
AI-generated summary
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'tarladan markete fiyat yolculuğu' soruşturmasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü ve Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından veri toplama ve rapor hazırlama aşamasının tamamlandığını açıkladı.
FERİT ZENGİN, ÇİĞDEM YILMAZ, NESLİHAN KESKİN Haber Merkezi - “Tarladan markete fiyat yolculuğu” soruşturmasını dün NSosyal hesabından duyuran Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, “tarladan markete fiyat yolculuğu”nun mercek altına alındığını ifade etti. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığından Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığından Çiftçi Kayıt Sistemi verilerinin temin edildiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca da kapsamlı rapor hazırlandığını aktardı.
Çiftçilerin beyanı alındı
Türk Ceza Kanunu’nun 237. maddesinde düzenlenen “Fiyatları Etkileme” ve 282. maddesinde düzenlenen “Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama” suçları kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında
Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonuyla, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyona diğer mali birimler de destek verdi. Fiyatlarla ilgili 1029 çiftçinin beyanına başvuran Vergi Denetim Kurulu müfettişlerinin hazırladığı rapor soruşturmanın omurgasını oluşturdu.
Fiyatları manipüle ettiler
14 Temmuz 2026 ve 3 Eylül 2026 tarihli raporlarda, yaş sebze ve meyve sektöründe faaliyet gösteren bazı tedarikçilerin çeşitli yöntemlerle fiyatları yukarı yönlü manipüle ettiği yönünde tespitlere ulaşıldı. Bilgi ve ifadeleri alınan çiftçilere ürettikleri sebze ve meyveleri hangi bedelle ve ne şekilde tedarikçilere sattıkları soruldu. Çiftçilerin beyanları ile tedarikçi konumundaki şüphelilerin ürün alış ve satışlarına ilişkin defter ve belgeler karşılaştırıldı. Ayrıca Rekabet Kurulu, Ticaret Bakanlığı ile İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Antalya Büyükşehir Belediyelerinin Hal Müdürlüklerinden, şüphelilerin yaş sebze ve meyve ticaretindeki işlem hacimlerine ilişkin bilgi ve raporlar istendi.
207 firma araştırılıyor
Bu kapsamda, toplam mal alımlarının en az yüzde 70’i müstahsil makbuzuna (vergi mükellefi olmayan üretici makbuzu) dayanan firmalar ile müstahsillerden belgeli alım tutarı 300 milyon lira ve üzerinde bulunan firmaların riskli mükellef grubunda değerlendirildiği, belirlenen kriterler doğrultusunda 207 firmanın araştırma kapsamına alındığı kaydedildi.
Bazı firmaların brüt satışlarına kıyasla düşük kârlılık beyanında bulunduğu, sahte veya yanıltıcı müstahsil makbuzları düzenlediği ve envanter kayıtları ile Hal Kayıt Sistemi arasında uyumsuzluklar bulunduğu, bu şekilde piyasada fiyatların yukarı yönlü manipüle edilmesine ve tüketicinin daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalmasına yol açtığı değerlendirildi.
22 ilde operasyon
Elde edilen bilgi, belge ve raporlar doğrultusunda, 41 kabzımalın yakalanması için İstanbul merkezli 22 ilde dün operasyonlar düzenlendi. İş yeri ve ikamet adresi olmak üzere 109 adrese düzenlenen eş zamanlı baskınlarda 41 şüpheliden 38’i yakalanıp gözaltına alınırken, incelenmek üzere çok sayıda dijital materyal, fatura, irsaliye ve müstahsil makbuzuna el konuldu.
İncelenen bir şirketin kayıtlarında, mal satmadığını söyleyen kişilerin adına makbuz düzenlediği, hayatını kaybetmiş 27 farklı kişi adına makbuz kesildiği ortaya çıktı.
‘Tüketiciye katlanarak ulaşıyor’
Uzun yıllardır çiftçilik yapan Güngör Levent de, “Üretici zaten ürününü çok düşük fiyatlara satıyor. Bugün üzümümü kilosu 62 liradan bir işletmeye verdim. Üzüm işletmelerinin neredeyse tamamı aynı fiyatı veriyor. Buna karşılık kuru üzüm marketlerde 250-300 liraya kadar çıkıyor. Salçalık domatesin kilosu ise fabrikalar tarafından 2-3 liradan alınıyor. Stopajı, vergisi ve diğer kesintiler düşüldüğünde çiftçinin eline neredeyse hiçbir şey kalmıyor. Tarlada kilosu 5 lira olan bir ürün, markette veya pazarda en az 50-60 liraya satılıyor. Elbette nakliye, vergi ve diğer giderler var ancak aradaki bu kadar büyük farkın açıklanması mümkün değil. Sonuçta ne çiftçi kazanıyor ne de vatandaş uygun fiyata ürün alabiliyor” dedi.
‘Mal satmadık’ dediler
Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. hakkında hazırlanan raporda, ifadeleri alınan kişilerin bir bölümü şirkete hiç mal satmadıklarını söylerken, bazı kişiler makbuzlarda belirtilen miktar ve tutarlardan farklı miktarlarda satış yaptıklarını ifade etti.
Fiyatları şişirdiler
Beyanları alınan çiftçilerden Ali Karakaya “Adıma düzenlenen müstahsil makbuzlarında yer alan kapya biberleri bu firma adına hareket eden İsmail Derin’e sattım. Ancak ben kapya biberi bu firmaya ortalama kilogram birim fiyatını en fazla 11.50 TL’den sattım. Müstahsil makbuzlarında birim fiyatını ortalama 18.70 TL’den göstererek makbuz düzenlemişler” dedi.
Cihat Salur da “Adıma düzenlenen müstahsil makbuzlarında yer alan kapya biberleri bu firma adına hareket eden İsmail Derin’e sattım. Ancak ben kapya biberi bu firmaya ortalama kilogram birim fiyatını en fazla 8-9 TL’den sattım. Müstahsil makbuzlarında birim fiyatları 18.70-23.95 TL’den gösterilerek makbuz düzenlemişler” ifadesine kullandı.
Hal kayıt sisteminde uyumsuzluk
Bir şirketin vergi inceleme raporunda, Ocak, Şubat ve Mart 2026 döneminde faturalar üzerinden toplam 13 milyon 488 bin 581 kilogram limon, mandalina, nar ve portakal satışı yaptığı, ancak Hal Kayıt Sistemi’ne toplam 8 milyon 384 bin 428 kilogram ürün satışı bildirildiği belirlendi. Raporda bu nedenle şirketin kayıtları ile Hal Kayıt Sistemi verileri arasında ciddi uyumsuzluk bulunduğu kaydedildi.
‘Bu milat olsun inşallah’
AI outlook — possibilities, not facts
Soruşturma sonucunda bazı şüphelilere yönelik dava açılacak.
Likely · Within months
Fiyat manipülasyonu iddiası kanıtlanırsa ilgili firmalar üzerinde cezai ve idari uygulama yapılacak.
Possible · Within months

DMM stated that the claims made on social media accounts and international media outlets that it will have serious negative consequences covering the Turkish economy in general do not reflect the truth and are a clear product of disinformation. In the statement, it was noted that the developments in question were not a situation that threatened the general structure of the Turkish economy or the balance of the financial system, on the contrary, they consisted of judicial and administrative processes concentrated in a limited area and carried out in a highly controlled framework in order to protect the transparency and security of the capital markets. It was emphasized that the relevant institutions closely monitor the actions aimed at disrupting the market order, that all necessary measures are meticulously implemented to protect investor rights and maintain the healthy functioning of the markets, and that the public should only rely on the statements made by official authorities.

DMM stated that judicial processes are being carried out against people and accounts that spread false claims on social media and requested that such contents should not be relied upon. Minister Şimşek also warned against speculative news targeting economic stability.

The Ministry of Commerce appointed an inspector to inspect the transactions in Ordu, Giresun, Ünye and Fatsa Commodity Exchanges in order to protect producer rights in the hazelnut market, cover production costs and ensure access to consumers at affordable prices. If investigations detect activities that create market shortages or distort competition, they may lead to administrative sanctions.

CHP leader Kemal Kılıçdaroğlu brought up the crisis in the capital markets, stated that the crisis was not unexpected, and asked 7 questions to the Minister of Treasury and Finance Mehmet Şimşek about the failure to take timely measures, the winners and the responsibility of the supervisory institutions. He also asked President Erdoğan to reveal the stock market gang and bureaucratic-political powers.

During his visit to Kayseri, Turkish Minister of Commerce Ömer Bolat stated that 500 billion lira of public investment has been made in the last 23 years, the export target is 410 billion dollars and Türkiye's industrial production increased from 100 units to 130 units. He also announced that export supports constitute 60% of the total budget and the daily export rediscount credit limit has been increased to 5 billion lira.

Minister Kurum announced on social media that TOKİ houses in Ataşehir are offered with the social housing model for rent. Within the scope of this model, which will be implemented for the first time in Turkey, 15 thousand houses will be rented to low-income citizens. In the first stage, applications for 1071 residences will be received free of charge via e-Government between 14-25 September, and rental prices will start from 10 thousand TL for 1+1 residences.