
AI-generated summary
Deniz Göktaş, 'Ölü Deniz' adlı stand-up gösterisi sırasında yaptığı ifadeler nedeniyle tutuklandı ve iddianame hazırlandı. Gösterisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret, oruç tutanları hedef gösteren ifadeler ve suç övgüsü içeren espiriler yer aldı.
Çorlu Karatepe Cezaevi'nde yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş hakkında yeniden tutuklama kararı verilmesi ve hazırlanan iddianamenin ardından bir mesaj paylaştı.
Göktaş yeni paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.”
İDDİANAME HAZIRLANDI
İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede, Göktaş’ın YouTube’da yayımladığı “Ölü Deniz” isimli gösterisindeki ifadeleri gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarından cezalandırılması istendi. Savcılık, Göktaş hakkında 2 yıl 8 aydan, 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep etti.
“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasına Göktaş’ın gösterisinde söylediği, “Biraz tatsız bir şey söyleyeceğim, ben Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç sevmedim, hayatımda bir dakikam bile yok” sözleriyle başlayan bölüm dayanak gösterildi.
Göktaş’ın Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın siyasi kariyerine gönderme yaparak, “Bizim başımıza gelenleri düşünmezseniz, bir birey için çok önemli bir ilerleme” ve “Keşke Recep Tayyip Erdoğan’ın terapisti olabilsem diye işte. Ödemesi çok iyidir” şeklindeki ifadeleri de iddianameye girdi. Savcılık, söz konusu ifadelerin Erdoğan’ın “şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek boyutta” olduğunu ileri sürdü.
Göktaş’ın gösterisindeki oruçla ilgili bir bölüm de “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasına gerekçe yapıldı. İddianamede Göktaş’ın, “Hâlâ korkuyorum, canlı bombalar ama en çok oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum çünkü normal canlı bombalardan Taksim’e, meydanlara kalabalık yerlere gitmeden kaçabilirsin, ancak oruç tutan canlı bombaların nerede patlayacağı belli olmaz” sözlerine yer verildi.
Savcılık, bu sözlerle “oruç ibadetini gerçekleştiren kişilerin canlı bomba olmaya daha müsait olduğu” yönünde ifadeler kullanıldığını ileri sürerek halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edildiğini savundu.
Aynı suçlamaya Göktaş’ın, “Bütün yılın stresini denize akıtacağım, tam böyle düşünürken denizin içinden birkaç tane insan çıktı. Saçları görünmüyor, bütün vücutlarını kaplayan siyah bir kıyafet, ben kimin hangi kıyafetle denize gireceğine karışacak değilim ama bu görüntüye de yıllardır alışamadım. Si***min dalgıçları gerçekten gerçekten nefret ediyorum” ifadeleri de dayanak gösterildi.
Savcılık, bu sözlerin “dini inançları gereği denize kapalı kıyafetle giren kadınları hedef aldığı” ve “toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı” nitelikte olduğunu öne sürdü.
İddianamede stand-up gösterisindeki bir başka espri ise “suçu ve suçluyu övme” suçlamasına konu edildi.
Göktaş’ın, “Bugünün ikinci sıra bilet gelirleriyle Türkiye’ye bir tetikçi tutup, rakip bir komedyeni öldürtebiliyorum. Şu an piyasa bu durumda. Sadece ikinci sıra, bir de Telegram hesabı. Oradan Daltonlara yazıyorsunuz, gayet kurumsal bir iletişim var” sözleri iddianameye alındı.
Savcılık, bu ifadelerle kamuoyunda “Daltonlar Çetesi” olarak bilinen suç grubunun eylemlerinin “övüldüğünü”, “meşru gösterildiğini” ve “suça ulaşılmasının kolaylaştırıldığını” ileri sürerek Göktaş’ın “suçu ve suçluyu övme” suçundan da cezalandırılmasını talep etti.
28 Eylül’de ilk kez hakim karşısına çıkacak olan Göktaş’ın, tutuklu bulunduğu Çorlu'daki cezaevinden Çağlayan Adliyesi’ne getirilmesi bekleniyor.
AI outlook — possibilities, not facts
28 Eylül tarihli ilk duruşmada mahkeme, tutukluluğun devamı ya da serbest bırakma konusunda karar verecek
Likely · Within days
Within the scope of the investigation initiated by the Bolu Chief Public Prosecutor's Office on the allegation of irregularities in car rental tenders, suspended Mayor Tanju Özcan and 6 other suspects were brought to the courthouse with an arrest warrant, and 8 suspects were released on condition of judicial control.

In Istanbul's Akevler District, plainclothes traffic police stopped Ekrem A., who was a pirate taxi driver. While the procedure was being carried out, Ekrem A. shot traffic police officer Mehmet Ali Topatan with the gun he pulled from his waist and then injured himself. Both people were taken to Esenyurt State Hospital.

Within the scope of the investigation initiated by the Bolu Chief Public Prosecutor's Office, it was determined that 34 million 288 thousand 376 TL overpayment was made to the contractor company by pretending to work on the days when the garbage collection vehicles were not working. In the incident, Bolu Mayor Tanju Özcan and 22 other suspects were detained and an arrest warrant was issued.
In the case where 1 teacher and 9 students lost their lives and 15 students were injured in the school attack that took place in Kahramanmaraş on April 15, the attacker's father, Uğur Mersinli, and his mother, Peyman Pınar Mersinli, were tried as detained defendants. The court held the hearing where the defendants attended the hearing via SEGBİS and made statements in their defense about gun ownership, psychological state and the behavior of their children. Families and complainants demanded that the defendants receive the heaviest punishment.

Within the scope of the investigation into the alleged irregularities in car rental tenders conducted by the Bolu Chief Public Prosecutor's Office, suspended Mayor Tanju Özcan and 6 other suspects were referred by the court with an arrest warrant. 8 people were released on condition of judicial control. Technical investigations indicate that there were more than 34.2 million liras in unnecessary payments for vehicles that were not working.

The pirate taxi driver E.A., who was stopped by plainclothes traffic police on Fatih Sultan Mehmet Street in Akevler District around 22.30 in Esenyurt, shot himself with the same gun after shooting at the traffic police M.A.T. Both people were seriously injured and life-threatening. It was learned that E.A. retired in 2026.