başkanı Mahmut Esat Ayyıldız ve vatandaşlarla bir araya geldi.
AI outlook — possibilities, not facts
2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk haftasında tüm okullarda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler yapılacak
Very likely · Within weeks
Vice President Cevdet Yılmaz, in his post on his social media account, announced that he will share the details of the Medium Term Program with the public tomorrow at 11:00 at the Presidential Complex. The program is a 3-year road map and will be updated with the aim of maintaining predictable policies in stability as risks in the world and the region increase.
Minister of Justice Akın Gürlek, speaking at the opening program of the judicial year organized by the Istanbul Bar Association No. 2, criticized the double standards of Western countries regarding law and human rights, emphasized the violations of humanity in Gaza, defended the importance and independence of the legal profession, and announced reform steps such as reducing gun license fees.

Vice President Cevdet Yılmaz, in his statement on his virtual media account, announced that they will share the Medium Term Program with the public tomorrow at 11:00 at the Presidential Complex. The program is a three-year economic road map and will integrate strategic priorities regarding the increasing risks in the world and the region.
Italian Prime Minister Giorgia Meloni responded one by one to world leaders who received congratulatory messages for being in power since 2022 and being the longest-lived government in the history of the republic. He responded to President Erdogan's social media post with a special message and emphasized that Italy-Türkiye relations will be strengthened within the framework of historical ties and common interests.

Former HDP Co-Chair Selahattin Demirtaş announced that former Diyarbakır Metropolitan Municipality Co-Mayor Selçuk Mızraklı will be released on Tuesday. Mızraklı was born in Siverek in 1963, lived in Eskişehir and graduated from Hacettepe University Faculty of Medicine. Mızraklı, who was dismissed 5 months after he was elected Diyarbakır Metropolitan Municipality Mayor in 2019 and was kept in prison for about 10 years, was arrested for 2 months in 2017 for being a DTK member.

Four retiree parties in Türkiye established the 'Pensioner Rights Alliance' in order to find solutions to economic problems and act jointly in the elections. The alliance aims to reduce the lowest pension to the minimum wage level and enact the adjustment law.