
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, yarın açıklanacak PISA 2025 kapsamında Türkiye'nin eğitim performansı ve küresel eğilimler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, PISA 2025 sonuçları öncesinde Türkiye'nin eğitimdeki başarısını, dezavantajlı öğrencilerin performansını ve küresel eğitim eğilimlerini AA'ya değerlendirdi.
AI-generated summary
PISA, OECD tarafından 15 yaşındaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen bilimlerindeki becerilerini değerlendirmek için düzenlenen uluslararası bir araştırmadır.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Genel Sekreteri Mathias Cormann, yarın açıklanacak PISA 2025 kapsamında, Türkiye'nin performansına yönelik beklentiler ve eğitim sistemlerinde küresel ölçekteki niteliksel dönüşüme ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Pandemi sürecinin 2022 PISA sonuçları üzerindeki etkisini, "mevcut sorunun daha da kötüleşmesi" olarak niteleyen Cormann, "Amaç sadece eski seviyemize geri dönmek değil. OECD ülkelerinde okuma ve fen bilimlerindeki ortalama sonuçlar, Kovid-19'dan yaklaşık 10 yıl öncesinden itibaren düşüş gösteriyordu. Ardından matematik, 2018 ile 2022 arasında yaklaşık 15 puanlık, yani yaklaşık 3 çeyrek okul yılı öğrenme kaybıyla keskin bir düşüş yaşadı." açıklamasını yaptı.
Pandeminin öğrenme rutinlerini bozup öğrencileri öğretmenlerinden ve sınıf arkadaşlarından ayırdığını, buna rağmen bazı eğitim sistemlerinin iyi performans sergilediğini belirten Cormann, "PISA 2022, bu daha dirençli sistemlerin daha güçlü ebeveyn desteğine ve daha güvenli, daha düzenli sınıflara sahip olma eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Bu dersler bugün de geçerli. Şimdi asıl sınav, sadece pandemi öncesi seviyelere geri dönmek değil. Daha iyi öğrenmeyi destekleyen koşulları, güçlü temel becerileri, okulda aidiyet duygusunu, ilgili velileri, güvenli ve iyi yönetilen sınıfları ve bağımsız öğrenme yeteneğini güçlendirmek amaçlanıyor." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin üzerine inşa edebileceği gerçek bir başarı geçmişi bulunduğunu dile getiren Cormann, 2003'te ilk kez katıldığından beri PISA sonuçlarının, yol boyunca bazı iniş çıkışlarla birlikte yükseldiğini söyledi.
Cormann, "PISA 2022'de Türkiye'nin matematik ve fen bilimlerindeki puanları şimdiye kadarki en iyileri arasındaydı ve okuma uzun vadeli ortalamasına yakındı. Türkiye ayrıca az sayıda ülkenin başardığı bir şeyi de yapıyor, dezavantajlı öğrencilerden güçlü sonuçlar alıyor. Türkiye'deki öğrencilerin üçte biri, sınava giren tüm öğrenciler arasında en dezavantajlı gruptan geliyordu. Buna rağmen, ortalama matematik puanları, benzer geçmişe sahip öğrenciler arasında dünyanın her yerindeki en yüksek puanlar arasındaydı." değerlendirmesini yaptı.
Cormann, 2022'de Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 61'inin matematikte temel yeterliliğe ve yüzde 5'inin en yüksek seviyelere ulaştığı, OECD genelinde bu oranların yüzde 69 ve yüzde 9 olduğu bilgisini verdi.
İlerlemenin sürdürülmesi için her iki tarafta da sonuçları yükseltmek gerektiğine işaret eden Cormann, şu ifadeleri kullandı:
"Daha fazla öğrencinin temelleri öğrenmesine ve daha fazla öğrencinin en üst seviyeye ulaşmasına yardımcı olmak gerekiyor. Reformların 15 yaşındaki öğrencilerin sonuçlarında kendini göstermesi zaman alır. Bu nedenle ilerleme, tek bir PISA döngüsünde değil, birkaç PISA döngüsünde değerlendirilmeli. Türkiye'nin uzun vadeli istikameti umut vaat ediyor. Şimdi asıl zorluk, bunu tüm öğrenciler tarafından paylaşılan tutarlı ve güçlü sonuçlara dönüştürmekte. PISA 2025, Türkiye'nin bu ilerlemeyi sürdürüp sürdürmediğine dair bir sonraki göstergeyi verecek."
Cormann, OECD'nin dezavantajlı geçmişe sahip olup kendi ülkesinin en iyi çeyreğinde performans gösteren öğrencileri "akademik olarak dirençli" şeklinde tanımladığını belirterek, şöyle devam etti:
"PISA 2022'de Türkiye'deki dezavantajlı öğrencilerin yüzde 12'si matematikte akademik olarak dirençliydi, bu oran OECD ortalaması olan yüzde 10'a kıyasla oldukça yüksekti. Dezavantaj, bir öğrencinin geleceğini belirlemek zorunda değil. Ebeveynler ve öğretmenlerden güçlü destek ile güvenli, düzenli sınıflar fark yaratıyor. Ayrıca öğrencilerin öğrenme yeteneklerine inanmaları, motive kalmaları, hedefler belirlemeleri ve bunları takip etmeleri de yardımcı oluyor. Amaç, bir çocuğun okul başarısını etkileyen en önemli faktörün aile geçmişi olmasını azaltmak, bu da dezavantajlı öğrencilere yüksek kaliteli eğitime erişim ve yeterli öğrenme fırsatı sağlamak anlamına geliyor. İlerleyen süreçte, en güçlü eğitim sistemleri yüksek performansı adil fırsatlarla birleştiren ve daha fazla dezavantajlı öğrencinin potansiyeline ulaşmasını sağlayan sistemler olacaktır."
OECD Genel Sekreteri Cormann, beklenen PISA 2025 sonuçları ışığında eğitimdeki küresel eğilimlere ilişkin de şu bilgileri paylaştı:
"Üç şey öne çıkıyor. Birincisi, temel bilgiler hala en önemli alan. PISA 2022'de OECD ülkelerindeki öğrencilerin yüzde 31'i matematikte, yüzde 26'sı okumada ve yüzde 24'ü fen bilimlerinde temel yeterlilik seviyesinin altında performans gösterdi. Yeni beceriler, güçlü okuma, matematik ve bilimsel anlayışın yerini almamalı, üzerine inşa edilmeli. Öğrenciler yaşamları boyunca öğrenmeyi sürdürmeye hazır olmalı. İkincisi, yapay zeka öğrencilerin nasıl öğrendiği konusunda riski yükseltiyor. Üretken yapay zeka, öğrencilerin bir görevi tamamlamasına yardımcı olabilir, ancak yapay zeka bilgi ve becerilerin geliştiği düşünme ve çaba süreçlerinin yerini aldığında, öğrenme süreci olumsuz etkilenebiliyor. Bu durum, öğrencilerin kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenmelerini ve öğretmenlerin onlara rehberlik etmelerini daha da önemli hale getiriyor.
Üçüncüsü ise PISA'nın bu değişiklikleri yansıtacak şekilde geliştiği. 8 Eylül'de açıklanacak PISA 2025 sonuçları, öğrencilerin okul çalışmalarında yapay zeka kullanımına, meraklarına, azimlerine ve öğrenme sorumluluğunu üstlenme yeteneklerine dair yeni kanıtlar sunacak. Daha ilerisi için konuşursak, PISA 2029 Medya ve Yapay Zeka Okuryazarlığını değerlendirecek. Bu, öğrencilerin dijital içeriği değerlendirebilme ve yapay zekayı etkili, etik ve sorumlu bir şekilde kullanabilme yeteneklerini de içeriyor."
AI outlook — possibilities, not facts
PISA 2025 sonuçları açıklanacak
Very likely · Within days

Samsun Atakum Municipality is carrying out comprehensive cleaning work in primary, secondary and high school schools before the new academic year that will start on Monday, September 14. Operations such as garbage collection, garden washing and cleaning of common areas are carried out. Mayor Serhat Türkel stated that the work will be completed before the students start classes.
Making an evaluation about the performance expected from Türkiye for the PISA 2025 research to be announced tomorrow by the OECD Organization for Economic Co-operation and Development, TEDMEM Director Sunar stated that Türkiye has shown an improvement in science literacy and is closest to the OECD average in this field. He also emphasized the lack of basic skills in mathematics and anxiety about mathematics, and said that precautions should be taken to address these problems.
The Ministry of National Education published a statement guiding families on screen use, sleep patterns and separation anxiety in order to facilitate children's adaptation to school before the new academic year.
OECD Secretary General Mathias Cormann praised Türkiye's long-term rise in PISA results and the academic resilience of disadvantaged students. Cormann emphasized the importance of preserving basic skills in education and the ethical use of new technologies such as artificial intelligence.
UNESCO highlighted on World Literacy Day, September 8, that 739 million people worldwide lack basic literacy skills. Events in Mexico addressed the opportunities and inequality risks posed by artificial intelligence and digitalization in education.

KYK scholarship and education loan application dates for the 2026-2027 period, which millions of university students across Türkiye are eagerly awaiting, have not yet been announced by the Ministry of Youth and Sports.