
Soğuk havada omuzları kulaklara doğru çekme refleksi uzun süre sürdürüldüğünde kas gerginliği ve ağrıya yol açabiliyor; uzmanlar, özellikle masa başı çalışanlar için pozisyon değişikliği, kısa egzersizler ve belirtilerde uzman danışılmasının gerektiğini vurguluyor.
AI-generated summary
Soğuk havada vücut ısı kaybını azaltmak için omuzları yukarı tutma refleksi yaygındır; uzun süre bu pozisyon korunması kas gerilimi ve ağrıya yol açabilir.
Havaların soğumasıyla birlikte pek çok kişi farkında olmadan omuzlarını kulaklara doğru çekiyor, gövdesini büzüyor ve boynunu içeri alıyor. Vücudun ısı kaybını azaltmaya yönelik bu refleksi uzun süre sürdürmek ise boyun, sırt ve omuz bölgesinde kas gerginliği, tutukluk ve ağrıya neden olabiliyor.
Uzman fizyoterapist Ahmet Burak Sezgin, özellikle masa başında çalışanların soğuk havalarda duruşlarına ve hareket sürelerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Soğuk ortamda derideki algılayıcılardan gelen iletilerle damarların daraldığını ve vücudun çevreye açık yüzey alanını azaltmak amacıyla büzüldüğünü belirten Sezgin, fizyoterapi açısından asıl sorunun bu pozisyonun uzun süre korunması olduğunu ifade etti.
Omuzların sürekli yukarıda tutulmasıyla üst trapez ve kürek kemiği çevresindeki kasların aralıksız çalıştığını kaydeden Sezgin, bunun kaslarda yorgunluk, hassasiyet ve tutukluğa yol açabileceğini söyledi.
‘HEKİME DANIŞILMALI’
Sezgin, uzun süre omuzları yüksekte tutmanın halk arasında “kulunç” olarak bilinen ağrıların yanı sıra gerilim tipi baş ağrılarını da tetikleyebileceğine dikkat çekti.
Bu duruşun doğrudan boyun fıtığına neden olduğuna ilişkin yeterli bilimsel kanıt bulunmadığını belirten Sezgin, kola yayılan ağrıya uyuşma ya da güç kaybının eşlik etmesi durumunda ise hekim değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Masa başında omuzları kaldırıp gövdeyi büzerek oturmanın göğüs kafesinin hareketini de kısıtlayabileceğini belirten Sezgin, bunun nefes alma rahatlığını etkileyebileceğini söyledi.
Çalışma ortamında kişiyi tek bir “doğru duruşa” sabitlemek yerine pozisyonun sık sık değiştirilmesi ve kısa hareket molaları verilmesi gerektiğini ifade etti. Omuzların istemsizce yukarı çekildiği fark edildiğinde nefes verirken omuzların serbest bırakılmasını öneren Sezgin, bu hareketin üç-dört kez tekrarlanabileceğini söyledi. Ardından başın ağrısız sınırlar içinde sağa ve sola çevrilmesi, oturan kişilerin ise ayağa kalkarak 20-30 saniye yürümesi ve kollarını doğal biçimde sallaması öneriliyor. Sezgin, boynun zorlanmaması ve kütletilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
UZMANA GÖRE OMURGAYI TEHDİT EDEN HATALAR
Son yıllarda bilgisayar ve cep telefonu ekranı karşısında geçirilen uzun saatler, günlük yaşamın sıradan bir parçası haline geldi. Beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Dr. İdris Avcı, son dönemde boyun ağrısı ve boyun düzleşmesi şikâyetleriyle çok daha sık karşılaştıklarını vurguladı. Ağrının her zaman ciddi bir omurga hastalığına işaret etmediğini belirten Avcı, kola yayılan ağrı, uyuşma ve güç kaybı gibi belirtilerde mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekerek boyun sağlığını tehdit eden hataları anlattı.
Telefon ekranında kalmanın omuz ve boyunda sertlik ile yorgunluğa yol açtığını belirten Avcı, sık sık pozisyon değiştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ağrı ortaya çıktığında uzun süreli ilaç kullanımının yan etki riskini artırdığı gibi asıl sorunun gözden kaçmasına da neden olabileceğini anımsatan Avcı, özellikle uyuşma ve karıncalanma gibi şikâyetlerde zaman kaybetmeden uzmana başvurulmasını önerdi.
Son dönemde oldukça yaygınlaşan sosyal medyadaki egzersiz videolarını kişisel sağlık durumunu değerlendirmeden uygulamanın ciddi riskler taşıdığını vurgulayan Avcı, “Egzersizler mutlaka hekim ya da fizyoterapist önerisiyle kişiye özel planlanmalı” dedi.

The Transformation in Tobacco Control report prepared by Hande Atılgan Ankara analyzed the 50-year effects of the Generation-Based Sales Ban. The report showed that this law could reduce smoking prevalence to 3.3%, prevent 1.46 million deaths and 12.79 million cases of disease, produce US$37.1 billion in health expenditure savings and US$370.4 billion in social benefits. He also emphasized that measures such as combating illicit trade and retail licensing are imperative to the success of the policy.

It is emphasized that the problem of urinary incontinence, which is common in women but is not talked about because it is considered embarrassing and normal, can be controlled with correct diagnosis and appropriate treatment. The expert states that this situation is not fate and affects the quality of life.

Türkiye ranked first in Europe and third in the world in childhood obesity. Experts state that eating and movement habits are deteriorating with urbanization, fast food consumption and increased screen time. The perception of 'a chubby child is a healthy child' in families and the problem of lack of supervision in school canteens are deepening. Experts warn that obesity can lead to chronic risks such as type 2 diabetes, hypertension and psychological trauma.

It was determined that all internal organs of 54-year-old Muzaffer Uzunbacak, who applied to Samsun with the complaint of an intestinal mass, were located opposite to normal (situs inversus totalis). The patient regained his health after a successful surgery and was discharged.

More than 1,300 cases of gastroenteritis were recorded on the Greek island of Rhodes between 13 August and 21 September. While hospital admissions continue, the source of the epidemic has not yet been determined.

5-year-old Hatice Serra Kıl, who received dental treatment at a private clinic in Fethiye, fell ill after anesthesia and died in the hospital where she was taken. The little girl's body was buried in Karachulha Cemetery; The exact cause of death will be determined after the autopsy.