
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ndeki ameliyat sırasında hayatını kaybeden Gülşah Gizem Angı davasında mahkeme, dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde 2022'de histeroskopik miyomektomi ameliyatı sırasında aşırı sıvı yüklenmesi sonucu hayatını kaybeden Gülşah Gizem Angı'nın davasında mahkeme, görevsizlik kararı vererek dosyayı ağır ceza mahkemesine sevk etti.
AI-generated summary
Gülşah Gizem Angı, 5 Nisan 2022'de Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde geçirdiği histeroskopik miyomektomi ameliyatı sırasında hayatını kaybetti. Adli Tıp raporu, ölümün aşırı sıvı yüklenmesi sonucu gerçekleştiğini belirledi.
Doktora öğrencisi ve turizmci Gülşah Gizem Angı, rahminde tespit edilen yaklaşık 33 milimetrelik tip 2 miyom nedeniyle 5 Nisan 2022'de Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde ameliyata alındı. Histeroskopik miyomektomi operasyonu sırasında durumu kötüleşen Angı, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Angı'nın ölümünün ardından ailesinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, ameliyat sırasında tıbbi hata veya ihmal bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla inceleme yapıldı. Soruşturmanın ardından, ameliyattan sorumlu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Mete Ç. ve 9 sanık hakkında 'Taksirle adam öldürme' suçundan Antalya 15'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
Yargılamada, dosyaya giren resmi yazışmalar, tutanaklar ve tanık beyanlarında, operasyonda kullanılan histeroskopi sisteminin hastane envanterinde bulunmadığı ve 'demo' olarak getirildiği iddiaları yer aldı. Cihazın kullanımında görev alan personelin yetki ve eğitim durumu da dava kapsamında incelenen konular arasına girdi. 4'üncü duruşmada genç kadının ölüm nedeninin ve sağlık çalışanlarının kusur durumlarının belirlenmesi amacıyla dosya Adi Tıp’a gönderildi.
Gülşah Gizem Angı'nın ölümünün histeroskopik miyomektomi ameliyatı sırasında meydana gelen 'aşırı sıvı yüklenmesi' sonucu gerçekleştiği belirtildi. Raporda, ameliyat sırasında 8 adet 3 bin cc'lik izotonik olmak üzere toplam 24 litre sıvı kullanıldığı kaydedildi. İşlem sonunda uterusa giren ve çıkan sıvı miktarı arasındaki farkın ise 1500 cc olarak hesaplandığının belirtildiği aktarıldı. Ameliyat öncesinde 58 kilo olan Angı'nın otopside 74 kilo olarak tartıldığı, vücut ağırlığının 16 kilo arttığı ve yaygın ödem bulgularının bulunduğu belirtildi.
Antalya 15'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasına müştekiler, taraf avukatları ve sanıklar katıldı. Duruşmada tarafların beyan ve savunmalarının alınmasının ardından mahkeme heyeti, görevsizlik kararı vererek yargılamanın devamı için dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine hükmetti.
Verilen karardan memnun olduklarını dile getiren müşteki avukatı Onur Şahin, “Başından beri olayın basit bir hekim hatası veya öngörülebilir bir durum olmadığını iddia ediyorduk. Ortada bir kamu kurumunda yaşanmaması gereken çok ağır bir can kaybı var. Halen ameliyatta kullanılan ve bizim tanımımızda suç aleti olan demo cihazın oraya ne şekilde, kimler tarafından getirildiği belli değil. Bu cihazın temin edilip kullanılmasında menfaat umanların, eğitimi verilmemiş cihazı kullananların hak ettikleri cezayı almaları için yaklaşık 5 yıldır süren hukuk mücadelemiz bugün yeni bir aşamaya girdi. 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi, görevsizlik kararıyla bilinçli taksir, ihmali kast gibi konuların irdelenmek üzere yargılamanın ağır ceza mahkemesinde yapılmasına hükmetti. Bizce hukuka uygun bir karar. Ağır ceza mahkemesinde tek bir yargıç tarafından değil, uzman yargıçlar heyeti tarafından yargılama yapılır. Sorumluluğu olanlar da Türk adaleti önünde hak ettikleri cezayı almalı" dedi.
Gülşah Gizem Angı’nın babası Ayhan Angı, “Adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi çok yerinde bir karar verdi. Kendilerine müteşekkiriz. Bundan sonra esas olan mahkemede gereğinin yapılacağına da inanıyoruz. Hukuk her zaman ve herkese lazım. Yalan beyanda bulunan da gerçek beyanda bulunan da hakkını avucuna alacağını bilsin. Canım yavrumun kanının yerde kalmayacağına inanıyorum" diye konuştu.
Duruşma sonra gözyaşlarına hakim olamayan Gülşah Gizem Angı’nın annesi Vicdan Angı, “Eninde sonunda adalet tecelli edecek. Sonsuz güvenimiz var. Canım yavrum için her şey. Yavrum bir nebze olsun rahat uyuyacak" dedi.

After a municipality failed to pay the rental fees for the work machines and vehicles rented, the creditor company seized the TV, air conditioner and air purifier devices in the mayor's office. The municipality announced that the process was resolved by consensus.

Social media phenomenon Dilan Polat was brought to the Anatolian Courthouse within the scope of the investigation initiated on charges of insulting the President. Polat, whose statement was taken, was released on condition of judicial control.
Istanbul Chief Public Prosecutor's Office announced that no inspection was carried out in the VAR room in Riva within the scope of the MHK investigation. TFF, on the other hand, previously announced that the police had conducted an investigation, but that the allegations of deleting digital materials were completely unfounded.

The first hearing of the case in which 3 police officers were tried for alleged negligence regarding the martyrdom of police officer Şeyda Yılmaz by fugitive suspect Yunus Emre Geçti in Ümraniye was held. Defendant police officer Abdullah A. denied the accusations and requested his acquittal.

Within the scope of the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office's 'My Family is Safe' investigation, access to the internet and social media accounts of the T24 news portal was blocked on the grounds that it made LGBT propaganda.

The Lawyer's Voice Initiative announced that it will bring animal rights violations and practices against defenders in Türkiye to international judicial authorities. The group, which will make a press statement at Çağlayan Courthouse on October 2, states that domestic legal remedies have been exhausted.