
Eski Başbakan Davutoğlu, Ankara Adliyesi'nde savcılığa yaklaşık bir saat ifade vererek takipsizlik kararı talep etti.
AI-generated summary
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahmet Davutoğlu hakkında sosyal medyadaki paylaşımları ve 11 Eylül 2021 Bingöl konuşması gerekçesiyle TCK 299/1 maddesinden resen soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 3 Eylül’de yapılan açıklamada, "Sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlara ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde, feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1'inci maddesinde düzenlenen 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçu kapsamında soruşturma başlatılmıştır" denildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Davutoğlu ifade vermek için Ankara Adliyesi'ne geldi. Ahmet Davutoğlu savcılıkta yaklaşık 1 saat ifade verdikten sonra çıkışta basın mensuplarına açıklama yaptı. Davutoğlu, "Onurlu bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yargıya duyduğum saygı, adalet idealine duyduğum hürmet dolayısıyla biraz önce benden talep edilen ifadeyi verdim. Her şeyden önce bütün bu süreçte desteğini esirgemeyen ve bugün de yanımda olan genel başkanlarımıza, Türkiye’nin her köşesinden, yurt dışından destek beyan eden bütün adalet, hukuk sevdalılarına teşekkür ediyorum. Tabii bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağırıldı. Bunun herkes tarafından bilinmesini istiyorum. Ben, yargıya duyduğum saygı gereği, hiç kimsenin de yargının üzerinde olmadığı inancıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Ama bu ülkeye Dışişleri Bakanı, Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak da ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını da hüzünle karşılıyorum" dedi.
Ahmet Davutoğlu, soruşturmanın açıldığı ilk günden itibaren ulusal ve uluslararası basından çok sayıda görüşme talebi geldiğini ifade ederek, "Geçmişte birlikte çalıştığım muhataplarımdan görüşme ve ne olup bittiğiyle ilgili sorular geldi. Bunların hiçbirisine cevap vermedim. Hiçbir demeç vermedim. Hatta cuma günü son derece önemli bir kuruluşta eski devlet yetkililerinin, siyasilerin ve akademisyenlerin olduğu bir oturumda konuşmam vardı. Onu da iptal ettim. Çünkü kendi ülkemi, ülkemin yargısını bir olumsuz algıyla anılmasını asla istemedim. Böyle bir durumu savunmak bile bana zül olur. Hala çok sayıda telefon alıyorum. Ve bu telefonlara da cevap verdiğimde ülkemin yurt dışında olumsuz bir algıyla anılmamasına özen gösteriyorum. Ulusal basınımızın temsilcileri, birçoğu da telefonla aradı. Hiçbirisinin telefonuna dönmedim. Açık bir şekilde söylüyorum; bundan sonra da ulusal basının görüşmelerine asla olumlu bir cevap vermeyeceğim. Çünkü bu benim şahsi itibarım değil, ülkemin itibarı" diye konuştu.
Siyasetten çekilme kararı aldığını hatırlatan Davutoğlu, "Bundan sonra da aynı ilke çerçevesinde ama görüşlerimi beyan etmeye devam edeceğim. Benim hayatımı yönlendiren en önemli ilke, 'Emrolunduğun gibi dosdoğru ol' ilahi kelamının kendisidir. Akademik hayatta ders verirken, kitap yazarken, büyükelçi olarak devletimi temsil ederken, Dışişleri Bakanı olarak ülkemin menfaatlerini gözetirken, Başbakan olarak ülkede şeffaflığı, hukuk devletini savunup terörle mücadelenin en sert şartlarında görevimi yaparken hep bu ilkeyle davrandım. Dosdoğru, emrolunduğum gibi dosdoğru olmaya çalıştım, buna milletim şahittir. 11 Eylül 2021 tarihinde yaptığım o konuşma da dosdoğru olmanın bir gereğiydi. O sözlerimin arkasındayım. Buradan milletime söz veriyorum. Bundan sonra da Rabb'im ve milletim adına dosdoğru olmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Ahmet Davutoğlu’nun savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Davutoğlu ifadesinde, "Bugün burada bulunmamın ve ifade vermemin sebebi, klasik anlamda bir savunma yapmak değildir. Hukuk devletine olan inancımı teyit etmek, adaletin bir gün herkese lazım olacağını hatırlatmak ve yalnızca şahsımı değil, adaleti, kamu malını, demokrasiyi ve ifade özgürlüğünü savunmak için buradayım. Bu soruşturmanın hukuki gerekçelerle değil, siyasi saiklerle başlatıldığı; maddi gerçekliğe ulaşmaktan çok şahsımı itibarsızlaştırmayı ve bu soruşturma üzerinden başkalarına da gözdağı vermeyi amaçladığı kamu vicdanının malumudur. Soruşturmanın açıldığını medyadan öğrenmem, daha sonra ifade vereceğim tarihin ve saatin de basına sızdırılması, ülkemizde yargının içine düşürüldüğü durumu açıkça göstermektedir. Soruşturmaya konu edilen konuşma, 11 Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığım ve bugün de her cümlesinin arkasında durduğum siyasi bir konuşmadır. Kamu kaynaklarının kullanımı, nepotizm, liyakatsizlik ve belirli zümrelere tanınan imtiyazlar konusunda o gün ne söylediysem bugün de o sözlerin sahibi ve savunucusuyum. Bu gerçekleri dile getirmem hakaret değildir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı, bu ülkeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı ve bir siyasi partinin genel başkanı sıfatıyla tarihi, ahlaki ve siyasi sorumluluğumdur” dedi.
Davutoğlu ifadesinde, “Sayın Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanıdır ve aktif siyasetin içinde, siyasi tartışma ve polemiklerin doğrudan tarafıdır. Bu gerçeklik, TCK’nın 299’uncu maddesi uygulanırken mutlaka dikkate alınmalıdır. Aktif siyasetin tarafı olan bir kişinin siyasi eleştirilere karşı mutlak ve ayrıcalıklı bir ceza hukuku korumasından yararlandırılması demokratik toplum düzeniyle bağdaşmaz. Ben bugün burada yalnızca kendimi savunmuyorum. Konuşma hakkı soruşturmalarla daraltılan siyasetçiyi, gazeteciyi, akademisyeni, öğrenciyi ve her bir vatandaşımızı savunuyorum. Korkmadan konuşulabilen, iktidarın hesap verdiği ve yargının talimat değil, hukuk dinlediği bir Türkiye idealini savunuyorum. Sözlerimin arkasındayım. Çünkü bu sözler şahsi bir öfkenin değil; milletin hukukunu, devlet ahlakını ve adaleti koruma iradesinin ifadesidir. Hakaret etmedim; hesap sordum. Aşağılamadım; eleştirdim. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumun gereğini yerine getirdim. Açıkladığım hukuki, siyasi ve ahlaki gerekçeler doğrultusunda; usulü ve zamanlaması siyasi saiklerle hareket edildiğini gösteren bu soruşturma dosyasında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172’nci maddesi uyarınca hakkımda derhal kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
AI outlook — possibilities, not facts
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma sonucunda iddianame düzenleyebilir veya takipsizlik kararı verebilir.
Likely · Within weeks

Russian Foreign Minister Sergey Lavrov met with MGIMO faculty members and students in Moscow and described Germany's decision to close Russia's Consulate General in Bonn as 'disgusting'. Lavrov also said that the Ukrainian conflicts should be ended in a way that leaves no room for Nazism, emphasized not to trust the West, and stated that the inclusion of Iran in the Middle East security system is important for regional stability.
Kremlin Spokesperson Dmitry Peskov described the meetings of US President Donald Trump's special representatives Steve Witkoff and Jared Kushner in Moscow and Kiev as effective steps. While Peskov said that it was possible to restart tripartite format negotiations, he emphasized that Norway's deployment of an artillery battalion to the Russian border was a security threat and announced that Armenian Prime Minister Nikol Pashinyan would visit Russia.

Konya Metropolitan Municipality Mayor Uğur İbrahim Altay detailed the Darülmülk Project and other urban transformation works and stated that a total of 25 billion 685 million liras have been invested since 2018 and that they aim to integrate the historical heritage into the present day.

Minister of Culture and Tourism Mehmet Nuri Ersoy met with the contractor Yılmaz Tetik, who is close to the AKP, at the hotel meeting when he came to Elazığ to attend the Regional Tourism Workshop. Tetik came to the fore with the construction of a 26-storey building in the earthquake zone after the 2020 Elazığ earthquake and was the subject of news with the claim that the project caused 150 million TL damage to the state.

In the elections held in the German state of Saxony-Anhalt, the far-right AfD came first with 43.8 percent of the votes. The party, which had 39 deputies in the 83-seat parliament, could not reach the absolute majority. The results triggered 'firewall' discussions among traditional parties.
Iranian Foreign Ministry Spokesperson Bekayi announced that Iran and Oman agreed to determine a safe route in the Strait of Hormuz. Describing the USA and Israel as responsible for the tension in the region, Bekayi touched upon Iranian pilots in Qatar and regional security issues.