Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül'de yapılacak seçimler öncesi anketlerde AfD yüzde 40'ın üzerinde oy oranıyla birinci sırada yer alıyor.
AI-generated summary
Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül'de seçimler yapılacak ve anketlerde AfD önde görünmektedir. Almanya'nın yeniden birleşmesinden bu yana doğu ve batı eyaletleri arasında ekonomik ve sosyal farklar sürmektedir.
Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül'de yapılacak seçimler öncesinde yapılan kamuoyu araştırmalarında, Almanya İçin Alternatif (AfD) yüzde 40’ın üzerindeki oy oranıyla açık ara önde görülüyor. Anketlerde AfD yüzde 40-43 bandında birinci sırada yer alırken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) yüzde 22-23 bandında ikinci sırada bulunuyor.
Hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oy oranı yüzde 7-9, Yeşiller'in de yüzde 5-6 bandında bulunuyor.
AfD’nin bu eyalette alacağı oy oranıyla mecliste mutlak çoğunluğu elde etme ve ilk kez Almanya’da bir eyalette iktidara gelme olasılığı bulunduğu için Almanya’da gözler 6 Eylül’de yapılacak seçimlerde olacak.
Gazeteci ve yazar Jana Hensel ile siyaset bilimci ve sosyolog Steffen Mau, Saksonya-Anhalt’ta yapılacak seçimler öncesinde AfD’nin ülkenin doğusundaki eyaletlerde yüksek oy alması ve seçim sonuçlarının ülke siyasetine olası etkilerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Hensel, AfD’nin doğu eyaletlerinde yüksek oy almasının birçok nedeni olduğunu belirterek, Almanya’nın yeniden birleşmesinin üzerinden 36 yıl geçmesine rağmen doğuda bulunan eyaletlerin ülkenin batısındaki eyaletlerin refah seviyesine ulaşmadığını söyledi.
"Çok büyük ekonomik ve sosyal farklar" bulunduğunu vurgulayan Hensel, aynı zamanda iç politika tartışmalarının Batı Almanya perspektifinden yürütüldüğünü ifade etti.
Hensel, Almanya'nın doğusunda yaşayanların birçoğunun "ülkenin kenar mahallesinde yaşadığı" ve "görülmediğini" hissettiğini aktardı.
Saksonya-Anhalt’ın küçük bir eyalet olduğunu, ancak burada yapılacak seçimlerin büyük etkileri olacağını belirten Hensel, AfD’nin Merz’in başbakanlığı döneminde daha da güçlendiğini savundu.
Hensel, "Friedrich Merz döneminde AfD kontrolden çıktı. Uzun süre Almanya'nın doğusunda yüzde 20 civarında oy alan AfD, bugün anketlerde yüzde 40'a ulaştı." dedi.
Bu yükselişin bir önceki hükümetin görevde olduğu dönenin son aylarında başladığını belirten Hensel, "Friedrich Merz'in görev süresinde bu parti çok büyük bir artış kaydetti. AfD'nin yüksek destek almasından büyük ölçüde Friedrich Merz sorumludur." ifadesini kullandı.
Berlin’de gelecek dönemde nelerin yaşanabileceğini şu anda söylemeyeceğini ifade eden Hensel, "Hükümetin düşeceğini düşünmüyorum. Ancak Friedrich Merz’in Almanya Başbakanı olarak görevine devam edip etmeyeceği konusunda en azından soru işareti bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu.
"AfD, demokrasi için büyük bir tehlikedir"
Hensel, bu seçimin federal hükümetin politikalarına, Friedrich Merz’in reformlarına yönelik bir oylama niteliği taşıdığını kaydetti.
Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD’nin aşırı radikal bir teşkilat olduğunu belirten Hensel, "AfD, demokrasi için büyük bir tehlikedir." dedi.
Hensel, AfD’nin Saksonya-Anhalt seçim programına işaret ederek, burada göç politikasının sertleştirilmesinin ve kültür ve eğitim politikasının ideolojik çizgiye çekilmesinin istendiğini anlattı ve bunun çok tehlikeli, köklü değişiklikler öngören siyasi bir program olduğunu söyledi.
AfD’nin iktidara gelmesi durumunda ülkedeki toplumsal iklimin sertleşeceği uyarısında bulunan Hensel, "Irkçılık, göçmen karşıtı söylemler adeta bir eyalet hükümetinden, yani eyalet başbakanından gelmeye başlar. Bu toplumsal atmosferi büyük ölçüde sertleştirir." dedi.
Alman hükümetinin yürüttüğü dış politikanın AfD’nin oylarının artmasında bir etkisi olup olmadığına ilişkin soruya da Hensel, "AfD, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırı savaşından başka hiçbir şeyden bu denli büyük fayda sağlamıyor." cevabını verdi.
Siyaset bilimci ve sosyolog Mau da Saksonya-Anhalt’taki seçimlerin önemli olduğunu belirterek, "Berlin’deki federal hükümet üzerinde de etkileri olacak. Başbakan Merz’i büyük bir baskı altına sokacak." dedi.
Mau, AfD’nin bu eyalette hükümeti kurması durumunda Almanya’da köklü bir değişim olabileceğini kaydetti.
Ülkenin doğusunda neden AfD’nin yüksek oy aldığına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Mau, "Nüfus genel olarak azalırken, göç artıyor. Bu nedenle, küçülen toplumlar çoğu zaman göçten ve yeni göçmenlerden korkuyor. Bu, sadece orada (Saksonya-Anhalt’ta) değil, ülkenin doğusundaki diğer bölgelerinde de gözlemleyebileceğimiz bir durumdur." yanıtını verdi.
Siyaset bilimci Dr. Benjamin Höhne de kamuoyunda AfD’nin Saksonya-Anhalt eyaletinde hükümet sorumluluğunu üstlenme ihtimalinin endişeye yol açtığını belirterek, AfD’nin kamuoyu araştırmalarında Saksonya-Anhalt’ta uzun süreden beri önde olduğunu ifade etti.
Son Federal Meclis ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde AfD’nin bu eyalette ve genel olarak Almanya’nın doğusunda oylarını artırdığının görüldüğüne işaret eden Höhne, AfD’nin Saksonya-Anhalt eyalet meclisinde çoğunluğu elde etmeyi ümit ettiğini kaydetti.
Höhne, ancak son anketlerde Yeşiller gibi küçük partilerin muhtemelen mecliste yer alabileceği ve AfD’nin oy oranının da biraz gerilediğinin görüldüğünü ifade ederek, bu nedenle AfD’nin hükümeti tek başına kurabileceğine ilişkin senaryonun gerçekleşme ihtimalinin şimdilik bir miktar azaldığını dile getirdi.
Höhne, şu an olası görünmese de AfD’nin eyalet yönetiminde yer alması durumunda sadece Saksonya-Anhalt eyaletindeki insanların değil, genel olarak ülkenin etkilenebileceğini belirterek, "Bunun, genel olarak demokrasi üzerinde de etkileri olur." dedi.
Almanya’da eyaletlerin Federal Eyaletler Temsilciler Meclisi (Bundesrat) üzerinden hükümetin yasama sürecine katıldığına işaret eden Höhne, AfD’li bakanların burada muhtemelen Almanya’nın uzlaşı esaslı karar alma yöntemlerinden uzak durabileceği, böylelikle federal düzeyde yönetimin de bir ölçüde zorlaşabileceği uyarısında bulundu.
AI outlook — possibilities, not facts
Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül'de seçimler gerçekleştirilecek.
Very likely · Within weeks

President Recep Tayyip Erdoğan stated that the Sivas Congress was a historical turning point that enabled national forces to unite in a common ideal.

Argentinian President Javier Milei announced that they will increase sanctions against companies participating in unauthorized oil exploration activities around the Falkland Islands and will submit a new bill to Congress.

Minister of Labor and Social Security Vedat Işıkhan announced that they will provide grant support of up to 735 thousand liras to the projects of disabled citizens to start their own business and up to 550 thousand liras to the projects of ex-convict citizens. He stated that applications will be made via e-Government and the deadline is September 16.

IYI Party Chairman Musavat Dervişoğlu criticized the government's investigation moves and the controversial terrorism-free Türkiye process and made evaluations about the presidential election and alliances.

Kemal Kılıçdaroğlu, who was appointed as the chairman of the CHP by court decision, reacted on social media to the events that took place in the deputy mayor elections in Istanbul Üsküdar and Adana Yüreğir.

The body of former Bosnian Serb General Ratko Mladic, who was sentenced to life imprisonment for the Srebrenica Genocide and died on August 27, was brought to Serbia from the Netherlands. The state ceremony plan drew reaction in the EU.