
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu'nda ABD ve İsrail'in tehditlerine karşı savaştan korkmadıklarını, İran'ın barışçıl nükleer programını koruma hakkını savunduğunu ve İsrail'in nükleer silahları olduğunu söyleyerek cevap verdi.
AI-generated summary
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM 81. Genel Kurulu'nda konuşarak ABD ve İsrail'in İran'a yönelik tehditlerini yanıtladı. Konuşmasında İsrail'in nükleer silahları ve sivil hedeflere yapılan saldırıları gündeme getirdi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin diplomasiye hazır olduğunu ancak ABD'nin tehdit ve baskılarına karşı savaştan korkmadıklarını söyledi.
Pezeşkiyan, New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda konuştu.
Konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ı "terörist" olarak nitelendirmesine ABD ve İsrail'in savaş sırasında öldürdüğü sivillerin ve çocukların fotoğraflarını göstererek cevap veren Pezeşkiyan, İranlıların "terörün kurbanları olduğunu" söyledi.
ABD ve İsrail'in, İranlı bilim insanlarını, kadınları ve çocukları öldürdüğünü hatırlatan Pezeşkiyan, "Teröristler ve terör destekçileri bizi terörist olarak etiketliyor, biz sadece kendimizi savunduk, biz terörist değiliz." dedi.
ABD ve İsrail'in son teknoloji silahlarla İran'a saldırdığını ve İran'ın kendisini savunduğunu söyleyen Pezeşkiyan, saldırılarda okulların, hastanelerin, köprülerin ve sivil altyapının ABD-İsrail tarafından hedef alındığını hatırlattı.
Pezeşkiyan, "İran hiçbir zaman savaş başlatmadı ve her zaman müzakere masasına bağlılığını gösterdi. Savaş bize dayatıldı. Kendimizi savunmak için savaştan korkmadığımızı ve barış görüşmelerinden kaçınmadığımızı da kanıtladık ve sevgili İran'ımızı sonuna kadar savunacağız." ifadelerini kullandı.
ABD destekli İsrail'in bölgede istediği her yeri bombalamaktan çekinmediğini ifade eden Pezeşkiyan, "İsrail istediği her yeri bombalayıp terörize ediyor. Bunlar hiçbir uluslararası kanuna ve kurala bağlı kalmıyorlar." dedi.
"ATOM BOMBASI ISRAİL'DE, DENETÇİLER İRAN'DA"
Pezeşkiyan, İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na (NPT) katılmayı reddettiğini ve tüm tarihi boyunca da tek bir uluslararası müfettişe izin vermediğini vurguladı.
"Atom bombası İsrail'de ve bunlar hiçbir şekilde denetime de tabi olmadılar ancak denetçiler Irán'da. İsrail öldürüyor ama yaptırım İran'a uygulanıyor." diyen İran Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti:
"Adaleti arıyorsak, dost ve rakip aynı ölçütle değerlendirilmelidir. İran, özel ayrıcalıklar aramıyor yalnızca eşit haklar talep ediyor ve sorumluluklarını da kabul etmeye hazırdır." dedi.
"NÜKLEER SİLAH İSTEMİYORUZ ANCAK BARIŞÇIL NÜKLEER PROGRAMIMIZIN KISITLANMASINI KABUL ETMEYİZ"
İran'ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını yineleyen Pezeşkiyan, "Barışçıl nükleer teknoloji için hiç kimsenin iznine ihtiyaç duymuyoruz. Biz asla haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Nükleer silah istemiyoruz ancak barışçıl nükleer programımızın kısıtlanmasını kabul etmeyiz." ifadelerini kullandı.
Pezeşkiyan, meselenin ancak İran halkının haklarını ve bu programın "barışçıl niteliğini" garanti altına alacak karşılıklı bir anlaşmayla çözülebileceğini kaydetti.
"HÜRMÜZ BOĞAZI SULARINDA GÜVENSİZLİK OLUŞTURMAK İSTEMİYORUZ"
Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ve ABD'nin deniz ablukasına da konuşmasında değinen Pezeşkiyan, şunları kaydetti:
"İran, komşularını güvenlik rakipleri olarak görmüyor; güçlü komşulara sahip olmak istiyoruz. Hürmüz Boğazı sularında güvensizlik oluşturmak istemiyoruz. Aynı zamanda bu su yolunu bize karşı saldırganlıklarını dayatmak, bize güvensizlik getirmek ve kendi su yollarımıza erişimimizi engellemek için kullanamazlar. Kendi su yolumuza erişimimizi kapatıyorlar. Bu su yolunun çevresindeki tüm topraklara güvensizlik getirmek için füze ve ölümcül askeri teknolojiler tedarik etmeye devam ediyorlar."
Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İran, düşmanlarını herhangi bir saldırıya karşı üzücü bir yanıt vereceği konusunda açıkça uyararak, karşılıklı saygıya dayalı diplomasi ve rasyonel diyaloğa her zaman hazır olduğunu ancak hiçbir koşulda baskı ve güç ve tehdit yoluyla taleplerin dayatılmasını kabul etmeyeceğini vurgulamaktadır."
AI outlook — possibilities, not facts
İran, barışçıl nükleer programındaki sınırlamaları kabul etmeyecek ve uluslararası müzakerelerde bu konuda sert tutum gösterecek.
Likely · Within weeks
ABD ve İsrail, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz présini artırarak İran'a ekonomik ve askeri baskıyı güçlendirebilir.
Possible · Within months

President Recep Tayyip Erdoğan commemorated the flood disaster in Nepal at the UN Climate Summit and expressed pain and stated that COP 31, which will be held in Antalya on 9-20 November 2026, will be an event that will ensure the implementation of climate decisions.
Lebanese President Joseph Aoun received Edward Ahlgren, the Middle East and North Africa advisor to the British Ministry of Defence, and warned that the failure to establish an alternative international force would create a security vacuum in the region as UNIFIL's mandate expires at the end of the year. Aoun also stated that Israel did not implement the framework agreement reached during the negotiations in Washington, violated the ceasefire, and did not fulfill the settlement of disputed points on the Blue Line and the return of prisoners.
Representatives of 27 EU member states and 51 countries, including the UK, Israel, Australia, South Korea and Japan, made a joint statement in New York before the Ukraine meeting at the United Nations Security Council. In the statement, it was stated that Russia's attacks against civilians and civilian infrastructure throughout Ukraine have escalated, there is concern especially about the attacks in the Black Sea, and that Russia is trying to disrupt Ukraine's grain exports, endangering global food security. It was also stated that freedom of navigation in the Black Sea should be guaranteed and commercial ships and critical infrastructure should be protected. While it was reminded that Ukraine had accepted a 'full, immediate and unconditional' ceasefire since March 2025, Russia was called upon to take the same step and meaningfully participate in negotiations for a comprehensive, fair and lasting peace in accordance with international law.
The Israeli army targeted the towns of Tebnin, Kantara, Merceyun Plain, East Zavtar and Berachit in Bint Jubeil district in southern Lebanon with air and artillery attacks. It was reported that phosphorus ammunition was used and fires broke out during the attacks. While it was stated that at least 4 thousand 386 people lost their lives in Israeli attacks since March 2, a framework agreement was signed between Lebanon and Israel on June 26.
The Israeli army targeted areas such as Tebnin, Kantara, Merceyun Plain, East Zavtar and the town of Berashit in Bint Jubeil district in southern Lebanon with air and artillery attacks. It was reported that phosphorus ammunition was used and fires broke out during the attacks. The Israeli operation, which started with intense air strikes on March 2, left Lebanon with more than 1 million displaced people and at least 4,386 dead. As a result of the negotiations held in Washington on June 26, a framework agreement was signed between Lebanon and Israel.
The Palestinian Prisoners and Released Delegation announced that 36-year-old Beraa, who has been detained since August 27, was in the pregnant women's ward at Damon Prison, where basic needs were not met, showers and clothes were not provided, nutrition was inadequate and medical care was lacking. The delegation stated that they were concerned about the health of Beraa and her baby.