
2025-2026 eğitim döneminde çocuk işçi ölümleri %32 artarken, Manisa'da bir lise önünde düzenlenen silahlı saldırıda 11 öğrenci yaralandı.
AI-generated summary
İSİG Meclisi raporu, çocuk işçiliğinin yoksulluk ve MESEM uygulamalarıyla derinleştiğini belirtmektedir. Turgutlu'daki saldırı, okullarda güvenlik eksikliği tartışmalarını tetiklemiştir.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin verilerine göre 2025-2026 eğitim öğretim yılında en az 95 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Çocuk işçi ölümlerinin bir önceki eğitim dönemine göre yüzde 32 arttığı açıklanırken, yeni eğitim yılının ilk günlerinde Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin önünde düzenlenen silahlı saldırıda 2’si ağır 11 öğrenci yaralandı. İki ayrı tablo çocukların çalışma hayatından okul yoluna kadar karşı karşıya kaldığı güvenlik sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Türkiye yeni eğitim öğretim yılına çocukların güvenliğini tartışarak girdi. İSİG Meclisi, 1 Eylül 2025-31 Ağustos 2026 döneminde en az 95 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini açıkladı. Raporun gündeme geldiği günlerde ise bu kez öğrenciler okul yolunda silahlı saldırının hedefi oldu.
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde 22 Eylül sabahı silahla ateş açılması sonucu 2’si ağır 11 öğrenci yaralandı. Şüpheli polis tarafından yakalanırken okulda eğitim öğretime bir gün ara verildi.
ÇALIŞIRKEN 95 ÇOCUK YAŞAMINI YİTİRDİ SIRALARI BOŞ KALDI
İSİG Meclisi’nin 2025-2026 eğitim öğretim dönemine ilişkin verilerine göre en az 95 çocuk işçi yaşamını yitirdi. Bir önceki eğitim öğretim yılında 72 olan çocuk işçi ölümü sayısı böylece yüzde 32 arttı. 2023-2024 döneminde ise 66 çocuk çalışırken hayatını kaybetmişti.
Yaşamını yitiren çocukların 28’i 5-14, 67’si ise 15-17 yaş aralığındaydı. Ölümlerin 37’si tarımda, 27’si sanayide, 18’i inşaatta ve 13’ü hizmet sektöründe meydana geldi. İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin yoksulluk ve güvencesizlikle birlikte derinleştiğini savundu.
Raporda özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri’ne (MESEM) dikkat çekilerek çocukların “eğitim” adı altında uzun çalışma süreleriyle işgücü piyasasına dahil edildiği öne sürüldü. İSİG Meclisi, MESEM’lerin kapatılmasını, mesleki eğitimin okul merkezli yeniden düzenlenmesini ve çocuk işçiliğinin yasaklanmasını istedi.
OKULA GİDERKEN SİLAHLI SALDIRININ HEDEFİ OLDULAR
Çocuk işçi ölümlerine ilişkin verilerin tartışıldığı dönemde bu kez okul güvenliği gündeme geldi. Turgutlu’da öğrencilerin okullarına gittiği sokakta meydana gelen silahlı saldırıda 11 öğrenci yaralandı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu açıklandı. Saldırının ardından şüpheli yakalandı; soruşturma kapsamında ailesinden üç kişi de gözaltına alındı.
Milli Eğitim Bakanlığı saldırının ardından İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitime bir gün ara verildiğini duyurdu. İçişleri Bakanlığı ise olayın tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla iki mülkiye başmüfettişi ve iki polis başmüfettişi görevlendirdi.
EĞİTİM-İŞ’TEN TEPKİ: “ÇOCUKLAR NE OKULDA NE OKUL DIŞINDA KORUNUYOR”
Eğitim-İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Barış Düdü, çocuk işçiliğine ilişkin açıklanan son verilerin çocukların hem eğitim alanlarında hem de çalışma yaşamında yeterince korunamadığını gösterdiğini söyledi. Çocuk işçiliğiyle ilgili açıklanan verilere dikkat çeken Düdü, “Çocuklarımız okulda da okul dışında da maalesef koruma altında değil. Sosyal devletin çöktüğünün adeta bir resmini karşımızda görüyoruz” dedi.
Yoksulluğun derinleştiği ülkelerde bunun en ağır sonuçlarını öncelikle çocukların, ardından kadınların ve yaşlıların yaşadığını belirten Düdü, ekonomik koşulların çocukları erken yaşta çalışma hayatına ittiğini ifade etti. MESEM uygulamalarını da eleştiren Düdü, “Hükümet eliyle MESEM’ler yoluyla çocuk işçiliği yaygınlaştırılıp özendirilirken, yoksulluk nedeniyle çocuklar en küçük tatillerinde dahi çalışmak zorunda bırakılıyor. Oluşturulan ucuz iş gücü sayesinde patronlar sermayelerine sermaye katıyor” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLAR VURULDUKTAN SONRA FAİL ARAMAK YETMEZ”
Barış Düdü, okullardaki güvenlik sorunlarına ilişkin rapor hazırladıklarını ve on binlerce yurttaşın imzasını Milli Eğitim Bakanlığı’na ilettiklerini belirterek, “Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir. Aylardır Bakanlığı uyarıyoruz. Rapor hazırladık, alanlara çıktık, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapısına dayandık. ‘Okullar güvenli değil’ dedik. Çözüm istedik. Ancak sorumluluktan kaçıldı. Yine bir okulun önünden silah sesleri yükseldi. Her olaydan sonra üzülmek sorumluluk değildir. Baş sağlığı dilemek önlem değildir. Soruşturma açmak eğitim politikası değildir. Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir” ifadelerini kullandı.
AI outlook — possibilities, not facts
İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişlerin soruşturma raporu sunması.
Very likely · Within weeks

Members of Karşıyaka Pensioners Platform came together in Karşıyaka for 60-year-old retired police officer Ali Şekeroğlu, who committed suicide during the action held in front of the Constitutional Court in Ankara on September 25, demanding a raise by retirees. The platform stated that Şekeroğlu is a father of two children and retired. In the statement, it was stated that Şekeroğlu participated in the action seeking rights with the Turkish flag and a sign in his hand, and the economic difficulties experienced by the retired citizen.

While peer bullying became a topic of discussion after the school attack in Manisa, Expert Psychologist Gurbet Koç called on families to follow children's behavioral changes and listen instead of blaming them.

Istanbul Family Foundation President Üner Karabıyık stated that children encounter different sexual orientation content on digital platforms at an early age, this situation causes identity crisis and psychological problems, the LGBT lobby is behind this process and this problem can be overcome with psychosocial support. He also emphasized that the age for gender reassignment should be set beyond 25.

The theme of the International Women and Justice Summit, which will be held in Istanbul on 21-22 November in cooperation with the Ministry of Family and Social Services and KADEM, is 'Constructed Beauties'. The aim of the summit is to redefine beauty on the basis of human dignity, gender justice and equal opportunities.

Erdem shared his experiences of bullying due to his physical appearance. She carries out awareness work with the identity of 'Avatar Woman'.

Abuzer and Zeynep Yıldırım, a couple living in Adıyaman, had twin daughters with in vitro fertilization treatment after 34 years. When their daughters Tekbir Gül and Havva Gül said they wanted to visit Anıtkabir, an association took the family to Ankara.