
Ekonomistler, fon soruşturmasının sermaye piyasalarında yarattığı güven kaybının reel ekonomiye sıçrama riski taşıdığını ve yapısal sorunların devam ettiğini vurguluyor.
Borsa İstanbul'da yaşanan fon skandalı sonrası ekonomi yönetimi güven tazelemeye çalışırken, uzmanlar güven kaybının tasarrufları dövize ve yastık altına iteceği, krizin sermaye piyasasıyla sınırlı kalmayarak reel ekonomiye bulaşma riski taşıdığı konusunda uyarıyor.
AI-generated summary
Türkiye'de bir fon soruşturması kapsamında 46 şirket ve 42 kişinin malvarlığı donduruldu. Ekonomi yönetimi yabancı ve yerli yatırımcıya güven mesajları vererek durumu sınırlı bir sorun olarak tanımlıyor.
Borsaya yönelik düzenlemeler ve ekonomi yönetiminin yerli ve yabancı yatırımcılara verdiği “güvenilir ekonomi” mesajları peş peşe gelirken ekonomi çevrelerinde yapılan yorumlar olumlu değil.
Sermaye piyasalarında oluşan güven kaybının ekonomiye ve yatırımlara etkisinin büyük olacağı belirtilirken tasarrufların finansal sistemden çekilerek döviz ve yastık altına yönelebileceği, şeffaflık ve denetim sorunlarının doğrudan yatırımları da olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Bazı ekonomistler ise mevcut ortamın uzun vadeli yatırımlardan çok “spekülatif rant sermayesinin” tercih ettiği koşulları yarattığı görüşünde.
Fon soruşturmasında son olarak 46 şirket, 18 fon ve 42 kişinin malvarlığının dondurulduğu açıklanırken Borsa İstanbul geçen haftayı yüzde 2 düşüşle kapattı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ABD’de yabancı yatırımcılara, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise Elazığ’da TÜRKONFED zirvesinde yerli yatırımcılara “Temellerimiz sağlam. Ekonomimizde problem yok” mesajları vererek ikna etmeye çalıştı. Yılmaz fon skandalından “Kısıtlı bir alandaki geçici bir sorun. Sermaye piyasası eskisinden daha güçlü olacak” diye bahsetse de ekonomistlerin uyarıları krizin sermaye piyasası ile sınırlı kalmayacağı yönünde yoğunlaşıyor.
Prof. Serap Durusoy, “Türkiye’de son yılların en önemli manipülasyonu ve sıra dışı bir olay yaşanıyor. Süreç kamuoyuna fon krizi olarak yansımakla birlikte aslında ekonomik, hukuki, politik, ahlaki ve bir güven sorunu ile karşı karşıyayız” dedi.
Olumlu siyasi refleks ile ortamın sakinleştirilmeye çalışılmasının çok ciddi ekonomik ve sosyal maliyet gerçeğini değiştirmeyeceğini belirten Durusoy, dövize talebin ve yastık altına yönelimin artacağını ve dolayısıyla tasarruf sistemine daha az para gireceğini söyledi. Durusoy, “Asıl önemli olan insanları bu sisteme dahil olmaya zorlayan ekonomik koşulların iyileştirilmesine yönelik adımların atılması” dedi.
‘BULAŞMA RİSKİ VAR’
Prof. Murat Birdal da yabancı yatırımcıların hazirandan beri spekülatif işlemlere ilişkin yaptığı uyarılara dikkat çekerek “Şimdi bir temizlik yapıldığını görüyoruz ama bu zamana kadar SPK’nin izin vermiş olmasından kaynaklı verilmesi gereken çok hesap var” dedi. Krizin borsanın geneline yayılma riskine işaret eden Birdal, nakit ihtiyacı oluşan yatırımcıların ellerindeki sağlam hisseleri de satmak zorunda kalabileceğini belirtti.
Birdal, “Borsanın bütününü tehdit eden bir durum. Ziraat Yatırım müdahalesi var ama yatırımcı kendi haline bırakıldığında ayakta duramayacağını görüyor. Uluslararası yatırımcı istiyorsanız yapılan bu yanlışların da hesabını vermek zorundasınız ama bu çaba yok” dedi. Uzun vadeli doğrudan yatırımlar için de uzun zamandır siyasal ortam kaynaklı derin bir çekince olduğunu ekleyen Birdal, “Bu yatırımlar için eğitimden hukuka kadar, kısa vadede çözülemeyecek yapısal sorunlarımız ve belirsizlikler var” dedi.
‘RANTIN SEVDİĞİ KOŞULLAR’
Prof. Erinç Yeldan ise konuya sadece “Güven yoksa yatırım yok” şeklinde bakılamayacağını söyledi. Durumu “reel sektörün gerçeklerinden kopartılmış kumarhane kapitalizmi olarak işletilen denetim-dışı aşırı spekülasyon ve ‘ahlaki tehlike’ yani hukuksuzluk ve liyakatsizlik” olarak tarif eden Yeldan, “Tüm bunlar spekülatif rant sermayesinin en sevdiği koşullar.
Dolayısıyla ben sorunun özünde uluslararası yatırımcı güvensizliğinden ziyade, bir ucuz emek cenneti ve rant ekonomisine dönüştürülmüş olan ulusal ekonominin dengesizliklerinde yattığını düşünüyorum” dedi.
‘TASFİYE SÜRECİ GÜVEN VERMİYOR’
Ekonomist Güldem Atabay ise MASAK incelemesinin 2024 öncesine genişletilmemesine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu fon sahipleri, SPK, BDDK, Borsa İstanbul ve hatta yargı sisteminin bir kısmının işin içinde olabileceğini düşündürüyor. Dolayısıyla tasfiye süreci de bu skandalın en tepesine gidileceğine dair kamu görevlileri de güven vermiyor. Kamu kurumlarını ve kuvvetler ayrılığını bizzat zayıflatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yatırım çekmek için sarf ettiği sözler de sistem kaynaklı güven krizini aşmakta yetersiz. Ahbap-çavuş ilişkisine dayalı öngörülemeyen düzen değişmedikçe Türkiye’nin her alanda işi çok zor.”

Asset measures imposed on companies within the scope of the fund investigation were lifted. Pacific GYO and IC İçtaş İnşaat, under the management of Fatih Erdoğan, were among the companies for which measures were requested. Fatih Erdoğan is the Chairman of the Board of Directors of Pacific Holding and a businessman who was born in Rize in 1977 and graduated from Gazi University, Department of Mechanical Engineering in 1999.

After the resignation of AKP Deputy Chairman Fatma Betül Sayan Kaya, information was given about the identity, age and job of Özdemir Ataseven, the former assistant of Şadi Yazıcı, the owner of the company, who came to the fore with the claim that he made a profit of 2 billion TL from Özata Denizcilik shares. Ataseven was born in 1960 in Samsun's Bafra district and operates in the shipbuilding sector.

Istanbul Chief Public Prosecutor's Office announced that it launched an investigation on suspicion that price increases of up to 100 times in some stocks in the Borsa Istanbul Equity Market were carried out through funds. Transactions of 131 funds in TEFAS were closed and asset measures were requested for 42 people.

CMB announced that it requested sanctions against Fatma Betül Sayan Kaya and her husband İlyas Kaya, who came to the fore with their transactions in Özata Denizcilik shares, and that the investigation was expanded. İlyas Kaya is a physician and academician who specializes in child and adolescent mental health, born in Hakkari in 1984.

Deputy Minister of Trade Mahmut Gürcan announced that the inspections on businesses selling bagels above the determined price tariff in Istanbul have been tightened and the heaviest administrative sanctions will be applied to those who act against the legislation.

President Recep Tayyip Erdoğan celebrated World Tourism Day and announced that 25.7 billion dollars of tourism income was obtained in the first half of the year and the target for the end of 2026 was 65 billion dollars.