Yapay zekâ yatırımları ve finansal balon riski üzerine Jameson ve 2008 krizinden dersler
Quick Look
- Yapay zekâ ajanlarının örgütlenme korkusu ve YZ’nin insanlığı yok etme senaryoları gündemde iken, ABD’deki yeni kurumsal tahvil ihraçlarının önemli kısmının ‘Muhteşem 7’ teknoloji devleri tarafından yapıldığı ve bu şirketlerin veri merkezlerine ve çiplere trilyon dolarlık yatırımlar planladığı vurgulanıyor.
- Ancak bu yatırımların getiri beklentileri belirsizken, 2008 krizindeki finansal balon mekanizmasıyla benzerlikler gösteriliyor ve enerji, gıda ve borç piyasalarındaki mevcut gerilimlerle birleşerek sistemik risk artışı uyarısı veriliyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Yapay zekâ teknolojileri hızlı gelişirken, özellikle büyük teknoloji şirketleri tarafından veri merkezi ve çip yatırımları artıyor. Bu yatırımların getiri beklentileri belirsizken, finansal piyasalarda 2008 krizine benzer bir balon riski gündeme geliyor. Ayrıca Körfez bölgesindeki çatışma, enerji ve gıda fiyatlarını etkileyerek enflasyonel baskıları artırıyor.
Son aylarda, yapay zekâ ajanlarının, önce birbirlerini bulup sonra örgütlenerek test alanının dışına kaçabilmesi adeta bir panik yarattı. YZ’nin yakın zamanda insanlığı yok edecek kapasiteye ulaşacağına hatta belki de ulaştığına ilişkin, hiç hız kesmeden yoğunlaşmaya devam eden tartışmalar da aklıma Fredric Jameson’u getirdi.
Jameson 1994 tarihli The Seeds of Time kitabının giriş bölümünde “Bugün, dünyanın ve doğanın bütünüyle çöküşünü hayal etmeyi, geç kapitalizmin çöküşünü hayal etmekten daha kolay buluyoruz” diyordu. Jameson bu saptamasını, “Bunu şimdi yeniden formüle edebiliriz: kapitalizmi, dünyanın sonuyla birlikte hayal etme girişimine tanık oluyoruz.” (“Future City” New Left Review 2003/11) biçiminde geliştirdi. Kapitalizmin sonu ile dünyanın sonu aynı şey.
Bu son tartışmalar da ısrarla YZ’nin insanlığı yok etme olasılığı ile spekülatif senaryolar birbirleriyle yarışıyor. Halbuki çok acil ve somut bir sorun daha var: YZ şirketleri, kapitalizmin tarihinin en büyük finansal balonlarından birini yaratıyor. Birinci senaryolar akla Terminator filmini getiriyor. İkincisi ise 2008 krizini tetikleyen gerçek olayları. Sakın bu panik yaratan senaryolar (uydurmadır demiyorum), başka çok daha acil, kapitalizme ilişkin bir şeyi mi gizliyor?
Şu sayılar o “şey” hakkında bize bir fikir verebilir; ABD’de son dönemdeki yeni kurumsal tahvil ihraçlarının yüzde 15 - yüzde 20’si doğrudan “Muhteşem 7” olarak adlandırılan en büyük teknoloji şirketleri ve bunlara bağlı altyapı projeleri tarafından gerçekleştirilmiş. “Muhteşem 7”nin S&P 500 (500 şirket) içindeki ağırlığı: yüzde 33-34, Nasdaq 100 içindeki ağırlığı da yüzde 40- 44 bandında seyrediyor.
“Muhteşem 7” üzerine yapılmış az sayıda araştırma, bunların kanıtlanmış verimlilik artışlarından çok gelecekte elde edecekleri gelir beklentileri üzerinden değerlendirildiklerini gösteriyor. “Muhteşem 7”, veri merkezlerine, çiplere ve hesaplama kapasitesine trilyon dolarlık yatırımlar planlıyor. OpenAI ve Anthropic gibi şirketler ise modellerini eğitmek ve çalıştırmak için milyarlarca dolar harcıyorlar. Bütün bu harcamaların karşılığında ortaya çıkacak gelirlere, verimlilik artışlarına ilişkin beklentilerin kaderi ise belirsiz.
YZ belirli görevlerde önemli sonuçlar elde edebiliyor. Ancak bu sonuçların ekonominin genelinde verimlilik artışı yarattığına ilişkin ortada henüz bir veri yok. Şirketlerin yapay zekâya ayırdığı sermaye ile bu sermayenin getireceği kâr arasındaki açık büyürken finansal sistemin taşıdığı riskler, kimi analistlere göre bir “finansal balon” büyüyor.
2008 krizinde gelecekteki gelir beklentileri üzerine kurulmuş finansal varlıkların, gerçek ekonomik koşullarla karşılaşınca hızla eridiğine tanık olmuştuk. Böylece kredi piyasarında ortaya çıkan tıkanma “uzun durgunluğa” yol açmıştı. Bugün yapay zekâ yatırımlarında, beklenen gelirler gerçekleşmezse, bu yatırımları finanse eden trilyon dolarlara ne olacak?
Üstelik bu soru, dünya ekonomisinin çok kırılgan bir döneminde gündeme geliyor.
Körfez’de savaşın enerji ihracatını aksatması, petrol ve doğalgaz fiyatlarını yükseltiyor. Gübre ihracatındaki kesintiler gıda fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Enerji ve gıda fiyatları artarken enflasyon yükseliyor; faizlerin düşürülmesi zorlaşıyor. Kamu borçlarının faiz yükü ağırlaşıyor.
Körfez ülkelerinin de gelirleri azalıyor, bir bölümünü ABD Hazine tahvillerinde tuttukları dış varlıklarını nakde çevirme olasılığı gündeme geliyor. Bu olasılık gerçekleşmeye başlarsa, zaten yüksek borç ve bütçe açığıyla karşı karşıya olan tahvil piyasalarında ek baskılar oluşabilir. Özetle enerji, gıda ve borç piyasalarındaki sorunların birbirini beslemeye başladığı bir ortam şekilleniyor.
YZ yatırımlarının yarattığı finansal riskler de bu ortamla çakışıyor.
Kapitalizmin iç işleyişini, bunun işçi sınıfının, azgelişmiş bağımlı ülkelerin halklarının omuzlarına yıktığı yükleri, getirdiği acıları her zamankinden daha çarpıcı biçimde gözler önüne seren bir finansal kriz, depresyon olasılığını, ekonomik ve siyasi sorumlularını tartışmak yerine, yine insanlığın olası sonunu tartışmayı tercih ediyoruz. Chat GPT 2008-2026 arasında “bugüne nostalji” (“Pre-posthumous Nostalgia”) temalı (Bakın bugünleri çok ararsınız gibi) yaklaşık 180 film yapıldığını tahmin ediyor.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Yapay zekâ sektöründeki aşırı yatırımlar getiri beklentileri karşılamazsa bir düzeltme olur
Possible · Within months
Körfez çatışması devam ederse enerji fiyatlarıyla enflasyon baskısı yeniden artar
Likely · Within weeks
Open Questions
- Yapay zekâ yatırımlarının gerçekçi getiri beklentileri nedir?
- Bu yatırımlar gerçek ekonomide verimlilik artışı yaratacak mı?
- Körfez çatışması uzun sürerse tahvil piyasalarına etkisi ne olacak?
- Finansal düzenleyiciler bu yeni risklere nasıl yanıt verebilir?







